Bu Kategoridesiniz : / 19 Şubat 2018 Pazartesi 09:51

GÜMÜŞHANE

YAZIYI OYLA
[Total: 7 Average: 4.1]

Coğrafi Konum
6.575 kilometrekare yüzölçümüne sahip Gümüşhane ili Karadeniz Bölgesi’nin Doğu Karadeniz Bölümü’nün iç kesiminde 38° 45’ – 40° 12’ doğu boylamları ile 39° 45’ – 40° 50’ kuzey enlemleri arasında yer almaktadır. İl Doğusunda Bayburt, Batısında Giresun, Kuzeyinde Trabzon ve Güneyinde Erzincan ile komşudur. İlin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 1210 metredir.

İlimiz 657.500 hektarlık yüzölçümü ile Türkiye’nin yüzölçümünün yaklaşık % 0,84’nü oluşturmaktadır. Gümüşhane ili yeryüzü şekilleri bakımından iki farklı özellik göstermektedir: Birincisi yüksek bir plato olan Şiran, Kelkit ve Köse ilçelerini kapsayan güney kesimidir. İkincisi dar ve derin vadilerle birbirinde ayrılmış yüksek dağların bulunduğu Merkez, Torul ve Kürtün ilçelerini kapsayan kuzey kesimidir. Gümüşhane’nin ünlü yayları da kuzey kesiminde bulunur. Genel itibariyle dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahip olan Gümüşhane İli arazisinin %60’ını dağlar,%29’unu platolar ve %11’ini ovalar teşkil etmektedir. İlin en yüksek noktası 3.331 metre ile Abdal Musa Tepesidir.

İlin önemli akarsularından biri Gümüşhane’nin içinden geçerek Karadeniz’e dökülen 142 km uzunluğundaki Harşit Çayıdır. Kelkit Vadisi boyunca uzanan 320 km uzunluğundaki Kelkit Çayı ilin diğer önemli akarsuyudur.

Tarihçe

Tanzimat’tan önce, Erzurum Eyaleti Müşirliği’nin kapsadığı sancak ve kazaların hududunu çizmekte güçlük çekilir. Bu hususta elde ettiğimiz en eski kaynak olan Katip Çelebi’nin Cihannüma’sında Eyalet-i Erzurum kısmında  Erzurum’un kazası olan Gümüşhane yer almaktadır. Kazalar arasında daha sonra Gümüşhane’nin nahiyeleri olacak olan Kovans (Bugünkü Kale bucağı) ve Yağmurdere, Erzurum’a bağlı kazalar olarak gösterilmiştir.

 

Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde Gümüşhane’yi Trabzon Eyaleti sınırları içerisinde göstermiştir.19. asır başlarında Osmanlı İmparatorluğunun eyalet ve sancak taksimatında görülen karışıklık, Erzurum’da daha bariz göze   çarpmaktadır.Erzurum Eyaleti’nin idari taksimatını gösteren en önemli kaynak T.T.K. Kütüphanesinde bulunan iki yazma defterle İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nde bulunan diğer bir yazma defterdir. Bu defterler birbirini tutmamaktadır. Birinde kaydedilen bir yer diğerinde kaydedilmemiştir. Birinde kaza olarak gösterilen diğerinde sancak olarak gösterilmektedir.Bunlardan üniversite kütüphanesinde bulunan ve hangi tarihte yazıldığı belli olmayan yazma eserde ve T.T.K. Kütüphanesindeki, tarihi belli olmamakla beraber 1830 dan sonra yazıldığı tahmin edilen eserde Gümüşhane, Erzurum’un kazası olarak gösterilmektedir.Yazılış tarihinin Tanzimat’tan sonra olduğu anlaşılan differ bir yazma eserde ise Gümüşhane yine Erzurum’un kazası olarak gösterilmektedir.Tanzimat’ın ilk yıllarında Osmanlı İmparatorluğunun batıdan ilham alarak idari yapıda, yapmış olduğu değişikliğe binaen Gümüşhane Erzurum’dan ayrılarak Trabzon Eyaleti’nin bir livası olmuştur.

 

XIX. asrın ilk yıllarında yazıldığı anlaşılan Osmanlı Devleti’nin idari taksimatına dair bir defterde Trabzon Eyaleti’nin kazaları, şu şekilde gösterilmiştir: Trabzon, Keşap (Gümüşhane’ye tabi), Tirebolu, Maşuka (Maşka Gümüşhane’ye tabi), Arhavi, Sohum, Sürmene-Giresun (Gümüşhane’ye tabi), Rize, Yavebolu (Cörele), Unye. Soğucak, Of, Kürtün, Çavri, Gümüşhane (Vali karışmaz Torul nahiyesidir), Faş, Batum.1847 yılında Erzurum Valiliğine getirilen Hamdi Paşa, vazifeye başladığı sırada Erzurum’da Tanzimat’la tatbikinden doğan karışıklıklar henüz yaşanmamıştı. 1847 yılında yapılan idari taksimat 1849 yılına kadar devam etti. 1849 yılında Trabzon Eyaleti’ne bağlı bulunan Gümüşhane ve Ordu sancakları Erzurum’a ilhak edilerek sancak sayısı tekrar altıya çıkarıldı. 1847 taksimatında Erzurum Eyaleti sancakları dörde indirilmiştir.

 

Gümüşhane ile Ordu sancakları Kırım Harpleri sırasında tekrar Erzurum Eyaletine bağlandı ise de bir yıl sonra yapılan bir değişiklik ile yine Trabzon’a ilhak edildi. 1855 yılında yapılan bu değişiklik sırasında Van, müstakil bir eyalet haline getirildi. Ordu, Gümüşhane ve Karahisar-ı şarkı Trabzon’a bağlandı.1869 yılında vilayet sisteminde yapılan değişiklikler sonunda Erzincan Sancağı’na bağlı Şiran ve Kelkit kazaları Gümüşhane’ye bağlamıştır. 1870 Trabzon Salnamesinde Trabzon’un kazaları arasında Gümüşhane’yi de görmekteyiz.

 

II.Abdülhamit devrinde Gümüşhane yine Trabzon Vilayeti’ne bağlıdır. Bu devrin sonu olan 1908 yılında Batum, 1878’de Rusya’ya terk edildiğinden Trabzon Vilayeti Trabzon ve Gümüşhane olarak kalmıştır.

 

Gümüşhane, 1. Cihan Harbi sırasında (19 Temmuz 1916) Rus kuvvetleri tarafından işgal edilmiş ve 15 5ubat 1918’de tamamı ile harap bir halde geri alınmıştır.

 

Cumhuriyetten sonra Gümüşhane il olmuş ve Bayburt, Kelkit, Şiran, Torul ilçeleri Gümüşhane’ye bağlanmıştır.

 

1989 yılında il statüsüne kavuşan Bayburt, Gümüşhane’den ayrılmıştır. 1990 yılında 3644 Sayılı Yasa ile Köse ve Kürtün bucakları da ilçe statüsüne kavuşturulmuştur. Böylece Gümüşhane’nin ilçe sayısı, merkez ilçe dahil altıya ulaşmıştır.

 

Gümüşhane ili, Doğu Karadeniz’in iç illerinden biridir. Doğusunda Bayburt, batısında Giresun, kuzeyinde Trabzon. güneyinde Erzincan illeriyle komşudur.

Nüfus

Ülkemizde ilk nüfus sayımının yapıldığı 1927 yılında 121 bin 797 kişi olan ilimiz nüfusu 2016 yılı Adrese Dayalı Nüfus sayımına kadar geçen 89 yıllık sürede yaklaşık olarak      % 41,2 84.470’i  (%49,1) kadındır. Nüfusun 121.533’ü  (%70,6) İl/ilçe merkezlerinde, 50.501’i (%29.4) kırsalda yaşamaktadır.

2016 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre Gümüşhane 81 il içinde toplam nüfus itibariyle 76. sırada yer almaktadır. İlin nüfus yoğunluğu ise km² başına 27 kişidir. İlimiz 2016 yılı Aralık ayı itibariyle binde 127,4 yıllık nüfus artış hızıyla Türkiye sıralamasında ikinci sıradadır.

 

GÜMÜŞHANE İL GENELİ NÜFUS DURUMU

 

İLÇE VE BELDE BELEDİYELERİ NÜFUS DURUMU

Mahalli İdareler

Eğitim

 

Eğitim hizmeti olarak, 1923 yılında 12 ilkokul, 14 öğretmen ve 248 öğrencinin mevcut olduğu Gümüşhane’de, Milli Eğitimle ilgili gelişmeler de Cumhuriyetin ilanıyla başlamıştır. Günümüzde okulöncesinden üniversiteye kadar her derecede eğitim hizmeti verilmektedir.
İlimizde yükseköğretim öğrencilerimizle beraber toplam 38.552 öğrencimiz bulunmaktadır. Gümüşhane’de okur-yazar oranı % 92,38’dir. Öğrenci sayısı ilimiz nüfusunun %23,76’sını oluşturmakta olup; Üniversitemizin de yeni kurulmuş olması dolayısıyla bu sayı her geçen gün artmaktadır.
İlimizde Kadınların okur-yazarlık oranı %89,05’dir.
Yüksek Öğretim
22.05.2008 tarih ve 5765 sayılı Kanun’la kurulan Gümüşhane Üniversitesi; İletişim Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Fen Bilimleri Enstitüsü, Turizm Fakültesi, İlahiyat Fakültesi, Edebiyat Fakültesi, Sağlık Yüksekokulu (8 Nisan 2016 tari-hinde Sağlık Bilimleri Fakültesine dönüştürülmüştür.), Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Kürtün Meslek Yüksekokulu, Torul Meslek Yüksekokulu, İrfan Can Köse Meslek Yüksekokulu ile Karadeniz Teknik Üniversitesine bağlı iken adı ve bağlantısı değiştirilerek oluşturulan ve Rektörlüğe bağlanan Gümüşhane Mühendislik Fakültesi (26 Nisan 2013 tarihinde Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesine dönüştürülmüştür.), Gümüşhane Meslek Yüksekokulu, Şiran Mustafa Beyaz Meslek Yüksekokulu, Erzincan Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı iken adı ve bağlantısı değiştirilerek oluşturulan ve Rektörlüğe bağlanan Kelkit Aydın Doğan Meslek Yüksekokulu ve Kelkit Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulundan oluşmaktadır.

 

Sağlık

İl genelinde Sağlık Müdürlüğüne bağlı 13 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu, Hastaneler Birliği Genel Sekreterliğine bağlı olarak Merkez, Kelkit, Şiran Devlet Hastaneleri, Şehit Ebe Kevser Ceylan Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, 02 Kasım 2011 tarihi itibari ile kurulan Halk Sağlığı Müdürlüğü bünyesinde ise 3 Entegre İlçe Hastanesi, 6 Toplum Sağlığı Merkezi, 20 Aile Sağlığı Merkezi, 49 Aile Hekimi Birimi, 21 Sağlık Evi, 1 Verem Savaş Dispanseri, 1 Halk Sağlığı Laboratuarı, 1 AÇS/AP Merkezi bulunmaktadır.

İl geneli hastane yatak sayısı 341’dir. 64 Uzman Hekim, 62 Pratisyen Hekim, 39 Aile Hekimi, 39 Aile Sağlığı Elemanı, 33 Diş Hekimi, 265 Hemşire, 71 Ebe, 361 Diğer Sağlık Personeli, 145 Genel İdare, 29 Teknik Hizmetler, 91 Yardımcı Hizmetler, 11 İşçi ve 2 Dini Hiz-metler  ve 3 Avukat olmak üzere toplam 1.215 personel bulunmaktadır.

Ulaşım
İlimizde toplam 496 km (305 km Devlet + 191 km İl ) yol ağı bulunmaktadır. Devlet ve İl yollarının 450 km.si asfalt (%91), 10 km.si stabilize (%2), 24 km.si toprak (%6) ve 12 km. geçit vermez (%1) yoldur. İl sınırları içinde 94 km. bölünmüş yol ağıyla trafiğe açıktır. İlimizde 8.580 m. uzunluğunda 16 adet tünel mevcuttur.İlimiz yol standardının yükseltilmesi açısından toprak zeminli ve ham yol oranının azaltılması amacıyla ulaştırma sektörüne gereken önem verilmeli ve yeterli ödenek tahsis edilmelidir.

Turizm Genel Bilgiler

Doğu Karadeniz Bölgesi’nin iç kesiminde, denize 100 km mesafede yer alan Gümüşhane, doğusunda Bayburt, batısında Giresun, kuzeyinde Trabzon, güneyinde Erzincan illeri ile çevrilidir, il merkezi denizden 1.153 m yükseklikte olup, Harşit Çayı’nın iki yakasında, vadi boyunca uzanan bir yerleşimdir. İlin toplam yüzölçümü 6.575 km2’dir. Merkez ilçesiyle birlikte 6 ilçesi mevcuttur. Bağlı 323 yerleşim birimi bulunmaktadır.
Gümüşhane, gümüş ve altın madenlerinin zenginliğinden ve tarihi ipek yolu üzerindeki konumundan dolayı tarih boyunca önemini kaybetmemiş bir yerleşim yeridir. Gümüşhane adı, Türkçe ‘gümüş’ ve Farsça ‘hane’ kelimelerinden oluşmaktadır. Zengin altın ve gümüş madenlerinden dolayı Gümüşhane adını almıştır. Kentin Romalılar dönemindeki adı ‘gümüş yeri’ anlamına gelen “Arjiopolis” idi. Evliya Çelebi ise kenti “Gümüşşehri” olarak anmaktadır.
Bölgede Asurlular, Urartular, Medler, Pers Krallığı, Makedonlar, Pontus Krallığı, Roma İmparatorluğu, Emeviler, Selçuklular ve Osmanlı İmparatorluğu hüküm sürmüştür.
Gümüşhane, Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon-Pontus Rum Devleti’nin varlığına son verdiği 1461 yılında Türklerin hâkimiyetine geçmiştir. Türkler yöreye yerleştikten sonra kimlik arayışına girmeden yerleşik düzene geçilmiş, mevcut olan gümüş madenleri işletmeye açılmıştır. Türkler, Ermeniler ve Rumlar, bu sevgi, hoşgörü ve barış şehrinde yüzyıllarca birlikte yaşamıştır.
Eski Gümüşhane’de bulunan darphanelerde imparatorluk hâzinesinin 1/6’sını temin eden gümüş ve altın sikkeler basılmıştır. Hatta kentin kendi adına sikke basma yetkisi alması bir başka ayrıcalığıdır. 1894 yılında madencilere tanınan imtiyazların kaldırılması, altın ve gümüşün daha derinlerdeki cevherlerine teknik imkânların yetersizliğinden ulaşılamaması gibi nedenlerden dolayı maden ocakları kapanmıştır. Zaman içerisinde yerleşim eski canlılığını yitirmiş, kent 1920’lerden sonra bugünkü yerleşim alanına taşınmıştır.

Tarihi süreç içerisinde bu topraklarda bizden önce yaşayan medeniyetler, antik kentleri, sit alanlarını, tarihi mekânları, köprüleri, hanları, hamamları, camileri, kiliseleri ve manastırları günümüze miras olarak bırakmıştır. Bugün itibariyle il ölçeğinde 391 adet tescilli taşınmaz kültür varlığı bulunmaktadır.


Satala (Sadak) Antik Kenti, Kelkit Sadak Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe merkezine 28 km, il merkezine 99 km mesafede olan kente, Erzincan güzergâhı üzerinden sola ayrılan kavşaktan sonra yaklaşık 10 km gidilerek ulaşılır.
Günümüzde Arkeolojik Sit Alanı olan kentin antik devirdeki adı ‘Satala’dır. Sadak (Satala), 15.Lejyon’un (Lego Apollinares) karargâh kurduğu bir mekândır. Yerleşim, Roma imparatorluğu’nun doğudaki en büyük ve en önemli karargâhıdır. Satala bir garnizon kenti olması sebebiyle, antik önemde Anadolu ve Kapadokya’dan Karadeniz’e geçen askerî yolların birleştiği stratejik bir konumda idi. Fırat Nehri’nin sularının korunması amacı ile kurulan Satala, aynı zamanda Roma Devleti’nin stratejik ileri karakolu olma görevini de yerine getirmiştir.

Satala (Sadak), tarihi süreç içerisinde Asur, Makedonya, Roma, Bizans hâkimiyetinde kalmıştır, imparator Jüstinyen ve Heraklios zamanında, bugün bile izleri görülebilen büyük eserler inşa edildi. 15. yüzyılda kente su getirmek için 47 gözlü su kemeri inşa edilmiş ise de, 1866’da Toylar tarafından sadece yedi gözün kaldığı tespit edilmiştir. Günümüzde ise bu kemerin yalnızca iki gözünün ayakta kaldığı görülmektedir.


Krom Şehri, Gümüşhane şehir merkezinin 36 km kadar kuzeyinde, merkez ilçenin Yağlıdere Köyü sınırları içerisinde bulunmaktadır. Yerleşim 2010 yılında “Arkeolojik Sit Alanı” olarak tescil ve ilan edilmiştir.

Krom Vadisi’nin maden kaynakları bakımından da zengin olması nedeniyle, yüzyıllar önce binlerce kişiye ev sahipliği yaptığı rivayet edilir. Bölgede tescillenmiş 15 adet kilise ve şapel bulunmaktadır. Bu ibadethanelerin dışında, bir kemer köprü ve Nanak Köyü’nde surlarının bir kısmı hala ayakta olan bir kale bulunmaktadır. Vadide bulunan, Rumlardan kalma taş evler hala orijinalliğini korumaktadır. Nanak Köyü ve Bulut Mahallesi’ndeki taş evler ve tarihi değirmen görülmeye değerdir.


Merkez ilçe Dumanlı Köyü sınırları içerisinde bulunan Santa, il merkezine 72 km mesafededir. Ana tur güzergâhından merkez ilçe Arzular Beldesi istikametinde Yayladere Köyü yolu takip edilip Kosdan Dağı geçildikten sonra Taşköprü Yaylası’na, oradan da Santa’ya ulaşılır.

17. yüzyılda Rumlar tarafından kurulan yerleşim, dini, ticari ve kültürel açıdan önem taşımakla birlikte, Rum çeteleri tarafından sığınak olarak da kullanıldığı bilinmektedir. Günümüzde “Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı” olan Santa; “Binatlı, Terzili, Zurnacili, Piştovlu, İşhanlı, Çinganli, Çakallı” olmak üzere yedi mahalle ve üç yüzü aşkın evden oluşmaktadır. Kentin her mahallesinde tümüyle taştan inşa edilen tek katlı konutlar ve en az bir kilise, her sokakta da bir çeşme mevcuttur.


İmera Manastırı, merkez ilçe Olucak Köyü sınırları içerisinde olup, il merkezine 38 km mesafededir. Arkeolojik Sit Alanı olan yerleşime İkisu Köyü, Karaca Mağarası yol ayrımından Yağlıdere Köyü istikametinden ulaşılır.

Manastır, günümüze ulaşabilmiş en sağlam yapıtlardandır. Yapının yazıtında, 1350 tarihinde yapıldığı yazmaktadır. Manastır, köyün üst sırtındaki geniş bir alana yapılmıştır. Dikdörtgen planlı yapının, şapeli ve bazı yapıları günümüze sağlam bir şekilde ulaşmıştır. Çevresi duvarlarla çevrili olan manastır birçok kez onarım geçirmiştir. Manastırın yakın çevresinde rahiplerin kaldığı konut yapıları mevcuttur, imera Manastırı’nın, faaliyette olduğu dönemde önemli bir dini merkez olduğu bilinmektedir.


İl merkezine 8 km mesafede olan Canca Kalesi’ne, Vank köyünden ve Kale Deresi denilen vadiden gidilir. Evliya Çelebi, Seyahatname’ sinde bu kaleden bahsetmektedir. Trabzon, Türkler tarafından 1461 yılında fethedildiğinde Kralın kızının bu kaleye sığınarak intihar ettiği nakledilen rivayetler arasındadır.

Girişi batı yönünden olan kale, doğu-batı istikametinde arka arkaya üç bölümden teşekkül etmektedir. Çevresi 1.5 m kalınlığındaki burçlarla takviye edilmiştir.


Kale, merkez ilçe Esenyurt (Kov) Köyü sınırları içerisinde ve il merkezine 21 km mesafededir. Kaleye Gümüşhane – Erzincan Devlet Karayolu üzerindeki merkez ilçe Pirahmet Köyü’nden hareketle 7 km’lik bir yolla ulaşılır. Kov kalesinin 2007 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gümüşhane Valiliği’nin iş birliği ile restorasyonu yapılmıştır.
Kale ve civarı “Arkeolojik Sit Alanı”dır. Kov Kalesi, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin, halen ayakta duran en görkemli kalesidir. 1361 yılında III. Aleksios tarafından yapıldığı tahmin edilen kalenin, Selçuklu Dönemi’nde kullanıldığı bilinmektedir.
Kale, 130 metre yüksekliğinde bir ana kaya üzerine inşa edilmiş olup en yüksek noktasındaki rakım 1.760 m’dir. Kale, dikdörtgen planlı ve duvarları köşeli inşa edilmiş olup, yuvarlak ve düzgün burçlarla desteklidir. Dış kale ve iç kaleden oluşan yapıda, sarnıç ve mutfak gibi mekânlar da bulunmaktadır.

Atatürk Üniversitesi tarafından kale içi ve çevresinde yapılan yüzey araştırmalarında Ortaçağ ve yakın döneme ait keramik (seramik) parçaları bulunmuştur.


Kale, şehir merkezinin 20 km doğusunda, Gümüşhane-Bayburt anayolunun sağında yer almaktadır. Kalenin iki yolu vardır. Batı yönündeki yol daha kolaydır. Fakat giriş doğudandır. Kale, 2008 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gümüşhane Valiliğince ortaklaşa restore edilmiştir.

Çok sarp bir kayalık üzerine inşa edilen kale, 1560 metre yükseklikte, ana kaya üzerindedir.78×27 metre ebatlarındaki kalenin duvarlarının yükseklikleri 5-15 metre arasındadır. Kalenin kuzey ve güney kesimlerinde su sarnıcı ve depolar yer almaktadır.


Gümüşhane’nin özgün mimarisinin en ilgi çekici unsurlarından biri eski konaklarıdır. Eski konaklar (sivil mimari örnekleri), milli kültürümüzde önemli bir yeri olan sanat ve kültür değerlerimizdendir. Türk konut mimarisinin bir parçası olan Gümüşhane Konakları’nın sanatsal yapısında, doğa şartlarının olduğu kadar inanç, örf, adet, gelenek, kültür gibi sosyal yaşamın da etkileri görülmektedir.

Gümüşhane Konakları; geniş bahçe içerisinde, iki ve üç katlı olarak, sokağa ve manzaraya karşı inşa edilmiştir. Yapı malzemesi olarak mahalli taş, kerpiç ve ahşap malzemeler kullanılmıştır.


Sarıçiçek Köy Odaları, il merkezine 38 km mesafede, merkez ilçe Sarıçiçek Köyü’ndedir. Köye, Gümüşhane – Bayburt ana tur güzergâhının 12. km’sinden sola ayrılan Arzular Beldesi istikametinde Kabaköy-Süngübayır- Ardıç – Akhisar köyleri üzerinden ulaşılır. Yol bütün tur otobüslerinin gidebileceği durumdadır.

Odalar, köy sakinlerinden Hacı Ömer Ağa tarafından 1870’li yıllarda yaptırılmıştır. Odalar, Türk mimarisinin erken örneklerindendir. Sarıçiçek Köy Evleri’nde, Türk geleneği ile yerleşik geleneğin yanı sıra mahalli hususiyetlerin lirik örnekleri de işlemelere yansımıştır. İşlemelerde zengin motiflerin görüldüğü süslemeler dikkat çekicidir. Süslemelerin uyumu, kullanılan renklerin canlılığını ortaya koymaktadır. Yapı içerisinde ahşap işlemeler ve dekorlar bir birine çivisiz bir teknikle monte edilmiştir.


Şehir merkezine 17 km mesafede bulunan Karaca Mağarası’na, Gümüşhane-Trabzon istikametinde 10. km’den kuzey yöne hareketle 7 km gidildikten sonra ulaşılır. Mağaraya her türlü aracın rahatça gidebileceği karayolu mevcuttur.
Denizden 1550 m yükseklikteki bu yeraltı sarayının giriş noktası ile en uç nokta arası 105 metredir. Tavan yüksekliği 18 m, toplam iç alanı ise 1.500 m2’dir. Mağaranın doğal klima özelliğindeki havası, ziyaretçilerine, özellikle astımlı ziyaretçilerine rahat bir atmosfer sunarak mağara turizminin yanında sağlık turizmi yönünden de önemli hizmetler sunmaktadır.

Doğanın yeraltı sarayı Karaca Mağarası, eşine rastlanılmayacak bir resim sergisiyle, doğal mimarisiyle ziyaretçilerine huzur ve mutluluk vererek, seyir defterlerine unutamayacakları bir sayfa açacaktır.


Örümcek Ormanları, Kürtün İlçesi sınırları içerisinde yer almakta olup, il merkezine 60 km mesafededir. Ağaçların bulunduğu bölgeye karayolu ile gidilebilmektedir. Örümcek Ormanları’nda Avrupa’nın en yüksek köknarları (61,5 m) ve Türkiye’nin en uzun ladinleri (57,6 m ) yer almaktadır. Sık bitki örtüsü nedeniyle Örümcek Ormanları ismini alan bölge şelaleleri, temiz havası ve eşsiz peyzajıyla Gümüşhane’de görülmesi gereken yerlerden biridir.


Gümüşhane’nin Şiran ilçesine bağlı Seydibaba Köyü sınırları içerisinde bulunan Tomara Şelalesi, il merkezine 130 km, Şiran ilçesine 14 km mesafede bulunmaktadır.

Dağın göğsünde, kırk ayrı yerden çıkan su kaynağı, “Tomara Şelalesini emsallerinden farklı ve eşsiz kılmaktadır. Şelale, 25 metre yükseklikten, süt beyazı ve köpük şeklinde su yatağına dökülmektedir. Şelale ve çevresinin zengin flora ile oluşturduğu uyumlu peyzaj görülmeye değer güzellikler arasındadır.


İlimiz Kürtün ilçesi Süme köyü sınırları içerisinde olan ” Kadırga Yaylası “, Merkez ilçeye 65 km mesafededir. Yaylaya il merkezinden hareketle, “Zigana Turizm Merkezi’nden” 15 km’lik bir yolla ulaşılır. Yaylada elektrik, telefon hizmetlerinin yanında otel, lokanta, kır kahvesi, bakkal, manav gibi yeme-içme ve konaklama tesisleri, açık hava camii bulunmaktadır.

Kadırga Yaylası, civarında bulunan yaylaların odak merkezi konumundadır. Yayla şenlikleri, her yıl Temmuz ayının 3. haftası “Otçular” haftası denilen özel haftayla açılır. Yayla şenliklerine bölgesel, ulusal ve zaman zaman da uluslararası katılımın olduğu gözlenir. Şenlikler bir bayram havasında geçmektedir. Çeşitli kültürlerin harman olduğu Kadırga Yaylası, geniş horon halkalarıyla kemençenin ve davul – zurnanın buluşma mekânıdır.


Zigana Turizm Merkezi, Torul ilçe sınırları içerisinde olup, Gümüşhane il merkezine 45 km mesafede bulunmaktadır. Merkezde, bir adet, saatte 1000 kişi taşıma kapasiteli, 800 metre uzunluğunda teleski hattı ve buna ilave olarak iki adet, saatte 400 kişi taşıma kapasiteli 200 metre boyunda Baby lift bulunmaktadır.

Bugün itibariyle Zigana Turizm Merkezi, kış ve kayak turizminde Karadeniz Bölgesi’ne hizmet veren tek merkezdir. Kış mevsiminin uzun geçtiği Gümüşhane’de, kayak sporu daha önceleri boş zamanı değerlendirme ve eğlence uğraşı iken, 1940’lı yıllarda milli takımlar seviyesinde sporcuların ortaya çıkmasıyla ilimizde öncelikli bir spor haline gelmiştir.


Limni Gölü, Torul ilçesine bağlı Zigana Köyü’ndedir. Gümüşhane il merkezine 45 km, Zigana Turizm Merkezi’ne 5 km mesafede olan göl, Orman Bakanlığı tarafından 2004 yılında -A- tipi mesire yeri statüsüne alınmıştır. Saha, piknik ve kamp amaçlı kullanım için uygundur.

Sosyal ve öncül tesisler olarak (giriş kontrol kulübesi, otopark, büfe, bulaşık yıkama yeri, wc, kamelya, piknik ocağı, su deposu, su isale hattı) muhtelif sosyal donatılar mevcuttur. Sahada hâkim ağaç türü olarak sarıçam ve ladin bulunmaktadır. Alanda, yılın belirli mevsimlerinde, ayı, tilki, ceylan ve karaca gibi yaban hayvanlarına rastlamak mümkündür.


İl merkezine 80 km mesafede bulunan Artabel Gölleri Tabiat Parkı, iki ayrı jeolojik zaman diliminde hüküm süren volkanik aktiviteye bağlı formasyonlarla kaplıdır. İlk aktivitede, Artabel Deresi kaynağının hemen kuzeyinde ve ilk şelalenin kuzeydoğusunda bulunan Karanlık Göl yer almaktadır. Diğer göller ise Karagöl Dağı’nın doğu yamacındaki 5 göl, Artabelinbaşı Tepesi’nin kuzeydoğu eteğindeki Karanlık göl, Sofranınbaşı Tepesi’nin batısındaki Beşgöller adıyla anılan 4 göl, Gavurdağı’nın doğu zirvesi yamacında Karagöller adıyla anılan 3 göldür.
Eosen dönemde ise sahanın kuzeyinde Abdal Musa Tepesinin kuzeybatısında 1 göl, Mezar Yayla’nın güneydoğusunda adsız 1 göl ve kuzeydoğusunda 2 göl olmak üzere sahada toplam 18 adet krater gölü bulunmaktadır.

Artabel Gölleri ve çevresi gerek jeolojik ve jeomorfolojik gerekse flora ve fauna yönünden oldukça zengin özelliğine sahip olmasının yanında peyzaj değerleri bakımından da yüksek bir değere sahiptir.


Yerleşim, bugünkü il merkezinin mahallesi konumundadır. “Kentsel ve Doğal Sit Alanı” olan yerleşim, aynı zamanda “Turizm Merkezi”dir. Yerleşime, Daltaban Mahallesi’nden güneybatı yönünde devam eden 4 km’lik yolla ulaşılır.

İskender hâkimlerinin ilk defa gümüş madenlerini bulmaları üzerine yerleşimin kurularak geliştirildiği söylense de, 13. yüzyıla kadar buradaki yerleşmeler hakkında kesin bir bilgi yoktur. Trabzon’un Fatih Sultan Mehmet tarafından 1461 yılında fethedilmesiyle birlikte Osmanlı topraklarına katılan Gümüşhane’de bulunan gümüş madenleri işletmeye açılmıştır. Osmanlı devlet hâzinesinin 1/6’sını temin eden gümüş sikkeler, Eski Gümüşhane’de bulunan darphanelerde basılmaktadır. Türklerin, Ermenilerin ve Rumların birlikte yaşadıkları ve çalıştıkları; sevgi, hoşgörü ve barış yerleşimi olması kentin en önemli özelliğidir. Yerleşimde bulunan tarihî cami, kilise, han, hamam, köprü, dükkân gibi birçok kültürel değer, zamana meydan okurcasına geçmişten günümüze kadar gelmiştir.


Çakırgöl Turizm Merkezi, Gümüşhane’ye 35 km mesafede olup, 2500 m rakıma sahiptir. Çakırgöl Turizm Merkezi’ne, Karaca Mağarası-Krom Vadisi-Cami Boğazı yol istikametinden ilerleyerek ulaşmak mümkündür. 2005 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan çalışmalar sonucunda 874 hektar alan “Gümüşhane Çakırgöl Kış Sporları Turizm Merkezi” olarak ilan edilmiştir. Turizm merkezinde 7 mekanik tesis ve 11 kayak pistinin yapılması planlamaktadır.


Kürtün’ün Özkürtün Beldesi sınırları içerisinde bulunan Erikbeli Yaylası, Süme Deresi Vadisi’nin bitiminde ve 1800 rakımında bulunmaktadır. Yaya olarak ulaşımın sağlandığı dönemlerde, insanların konaklama yeri olarak kullandıkları bir yerleşim birimi olan Erikbeli Yaylası’nın 1500’lü yıllardan beri var olduğu bilinmektedir. 1991 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığınca turizm merkezi ilan edilmiştir.


Kürtün ilçesi Söğüteli Köyü sınırları içerisinde bulunan “Kazıkbeli Yaylası”, merkez ilçeye 100 km uzaklıktadır. İlçeden yaylaya olan yolun son 50 km’si stabilizedir. Yaylada, özel sektöre ait bakkal, manav, kır kahvesi, lokanta, otel, pansiyon, gibi tesisler mevcut olmakla birlikte elektrik ve telefon hizmetleri de verilmektedir. Yayla sahası içerisinde bulunan doğal çim alanları, çim kayağı, kamp ve karavan turizmi için oldukça elverişlidir.

Çim kayağı ve kar kayağı yapılabilecek kayak parkur alanlarının oluşturulmasına oldukça müsait çim alanları mevcuttur. Yayla, dağcılık ve kampçılık sporlarının yapılmasına oldukça müsaittir. Temmuz ayının ilk haftası Çarşamba günü başlayarak yaz süresince devam eden yayla şenlikleri ve yayla pazarı yöre için ekonomik açıdan katkı sağlayıcı niteliktedir.


Yağmurdere bucağı Dumanlı köyü sınırları içerisinde bulunan Taşköprü Yaylası, il merkezine yaklaşık 50 km mesafededir. Yaylaya Gümüşhane-Yağmurdere yol güzergâhından ulaşılmaktadır. 50 km’lik yolun yaklaşık 40 km’si asfalt, geriye kalan 10 km’lik yol stabilizedir.
Özel sektöre ait oteller ve bungalov tipi evlerden oluşan konaklama tesislerinin mevcut olduğu yayla, günübirlik turizme açık ve yeme içme tesisleri yönünden oldukça müsait durumdadır. Yaylada alabalık tesisleri, marketler, kasaplar, kıraathaneler, fırınlar, lokantalar, manavlar, çay bahçeleri, PTT şubesi, cami, otopark, akaryakıt istasyonu, futbol sahası, oto tamirhanesi gibi tesisler bulunmaktadır.
Yayla sınırları içerisinde çim ve kar kayağına yönelik parkur alanı olarak değerlendirilebilecek yerler mevcuttur. Yayla ve çevresinin sahip olduğu doğal güzellikler, tarihî kalıntılar, zengin flora ve faunası foto safari, video safari ve botanik turizmi için oldukça yüksek değerlere sahiptir.

Mağaralar

 
KARACA MAĞARASI
Karaca Mağarası Gümüşhane’nin 17 km. kuzeybatısında ,Torul İlçesine bağlı Cebeli Köyünün Karaca Mahallesi yakınlarındaki Kırantaş Mevkiinde denizden 1550m.yükseklikte yer almaktadır. Mağaraya Gümüşhane Torul Karayolunun 12.km.sinden sola dönerek Krom deresi , Cehennem Vadisi Kanyonu, İmara Manastırı yolu istikametinde 5 km ilerledikten sonra ulaşılır.
1-Şekli: Mağaranın toplam alanı 1500 m2 uzunluğu ise (giriş kısmı ile en uc nokta arasında)105 m. dir. Yatay yönde gelişme göstermiş ve yaklaşık elipse benzeyen dört ayrı salonun birbirine birleşmesinden meydana gelmiştir. Bu salonlardan ikisi , çatlak kısımlardan sızan suların oluşturduğu damlataşları ile ikiye bölünmüş ve böylece salon sayısı altıya çıkmıştır.
2-Oluşum: Damlataşı oluşumları bakımından hem çok zengin hem de damlataşı oluşumları çeşitli renk ve şekilleri arz eder. Mağara içerisindeki damlataşı şekillerini şöyle sıralamak mümkündür: Sarkıtlar,dikitler,sütunlar,bayrak şekilleri, org desenli duvarlar,mağara çiçekleri,mağara incileri, traverten havuzları ve traverten basamakları. Mağara damlataşı şekillerinin en güzel ve en görkemli  örneklerine sahiptir.

AKÇAKALE MAĞARASI
Gümüşhane’nin doğusunda ve şehir merkezine yaklaşık 10 km. mesafede bulunan Akçakale Mağarası,merkeze bağlı Akçakale Köyünün Arsa mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Gümüşhane – Bayburt karayolunun 4. km’ sinden Kuzeye dönülerek 6 km’ lik bir yol ile mağaraya ulaşılır. Mağara Mart 1996’da Mustafa Levent tarafından bulunmuştur. Mağarada bu güne kadar yapılan bilimsel araştırmalar ve proje çalışmaları K.T.Ü. Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prf. Dr. Remzi DİLEK ve ekibince yürütülmektedir.
1-Şekli : Yaklaşık  18.500 m2’lik iç alana sahip olan mağara kalın katmanlı ve bol çatlaklı üst kratese kalkerlerinin yer altı suları tarafından  aşındırılması ile  meydana gelmiştir. Mağaranın ağzı deniz seviyesinden 1585 m. yüksekte yer almakta  ve içeriye doğru derinleşerek uç kısımdan 1490 metreye kadar  alçalmaktadır. Mağaranın uzunluğu 290 m.dir. Tavan yüksekliği ise bazı kesimlerde  40 m.yi geçmektedir. Mağara havalandırma zonunda (vados zon) yer almakta  ve düzenli bir akarsu  bulunmamaktadır. Buna karşılık dört ayrı yerde küçük gölcükler oluşmuş bulunmaktadır.
2-Oluşum: Mağaranın havası serin (17-20 derece ), nem değeri ise  nispeten yüksektir (%68.74) . Mağara Gelişim dönemi itibarı ile olgunluk dönemine ulaşmıştır. Mağarada sarkıt,dikit, mağara incisi, mağara çiçeği, flama, duvar travertenler gibi  eşsiz güzellikte damlataşları  bazı kesimlerde önemli yoğunluklara ulaşmaktadır. Bu nedenle önemli bir turizm potansiyeline sahiptir. Mağaranın turizme kazandırılma çalışmaları hızla sürdürülmektedir.

ARILI MAĞARASI
Gümüşhane’nin batısında Arılı Köyünün sınırları içerisindir Köye 1km. uzaklıktadır. Mağaraya Torul’dan 30km  stabilize yolla ulaşılır.
1-Şekli:Dar bir girişi olan mağara ,geniş  odacıklardan oluşmaktadır. Giriş kısmından sonra çok sayıda salon ve odacıklar bulunmaktadır. Tavan yüksekliği 10m.’yi bulmakla birlikte yer yer alçak salonlar da mevcuttur.
2-Oluşum:Beyazdan lacivert’ e kadar çeşitli renk tonlarının hakim olduğu sarkıt ve dikitler ilginç bir görünüm arz eder. Geniş ve dar sütunların oluştuğu mağarada ,damlataşları oldukça güzel örneklerdendir.

İKİSU MAĞARASI
İkisu Mağarası Torul Gümüşhane Kara yolu üzerinde bulunan İkisu köyünün Bahçecik Mahallesi Üstündeki kayalık felez üzerindedir. Mağaraya Bahçecik Mahallesinden  bir saatlik bir yürüyüşle ulaşılabilir. Mağaranın ağzının 90 derecelik dik kaya yüzeyinde olması girişi zorlaştırmaktadır.
1-Şekli:Mağaraya giriş oldukça zordur . Girişteki geniş ve yüksek salonun tabanı küçükbaş hayvan gübresi ve en üstte kalın guana (yarasa gübresi) ile örtülüdür. Karaca Mağarasından daha büyük ve daha zengin oluşumlara sahip olduğu anlaşılmaktadır.
2-Oluşum:İkisu Mağarası Harşit Çayının Kuzeyindeki dağların zirvelerini oluşturan kireçtaşı kayaları içinde gelişmiştir. Bu kireçtaşları Malm-alt Kretase yaşındadır. Oldukça saf ve  yer yer dolomitize olmuştur. Giriş salonundan sonraki bölümler mağaranın sonuna kadar dikit sarkıt ve sütunlarla süslüdür. Duvarlar ve tabanın büyük bir bölümü damlataşlarla kaplıdır. Bazı bölümlerde ise su ile dolu  damlataş havuzları vardır.

ARDIÇLI MAĞARASI
Ardıçlı Mağarası Merkez Dörene Köyü yakınındaki Loncunos Harabelerinin biraz yukarısında  üç bacak tepenin  kayalık dik yamacındadır. Mağaraya Dörene Köyüne gittikten sonra bir saatlik  yol yürüyerek ulaşılır.
1-Şekli:Mağaranın geniş ve yüksek bir girişi vardır. Bu kısımda yakın tarihte insanların barındığını gösteren kazı izleri vardır. Mağara orta bölümlerde çok daralmakta ve yarık şeklini almaktadır. Son bölümde 15 m. lik dik bir inişle geniş bir salona ulaşılır.
2-Oluşum: Mağaranın genelinde damlataşı oluşumları azdır. Mağaranın son kısımlarında duvarlar tamamen damlataşları ile kaplıdır. Ayrıca son bölümdeki salon sarkıt ve dikitlerle süslüdür.

ÜÇBACALI MAĞARA
Üçbacalı Mağara  Gümüşhane Şiran karayolunun üzerinde bulunan Karamustafa Köyü kuzeyinde yükselen dağlık alanın tepesindedir. Burası, ortalama yüksekliği 2100 m. olan bir platodur.Mağara,platonun 600 m. kuzeydoğusundadır.
1- Şekli : Üçbacalı  Mağara yatay ve dar bir girişten sonra, tavan çökmesi sonucu gelişmiş geniş bir dikey   girişe daha sahiptir. Dikey giriş 10 m. çapında ve 4 m. derinliğindedir. Bu dikey girişten sonra mağaranın tabanı kaya bloklarla kaplıdır. Daha sonra 10 ve14 no lu ölçüm noktaları arasında geniş fakat çok basık bir salon yer alır. Bu salonun tabanı toprak ve yarasa gübresi ile kaplıdır. Daha sonra mağara dar bir kanyon şeklinde devam eder. Tavan yüksekliği 10-19 m. civarındadır.
2- Oluşum : Acık gri ve oldukça saf kireçtaşlarının mağara oluşumlarına büyük etkisi olmuştur. Mağaranın orta bölümü ve son bölümü damlalaş oluşumları bakımından oldukça zengindir.  Mağaranın sonunda 10 m .uzunluğunda ve 1 m. derinliğinde bulunan göl mağaranın su varlığını göstermektedir. Bu gölden yağışlı havalarda aşağıya akan sular bol miktarda damlataşı oluşumlarına  neden olmaktadır.

ALTINTAŞ MAĞARASI
İlimiz Köse ilçesi  Altıntaş ve Yenice Köyleri arasında mağara sırtı mevkiindedir. Bu iki köyü birbirine bağlayan araç yoldan 5 dakikalık bir yürüyüşle mağaraya ulaşılabilir.
1- Şekil : Toplam uzunluğu 295 metre olan mağaranın girişe göre en derin noktası 37 metredir. Yatay yönde gelişmiş mağaradır.
2-Oluşum : Mağara Malm-Alt Kretase yaşlı kireçtaşları içinde gelişmiştir.Bu kireçtaşları gri,bej renkli resifal karekterde massif görünümdedir.Çok kırıklı ve faylı olması nedeniyle yoğun bir şekilde karstlaşmıştır.Altındaş mağarasında bol miktarda sarkıt,dikit,sütun,çeşitli renk ve desende rengarenk damlataşı şekilleri çok motifli bir şekilde mağaranın içini süslemektedir.

DİĞER MAĞARALAR:
İlde bulunan diğer mağaralar  ise şunlardır: Kartalkaya Mağarası, ,K. Ardıçlı Mağarası,  Kaban başı Mağarası,Arsa Mağarası,Köprübaşı Mağarası, Ambela Mağarası,Taşbaşı Mağarası,Üstü açık Mağarası,Yaylım Mağarası, İnönü Mağarası,Geremezini Mağarası, Mamatlar Mağarası  , Cingora Mağarası, Küçük Cingora Mağarası, Karşı Mağara, Köroğlu Mağarası Kırkgöz Mağarası.

Çeşmeler

ALINYAYLA ( MACARA ) ÇEŞMESİ
 Yapı,Torul İlçesine 23 km mesafede Alınyayla (Macara) köyündedir.Sivri kemerli,tek lüleli,tek yalaklı kemer üç yivli geçişle süslenmiştir.

GÖĞÜS MAHALLESİ ÇEŞMESİ
Yapı Torul İlçesine 32 km mesafede Güzeloluk Köyünün Göğüs Mahallesindedir.Sivri kemerli,tek lüleli ve tek yalaklı olup, kitabesi bulunmamaktadır.

SOĞUKSU MAHALLESİ ÇEŞMESİ
Yapı Torul İlçesi Merkez Soğuksu Mahallesindedir. Kitabesinde 1260 yılında Gorgodosoğlu Osman Ağa tarafından yapıldığı yazılmaktadır. Sivri kemerli, üç lüleli orijinal bir yapıdır.

YAYIKÇILAR ÇEŞMESİ
Yapı, Torul İlçesine 23 km mesafedeki Gümüştuğ Köyü Yayıkçılar mahallesindedir. Çeşme iki kemerli olup,iç sivri kemerli,dış ise yontma taşla yapılı yuvarlak kemerlidir.Sonradan ilaveli kurunu vardır. İki lülelidir.

MERYEMANA MAHALLESİ KİLİSE ÇEŞMESİ
 Yapı,Kürtün İlçesi Yaylalı Köyü Meryamana Mahalle Kilisesi avlusundadır. Kilisenin güneyinde yeralan çeşmenin kemeri düzgün yontma taşla yapılmış olup, kitabesi,lülesi ve yalağı tahrip olmuştur.

AŞAĞI MAHALLESİ ÇEŞMESİ
Yapı, Kürtün İlçesi Yaylalı Köyü Aşağı mahallesindedir.Yuvarlak tek kemeri düzgün yontma taşla yapılmıştır. Tek lüleli ve tek yalaklıdır. Lüle etrafı iç kemerle tamamlanmıştır.Günümüze kadar sağlam vaziyette gelmiştir.

MANATLI MAHALLESİ ÇEŞMESİ
Yapı, Torul İlçesi Uğurtaş Köyü Manatlı Mahallesindedir. Su haznesi ve yalağı tahrip olan yuvarlak kemerli çeşmenin alınlık üzerinde kitabe yeri mevcuttur.

ALPULLU MAHALLESİ ÇEŞMESİ
Yapı, Uğurtaş Köyü Alpulu Mahallesindedir.Düzgün yontma taşla yapılan yuvarlak kemerin çevresi moloz taşlarla tamamlanmış, kitabesi bulunmamakta, su haznesi akmamaktadır.

ALPULLU MAHALLESİ ÇEŞMESİ 2
Yapı, Uğurtaş Köyü Alpulu mahallesindedir.Yuvarlak Kemerli olup, tek yalağı ve tek lülesi vardır. Kitabesi bulunmamaktadır.

İMERA ( OLUCAK ) MANASTIR ÇEŞMESİ 
Yapı, Merkez Olucak (İmera) Köyü Manastır Kilisesinin yanındadır.Çeşme kaynağından çıkan su fazla miktarda olup, içme suyu olarak kullanılması yanında Köyün sulama suyu ihtiyacınıda karşılamaktadır. Yapı iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Düzgün yontma taşlarla karşılıklı yapılmış iç bölüme geçişi sağlayan çift duvarlar mevcuttur.İkinci bölümde ise su kaynağını içine alan ve geniş sahanlığı olan mekanı vardır.

OSMAN AĞA ÇEŞMESİ
Torul Soğuksu Mahallesinde yer alan bu çeşme,üzerindeki kitabesinden anlaşılacağı üzerine 1264/1848 yılında Korkudaş-zade Osman Ağa tarafından yaptırılmıştır.Köfeki taşından inşa edilen çeşme,iki sütun üzerine yükselen sivri kemer ve beşik çatıdan oluşmaktadır.Çeşmenin sütunlarının alt kısımlarında birer dinlenme taşı vardır.Üç adet demir oluktan suyu bolca akan çeşmenin aynalığında sağlı,sollu iki niş ve ortasında ise kitabesi yer almaktadır.

IŞIK KÖYÜ ÇEŞMESİ
Torul’un Işık Köyünde yer alan bu çeşme hafif kemerli olup,yontma taştan yapılmıştır.Çeşmenin üzerinde 48×38 cm boyutlarında köfeki taşı üzerine sülüsle yazılı kitabesi vardır.Kitabedeki tarihe göre Çeşmenin 1171/1757 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır.

SADAK KÖYÜ ÇEŞMESİ
Yapı, Kelkit İlçesi Sadak Köyü  Tarihi Camisi yanındadır. 1830’lu yıllarda yapılmıştır. Düzgün yontma taşla yapılan eserin iki lülesi ve bir yalağı vardır.

GÖKÇELER KÖYÜ ÇEŞMESİ
Yapı, Şiran İlçesi Gökçeler köyündedir. Çeşme yan yana üç bölümden oluşmaktadır.Yapı daha önce Köyün başka bir bölümünden taşınmıştır. Yoğun Orijinal freskler taşımaktadır. Tarihi çeşmeler içerisinde mimari tarzıyla farklılık arz etmektedir.

AŞAĞI MAH. (HALİLLİ) ÇEŞMESİ
İlçeye 12 km.mesafede Büyükçit Köyü aşağı mahalle (Halilli) dedir.1.97 metre yüksekliğinde 0.60 metre kalınlığında sivri kemerli,tek lüleli çeşmenin kitabesi mevcuttur.Çeşmenin önünde bir orijinal yalağı bulunmaktadır.

ORTA MAH.ÇEŞMESİ
İlçeye 12 km.mesafede Büyükçit Köyü Orta mahallede  olan çeşme 2.40 metre yüksekliğinde 1.08 metre kalınlığında iki lüleli orijinal kitabesi tahrip olmuş çift sivri kemerli bir çeşmedir.

BELEN KÖYÜ ÇEŞMESİ
Yapı,İlçeye 11 km mesafede Belen Köyündedir.Çeşme köyün orta yerinde 5 metre boyunda,1 metre eninde kesme taşlardan yapılmış olup,halen suyu akmaktadır.Çeşmenin hangi tarihte yapıldığını gösteren her hangi bir kitabesi yoktur.

GÜMÜŞTUĞ KÖYÜ BAŞ (YUKARI) MAH.
Yapı,Torul İlçesine 23 km.mesafede Gümüştuğ köyü Baş (Yukarı) mahalle yerleşimindedir.Tek lüleli olup, iç kemeri sivri,dış kemeri yuvarlaktır. Kitabesi mevcut değildir.

KÖR ÇEŞME
Yapı,İlçe Merkezine 36 km.mesafede Söğüteli köyünün babullu Mahallesindedir.600 yıllık olduğu söylenen çeşme düzgün yontma taştan yapılmıştır.Taşları orjinaldir.Yaklaşık 2 metre yüksekliğinde ve 2 metre genişliğinde olan çeşmenin akan bir kornası vardır.

YUSUF AĞA ÇEŞMESİ
Yapı,İlçe Merkezine 36 km.mesafede olan Söğüteli Köyünün Kazıkbeli Yaylasındadır.Yaklaşık 600 yüzyıllık olduğu söylenen çeşmenin taşları orjinaldir.1.5 metre uzunluğunda ve 1 metre yüksekliğinde olan çeşme,düzgün kesme taşlar ile yapılmış,bir yalağı mevcuttur. Yapının üzerinde küçük bir kemer vardır.Çeşmeye bitişik olarak daha sonra bir yalaklı küçük bir çeşme daha ilave yapılmıştır.

BÜYÜKÇİT KÖYÜ GRUP  YOLU ÜZERİNDEKİ HAYRAT ÇEŞMESİ
İlçeye 12 km.mesafede Çit deresi Grup yolu üzerinde kitabesinde Aydın Ailesi tarafından hayrat olarak yapıldığı yazılmaktadır.Tek lüleli çeşme iki kare sütun üzerine revaklarla tek kemere geçilmiş olup,çevresi moloz taşlarla desteklenmiştir.

HIDIR-İLYAS ÇEŞMESİ
Yapı Eski Gümüşhane ( Süleymaniye Mahallesinde)’dir.Tek lülesi ve tek yalağı vardır. Düzgün yontma taşla yapıldığı görülen çeşme büyük oranda tahrip olmuştur.

ORTA MAH. ÇEŞMESİ
Yapı, Yaylalı Köyü Orta Mahallesindedir. Yontma taşla kemeri tamamlanmış tek musluklu ve tek yalaklıdır. Kitabesi mevcut değildir.

MİR AHMET RAŞİT ÇEŞMESİ
Yapı, Gümüşhane’nin merkez Güzeller Mahallesindedir.Kitabesinden anlaşılacağı üzere M.1202 yılında Mir Ahmet Raşit tarafından yaptırılmıştır.Köfeki taşından yüksek ve geniş bir kemerle inşa edilen çeşmenin üzerinde 45×37.5 cm boyutlarındaki köfeki taşı üzerine süslü yazılı kitabesi vardır.Ayrıca çeşmenin sağ ve sol üst köşelerinde yazılar vardır.Çeşmenin suyu akmaktadır.Hazne duvarlarının taşları yer,yer sökülmüştür.
Kitabenin anlamı:
1-Sevgili,saygı değer ve göz nuru olan (Mir Ahmed Raşid)bu Rüstem mahallesini ihya eyledi.
2-Hayırlar sahibi o kişi, yola çıkıp bu çeşmeyi yeniden yaparak konutlara su akıttı;aferin ona!
3-Kurnadan doğru bir tarih düştü;(bu) kaynak suyu Mir Ahmed Raşid’indir.

DAĞDİBİ ÇEŞMESİ
Yapı, Torul İlçesine bağlı Dağdibi Köyündedir.Kitabesinde 1298 tarihinde yapıldığı yazılmaktadır.Tek lüleli olup,sivri kemerli yapıdır. Sonradan koruma amacıyla çeşmeye ilave yapılmıştır.

KOMİSERİN ÇEŞMESİ
Yapı, Eski Gümüşhane (Süleymaniye Mahallesi) ne giderken yolun sol tarafındadır.Tek lülesi ve tek yalağı vardır.Alınlığı sivri kemerle tamamlanmıştır.

KABAKÖY ÇEŞMESİ
Çeşme Merkez Kabaköydedir.Kuzeybatı köşesinde sokağa çıkıntılı olarak düzgün kesme taşlardan yapılmıştır.Sokağa bakan kuzey ve doğu cepheleri kuzeydoğu köşesinde  yer alan ayak üzerine oturan yuvarlak iki kemer göz açıklığına sahiptir.Çeşmeye iki sıralı taş basamaklarla bu kemer gözlerden giriş sağlanmaktadır.Kapalı olan batı ve güney cephelerinde musluklar ile oturacaklar yer almıştır.Şadırvanı andıran çeşmeyi 19.yy’la tarihlendirmek mümkündür.

BÜYÜKÇİK KÖYÜ ÇEŞMESİ (CAMİ YANI)
Çeşme, İlçeye 12 km.mesafedeki Büyükçit Köyündedir.Yuvarlak kemerli,tek lüleli çeşme, kitabeli olup,yanları moloz taşla örülmüştür.1.45 metre yüksekliğinde 11 metre kalınlığındaki çeşme Köyün ortasında Caminin yanında yer almaktadır.

GÜZELOLUK KÖYÜ YUKARI MAH. (MERKEZ)ÇEŞMESi
Yapı, İlçenin 32 km.güneybatısında Güzeloluk köyündedir.Üç lüleli,iki nişli ve sivri kemerlidir. Bir büyük, bir küçük iki yalağı vardır.

ARILI KÖYÜ ÇEŞMESİ
Yapı, Torul İlçesi Arılı Köyü içindedir.Düzgün yontma taşlarla yapılmış,Tek lülesi,çift yalağı olan çeşmenin lüle çevresinden başlayarak dışa doğru dört kemer çıkıntısına sahiptir. Tüm kemerlerde taş süslemeciliğinin çok güzel örnekleri sergilenmiştir. Orijinal şekliyle günümüze kadar gelmiştir.

EMİRLER MAH.ÇEŞMESİ
İlçe Merkezine 17 km.mesafede Büyükçit Köyü Emirler Mahallesi Camii yanında 2.22 metre yüksekliğinde 0.80 metre kalınlığında orijinal kesme taşlı ,her iki yanı moloztaş duvar örgülü tamir kitabeli çeşme tek lülelidir.

VANK KÖYÜ ÇEŞMESİ
Yapı,Merkez Süleymaniye mahallesinden Vank köyüne giderken yolun sağ tarafındadır. Haznesi bulunan çeşmenin yan kenarları kademeli olup,örtü sistemi beşik tonoz şeklindedir.

DALTABAN  ÇEŞMESİ
Sadullah efendi Camiinin Güneybatısında yer alan Daltaban çeşmesi 1. dünya savaşı sırasında “ Cihat-ı ekber” hatırasına yapılmıştır.Sekizgen mermer zemin üzerine dört cepheli ve üç bölüm halinde yükselen bir tarzda köfeki taşıyla yapılmıştır.Çeşmenin musluklarının yer aldığı 1. katı kenarları 1 metre uzunluğunda dört kare cepheden oluşmaktadır.Her cephede yaprak motifleri arasında birer musluk vardır.İkinci katı 70 cm. boyutlarında dört kare cepheden oluşmaktadır.Doğu-Kuzey ve Güney cephelerinde madolyon şeklinde birer mermer kitabe yer almaktadır.Batı cephesindeki yeri boştur.3 bölümü yedi cepheli bir sütundan oluşmakta, iki bölümün ortasında yükselmektedir.Doğu cephesindeki kitabede Osmanlı padişahı Mehmet Reşad’ın adı yazmaktadır.

Camiler

AKSÖĞÜT KÖYÜ CAMİİ
Yapı, Kelkit İlçesi Aksöğüt Köyündedir.Kare Plan üzerine yapılı olan Caminin giriş kapısı kuzuyde olup, kapının sağ ve solundaki pencereler sivri kemerlerle tamamlanmış, alınlıklar ise düzgün yontma taşla yapılmıştır.Camide kullanılan taşlar yöre köylerden temin edilmiştir.


SEYDİBABA KÖYÜ CAMİİ
Yapı, Şiran İlçesi Seydibaba Köyündedir.Kare Plan üzerine yapılı olan Cami günümüzde İbadete açık değildir.


EVREN KÖYÜ CAMİİ
Yapı, Şiran İlçesi Evren köyündedir.19.yy’da yapılan Caminin taşları çaputlu köyünden getirilmiş, içten kubbesi orijinal olup, Sütun ve üzerindeki kemerler taş örmeyle tamamlanmış, pencereleri sivri kemerlidir.


ARITAŞ KÖYÜ CAMİİ
Yapı, Şiran İlçesi Arıtaş köyündedir.Kare Planı üzerine inşa edilen Caminin pencereleri tarihi Osmanlı Camileri mimarisinden etkilenmiştir. Günümüzde İbadete açık değildir.


BÜYÜK ÇİT KÖYÜ CAMİİ
Yapı, tek kubbeli ve kubbeye tromplarla geçilen Caminin mihrabı sonradan Kütahya çinisi ile kaplanmıştır.Bölgede şu ana kadar karşılaşılan en eski Cami olma özelliğine sahip,fakat caminin ne zaman yapıldığını gösteren kitabesi bulunmamaktadır.Kare planlı Caminin duvar uzunlukları 8.75 ve 8.80 metre arasında değişmektedir.


SADAK KÖYÜ CAMİİ
Yapı, Eyüp Oğlu Firuz tarafından 1830 tarihinde yapılmıştır.Kare bir plan üzerine yapılan camiin giriş kapısı kuzey cephesindedir.Güney cephesinde mihrabın sağında ve solunda iki doğu cephesinde üç pencere vardır.Ahşap tavanlı camiin üzeri çinko ile örtülü çadır çatı ile kapatılmıştır..Kitabenin sağ bölümünde; Fetih suresinin 1 ila 3. ayetleri, Kitabenin sol tarafında; Hayırlar ve iyilikler sahibi Eyyub oğlu Firüz onu yaptırdı. Yazılıdır.


ÇAMBAŞI KÖYÜ CAMİİ
Kare bir plan üzerine taştan yapılan camiin üzeri çinko kaplı çatı ile örtülü olup, güneybatı köşesinde iki şerefeli bir minaresi vardır. Camiin 1900 yılında yapılışına dair köfeki taşı üzerine iki satır sülüsle yazılı kitabesi ile II. Abdülhamid’ e ait bir tuğra güney duvarı üzerine monte edilmiştir. Caminin kitabesinde ;1.Hayırlı ve iyi işler yapan kişi ve hayırlar sahibi Hınzuri halkı (nın eseridir) 2.Sene,1318/1900Cami Tuğrasında; Daima muzaffer olan Abdulmecid oğlu Han Abdulhamid. Yazılıdır.


BAŞ HAVİYANA MAHALLE KİL.CAMİİ
1838 tarihli bir kiliseden çevrilen Caminin taşıyıcıları kaldırılmış,apsisi kapatılarak düzeltilmiştir.Yapı 9.80×7.76 metre boyutlarındadır.


ESKİ MESCİT
Yapı, Süleymaniye (Eski Gümüşhane) ‘de Süleymaniye Camiinin  güney doğusundadir.Zemin+1 kat üzerine inşa edilmiş ve eski tarihlerde mescit olarak kullanılmıştır.Tarihi Gümüşhane Evleri mimarisi tarzında yapılmıştır.


KAVAKLIDERE KÖYÜ CAMİİ
Yapı, Şiran İlçesi Kavaklıdere köyündedir.Dikdörtgen plan üzerine, düzgün yontma taşla yapılmıştır.Tek apsisi halen mevcuttur. Camiye çevrildiği dönemde kuzeyden giriş kapısı açılmıştır. Batı kapısı kapatılmıştır.


İMAMI AZAM CAMİİ
Yapı, Torul İlçesi Yücebelen (Silve) Köyü, Küçük Yücebelen Mahallesindedir.Dikdörtgen planlı Caminin giriş kapısı ve mihrabı yontma taştan yapılmıştır. Yerleşimin Orman alanı içerisinde olması yöre insanını ağaç işlemeciliğine yönlendirmiştir. Bölgede bol miktarda bulunan sarıçam ağaçlarının Caminin Ahşap tavan dekorasyonunda bolca işlendiği görülmektedir. Türk ahşap işlemeciliğinin çeşitli tarzdaki el yapımı renk  desen ve motif örneklerini bu Camide   görmek mümkündür.


ÖZBEYLİ KÖYÜ CAMİİ
Yapı, Köse İlçesi Özeyli Köyündedir.55 m2 üzerine kare planda yapılmıştır. 1.25×75 cm ebatlarında 6 adet penceresi mevcuttur.Ahşap olan iç kubbe tavanı silindir şeklinde iç, içe geçmiş çok genli 8 (sekiz ) kat geçişle sağlanmıştır. Yapı, dörtgen dik çatıyla tamamlanmıştır.


SÜLEYMANİYE ULU CAMİİ
Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan cami bir çok onarımlar geçirmiştir. Dikdörtgen planlı yapı, mihrap önüne dikey uzanan üç neften meydana gelmiştir. Nefler altı ahşap direkle bölünür, destekledikleri tavan ve düz toprak dam da çatıyla örtülmüştür. Minaresi kalın silindirik bir gövdeye sahiptir. Camiye bitişik bir medresenin mevcut olduğu bilinir.


KALKANLI (ZİGANA) KÖYÜ CAMİİ
Yapı, Torul İlçesi Zigana Köyü  merkezindedir. Dikdörtgen planlı Cami  Osmanlı dönemi eserlerimizdendir.


ARAKÖY CAMİİ
Şiran İlçesi Araköy’de bulunan Cami 7.74×7.64metre ölçülerindedir.Günümüzde onarıma alınmış,döşemesi yenilenmiş,mihrabı Kütahya çinisi ile kaplanmıştır.Dört ahşap direkli ve ahşap tavanlı,orijinal kapılı ve minberli caminin yapılış tarihi ile ilgili bir kitabe bulunmamaktadır.


GÜZELOLUK KÖYÜ CAMİİ
Tek kubbeli kare bir plan üzerine taştan 5.70×5.70 metre yapılan caminin kuzeyinde son cemaat yeri vardır. Son cemaat yerinde dört sütun üzerinde yükselen ortada büyük, yanlarda birer küçük kemer yer almaktadır.Kubbeye geçiş tromplar ile sağlanmıştır.Giriş kapısının her iki yanında denge sütunları bulunmaktadır. Güney cephesinde mihrabın sağ ve solunda birer küçük, doğu ve batı cephelerinde birer pencere yer alan caminin ahşap birde mahfili vardır. 1229/1881-1882 yılında Hekim Hasan Ziver Efendi tarafından yaptırılmıştır.48×57 cm boyutlarında mermer üzerine talikle yazılı kitabe sekiz beyitten oluşan manzume olup,İsa adında bir şair tarafından kaleme alınmıştır.


YAĞMURDERE KÖYÜ CAMİİ
Kare plan üzerine taştan yapılan camini üzeri çinko kaplı çadır çatı ile örtülüdür. Ahşap direkler üzerine yükselen caminin tavanı da ahşaptır. Caminin doğu cephesi duvarında köfeki taşına nesihle yazılan kitabesi vardır. Kuzey cephesinden girilen caminin güney cephesinde mihrabın sağ ve solunda birer, doğu cephesinde altta üç, üstte iki küçük penceresi vardır.Dört duvarda da vazo içinde çiçek motifleri ,ayrıca servi motifleri yer almaktadır. Köfeki taşına yazılan kitabede;Sahibu’l-hayrat Es-Seyyid Tosun-zade Halid Mübarek ola,Allah afv edüp.. Kitabenin sağında : 1346 Kitabenin solunda : 1346-1929


TEKKE CAMİİ
Tekke Beldesi camii kare bir plan üzerine yontma taştan yapılmış olup, üzeri çinko çatı ile örtülüdür. Güney cephesinde mihrabın sağ ve solunda küçük birer,doğu ve batı cephelerinde ise ikişer küçük penceresi bulunan caminin kubbesi dört sütun üzerinde yer almaktadır. Ahşaptan minberi ve mahfili olan caminin güney batı köşesinde tek şerefeli minaresi vardır. Kitabesine göre cami Hacı Muhtar Ahmed tarafından 1288/1871 yılında yaptırılmıştır. Kitabenin Yazısı  :Sünnet kitapta menşur ola (?)..Dökermi padişah..billah…-Miftah olsun ana Besmele…her ahşam sabah Hacı muhtar Ahmedi -Beytullah benzer… Senesi iki yüz seksen sekizdir……1288-Hacı,Muhtar,Ahmed


MESCİTLİ KÖYÜ CAMİİ
Yapı, Mescitli Köyü içerisinde bulunmaktadır. Rumi 1908 yılında Torul İlçesi Zermut Köyü taş ustaları tarafından düzgün yontma taşlarla yapılmıştır. Pencere sistemi Selçuklu mimarisinden etkilenmiştir. Minaresi ise 1965 tarihinde yapılmıştır.


KABAKÖY  KİLİSE CAMİİ
Yapı,H.1285 yılına kadar kilise olarak kullanılmış bu tarihte Camiye çevrilmiş olan Kabaköy Camii Kilisesi Dikdörtgen planlı, beşik tonoz örtülü ve içten neflidir.Asıl girişi iptal edilmiştir.İç kısım iki sıra sütunla üç nefe ayrılmıştır.Doğu cephesinde üç apsisi bulunmakta olup, sunta ile kapatılarak depo olarak kullanılmaktadır.Yapı düzgün kesme taştan yapılmıştır.Kiliseye bitişik olarak Osmanlı (19.yy.) sivri kemerli bir çeşme yapılmıştır.Cami olarak kullanılan kilisenin yapım tarihine dair her hangi bir belge olmamakla birlikte 15-16.yy.’da yapıldığı düşünülmektedir.


ŞAMANLI MAH.KİLİSE-CAMİİ
Yapı,Merkez Yağlıdere Köyü,Krom Vadisinde Şamanlı mahallesindedir. Günümüzde cami olarak kullanılmaktadır. Camiye çevrilirken değişikliğe uğramıştır. 14.20×10.55 m boyutlarında, üç nefli bazilikal planlıdır. Doğu cephesindeki apsis ve pastaporion hücrelerinin yıkıldığını ve güneyden mihrap açıldığı görülmektedir. Cami içinde İki taşıyıcı bulunmaktadır. Kilisenin tek orijinal görüntüsü giriş ve batı cephesinde görülmektedir. Giriş bordürlerle çevrili hareketli bir görüntü kazanmış olup, bitkisel dallardan oluşturulan madalyonlar içerisinde rozetler işlenmiştir. Girişin üzerine sivri kemerli bir allık yerleştirilmiş ve her iki köşesinde rozetlere yer verilmiştir. Mevcut yapıda süsleme işlerine rastlanmamaktadır.


KALE KÖYÜ CAMİİ
Şehir Merkezinin 20 km.doğusunda Gümüşhane-Bayburt Karayolunun üzerinde olan Cami 8.90×6.90 metre boyutlarında 76 cm.duvar kalınlığında moloztaş örgülü,sıva kaplı ahşap hatıllı dört pencereli dış duvarları yer,yer sıvalı üst örtüsü yıkık ve üzerinde her hangi bir kitabesi bulunmamaktadır.


OTALIK MAH. CAMİ
Yapı Torul ilçesi Güzel oluk köyü Otalık Mahallesindedir. 19.yy’ın ilk yarısında  kare pılan üzerine yapılmıştır.


SARICA KÖYÜ CAMİİ-MİHRABI
Şiran’a bağlı Sarıca köyünde yer alan cami 1873 yılında yapılmış, sonradan yıkılarak 1980 yılında yeniden inşa edilmiştir. Ancak, eski camiin mihrabı ve kitabeleri yeni yapılan camide değerlendirilmiştir.Mihrabdaki kitabede;Kelime-i şahadet ve Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla yazılıdır.


KÜÇÜK CAMİİ
Küçük cami diye anılan bu mescit, Ulu camiin arkasında bulunan bahçeler içinde yer alır. Yapının tarihini belirten kitabe yoktur. Mimari görünüşü itibariyle oldukça eskidir. Danişmentliler’ in Eski Gümüşhane’ yi ele geçirdikleri zaman yapıldığı söylenir. Mescit kare planlı ve tek kubbeli tiptedir. Kare mekandan sekizgen kasnağa intikal, yuvarlak kemerli tromplarla temin edilmiştir.Trompların araları sathi kemerlidir. Oldukça yüksek olan kubbe küçük taşlarla örülmüştür. Tamamen taştan yapılmış olan mescit, mihrabın ve kapının iki tarafında açılan pencerelerden ışık alır. Ayrıca mihrabın ve kapının üzerinde açılan birer pencere daha vardır. Kapı ve pencereler yuvarlak kemerlidir.

Anıtlar

EVLİYA ARDICI (TABİAT ANITI)

Şiran İlçemiz Kırıntı Köyünde  2123 metre rakımda bulunan  700 yaşındaki Ardıç ağacının 4.80 metre boy 1.32 metre çap ve 4.15 metre çevre genişliğine sahiptir.



ANIT AĞAÇ-GÖKNAR (4)

BULUNDUĞU YER:ÖRÜMCEK ORMANLARI–KÜRTÜN
YAPILIŞ TARİHİ:450 YAŞINDA
TESCİL DURUMU:TESCİLLİ (1.DERECEDE SİT ALANI)


ANIT AĞAÇ – LADİN
Kürtün İlçesi Örümcek Ormanları sınırları içerisinde olan doğu ladinlerinin ,57.6 metreyle en boylu ve 192.0 (cm) çaplada en büyük çap ve çevreye sahip ağaçlar arasında yer almaktadır.
Kürtün İlçesi Örümcek Ormanlarız Çifte Köprü mevkiindedir.Doğu Karadeniz Göknarı türüne ait bulunmaktadır. Bu Ağaçlardan ikisi  169 nolu bölmede,diğer ikiside  159 nolu bölmededir. 61.5 metre boyundaki  Karadeniz Göknar’ının   Avrupanın en uzun Göknarı olduğu söylenir.Anıt Meşcere olarak adlandırılabilir.



ALİ AĞANIN KAVAĞI

Anıt Kavak,Şiran İlçesi Kırıntı Köyünden,köy mezarlığı istikametinde yolun altındadır. 500 yaşındaki kavak ağacının 30 metre boy,1.55 metre çap ve 4.15 metre çevre genişliğine sahiptir.



ARTABEL GÖLLERİ TABİAT PARKI

Artabel Gölleri ve çevresi Torul İlçemiz Gülaçar köyü sınırları içerisindedir. Gerek jeolojik ve jeomorfolojik , gerekse flora ve fauna yönünden  oldukça zengin kaynak değerlere sahip olmasının yanında , peyzaj değerleri bakımından  da oldukça yüksek bir potansiyeli olan, UNESCO Dünya Miras Listesine girebilecek güzellik ve değerde ülkemizin ender mekanlarından bir yerdir. Saha içerisinde yer alan ve yöreye adını veren  on sekiz adet buzul / krater gölünün devamlılığının sağlanması eşsiz manzara güzelliklerinden halkın koruma kullanma dengesi içerisinde faydalanabilmesi ve yörenin gelecek kuşaklara bir miras olarak aktarılabilmesi için 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ‘ nun 3. Maddesine göre  Artebel Gölleri ve Çevresinin 5859 hektarlık bölümü “ Tabiat Parkı “ olarak ilan edilmiştir.

Jeolojik Yapı  : Yöre iki ayrı jeolojik zaman diliminde hüküm süren volkanik aktiviteye bağlı formasyonlarla kaplıdır.Toplam 18 adet krater gölü mevcuttur.
Memeliler :Bozayı, Kızıl keçi, Yaban domuzu, kurt, çakal, tilki, gelincik, kaya sansarı, ağaç sansarı, porsuk, tavşan, tarla sincabı, köstebek, kör fare, cüce yarasa.
Kuşlar :Kaz, yeşilbaş, atmaca, şahin, kartal, akbaba, kerkenez, doğan, keklik, bıldırcın, su tavuğu, çulluk, güvercin, ebabil, ibibik, toygar, kuyruk sallayan, kuzgun, isbinoz.
Balıklar:Alabalık ve yılan balığı.
Orman ağaç ve ağaçcıkları : Bölge ormanlarında genel olarak Sarıçam ve Göknar hakimdir.
Ulaşım: Sahaya en ugun ulaşım Gümüşhane’ye uzaklığı 50 km. olan Gülaçar köyü üzerinden sağlanmaktadır.Söz konusu yol toprak niteliktedir.Tabiat parkı sınırı Gülaçar köyüne 5 km. uzaklıkta olup, ulaşım ancak yürüyerek ağlanabilir.



ÖRÜMCEK ORMANLARI TABİAT KORUMA ALANI

Örümcek Ormanları Tabiat Koruma alanı içerisinde yer alan 4 (Dört) adet Göknar Tescil edilerek koruma alına alınmıştır. Örümcek Ormanları Çifte Köprü mevkiinde  Doğu Karadeniz Göknarları  türüne ait olan bu ağaçlardan ikisi  169 nolu bölmede,diğer ikiside  159 nolu bölmededir. 61.5 metre boyundaki  Karadeniz Göknar’ının   Avrupanın en uzun Göknarı olduğu söylenir. Yine Örümcek Ormanları sınırları içerisinde bulunan doğu ladin ağaçları ise, 57.6 metreyle en boylu ve 192.0 (cm) çaplada en büyük çap ve çevreye sahip ağaçlar arasında yer almaktadır.
Jeolojik Yapı : Kretase ve tersiyer yaşlı kayaçlar eğemendir.Bunlar tabandan tavana doğru, volkano-sedimenter, sedimenter volkanik ve plitonik kayaçlar şeklinde stiflenmiştir.
Fauna: Tilki, ayı, kurt, sincap, domuz, karaca.
Flora: Doğu ladini, Doğu Karadeniz göknarı, Doğu kayını, Sakallı kızıl ağaç, adi porsuk.
Ulaşım: Gümüşhane’ye 74 km. mesafede olan Özkürtün Beldesine 22 km. uzaklıktadır.Gümüşhane- Özkürtün arası asfalt olup, Özkürtün ile TKA arası toprak yol kalitesindedir.
Mevcut Kullanım: Saha ziyaret amaçlı kullanılmaktadır.YUKARI KULACA YABAN HAYATI GELİŞTİRME SAHASI

Yukarı kulaca köyü civarında varlığı bilinen ve nesli çok azalmış cengel boynuzlu dağ keçisinin korunması amaçlı olarak belirlenmiş bir sahadır. Saha çoğunlukla çıplak kayalık ve dalgalıdır.Saha içinde çok miktarda pınar ve yan dereler mevcuttur.Ağaç cinsi olarak sarıçam, kavak ve meşeye rastlanmaktadır.
Çengel boynuzlu dağ keçisinin nesli tükenecek kadar azalmıştır.6-10 adetlik bir iki sürü mevcuttur.Bu bölgede avlanmak kontrol altındadır.CAMALLI KÖYÜ YABAN HAYATI GELİŞTİRME SAHASI
Varlığı bilinen ve nesli çok azalmış sarp kayalık yörelerde mevcudiyetini devam ettirmeye çalışan çengel boynuzlu dağ keçisinin korunmasına ve üremesinin sağlanması amacıyla belirlenmiş sahadır.Sahanın %56’sı ormanlık, geriye kalan alan çayır otları ile kaplıdır.
Çengel boynuzlu dağ keçisinin grup halinde Erzincan tarafından geldiği ve sürüler halinde dolaştıkları öğrenilmiştir.

MAHMATLI YABAN HAYATI KORUMA ALANI

Nesli çok azalan ve sarp kayalıklarda neslinin muhafazısını ve üremesini devam ettirmeye çalışan  dağ keçisinin korunmasını ve üremesini sağlamak amacıyla  Kelkit İlçemiz Mahmatlı Köyünde 22.000 (HA) Ç.A Dağ keçisi Koruma alanı olarak ilan edilmiştir.

SOĞUKSU MESİRE YERİ

İli: Gümüşhane
İlçesi: Torul
Mevkii:Çayırlar
Ulaşım : Gümüşhane’ye  36 km. Torul İlçesine 12km. mesafede bulunan alanın etraf köylere olan yakınlığı 2 km. dir.
Tesisler:WC, su deposu, çeşme, yağmur barınağı, kamelya, bekçi evi mevcuttur.

LİMNİ GÖLÜ

Torul İlçesi Zigana Köyü Saranoy Yaylasındadır.Göl ve çevresi sahip olduğu doğal güzellikleri,zengin flora ve faunası ile adeta insanları büyülerken klima özelliği havası ile insanlara sağlıklı bir ortam sunar.Göl çevresinde öncül tesisler mevcuttur.
Ulaşım:Gümüşhane’ye 40 km.Torul İlçesine 16 km. mesafededir.
Tesisiler:Giriş kontrol kulübesi, otopark,büfe, bulaşık yıkama yeri, WC, kamelya, piknik ocağı, su deposu, su isale hattı.

Kaleler

KOV KALESİ
Merkez İlçe sınırları içindedir.Gümüşhane-Erzincan Devlet Karayolu üzerinde 21.kilometredeki ismi kov olan (Esenyurt) köyü sınırları içindedir.Kaleye 6 km’lik stabilize yolla ulaşılır.Kale 130 metre yükseklikteki bir ana kaya üzerine kuruludur.En yüksek noktası ise 1760 metredir.Kalenin kuzey cephesinin doğu-batı uzantısı yaklaşık 70 metredir.Kale dikdörtgen planlı ve burçlarla destekli bir yapıdadır. Moloztaş ve harçla inşa edilen yapı içerisinde düzgün olmayan kare planlı bir iç kale görünümünde bir yapı yer almaktadır.Kale’nin dış duvarları1.5 metre kalınlığında iç mekan bölümleri 0.90 cm.kalınlığındadır.Duvarların iç kısımlarına ahşap kirişler yerleştirilmiştir.    Tüm Kale birimleri ana kaya ile bütünleştirilmiştir.Girişin solunda bulunan burç içerisinde 5 mazgal açıklık bulunmaktadır.bunların en geniş açıklığı 1 metredir.


KALECİK KALESİ
Kale, Torul İlçesi kalecik Köyü sınırları içerisinde, ışık köyü ulaşım yolunun üzerinde Vadiye hakim bir tepeciğin üzerinde inşa edilmiştir. Korunma ve gözetleme amacıyla yapılmıştır. Kale surları iç ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşmuştur. Surlar tamamen ayaktadır.


KOPUZ KALESİ
Kopuz Köyünden Dağ dibi Köyüne giderken tarihi kopuz köprüsünün kuzeyinde bulunmaktadır . Kalenin çevre surları yer yer ayaktadır.


SATALA KALESİ 
Satala Kalesi Kelkit İlçemiz sınırları içerisinde olup,Satala şehrinin harabeleri amphitheteatr şeklinde yükselen bir dağın eteklerinde kendisini belli eder.Burada bulunan harabelerin Vl.yüzyılı geçtiği zannedilmektedir.Kalenin 530 yılında Perslerin sınırı şiddetle geçmeleri ve surların büyük tehlike arzetmesi sebebiyle Bizans imparatoru Justinianios tarafından onarıldığı bilinmektedir.Kaleden günümüze bazı kalıntılar kalmıştır.Köylülerin yaptığı kazı sonucu kalenin kuzeydoğu köşesinde önemli bir burç ortaya çıkarılmıştır.


TORUL KALESİ
Kale Torul İlçe Merkezindedir.Her yıl bölgeye gelenlerin dikkati çekip,ziyaretinde bulunduğu kalenin yapımında kireç harcı kullanılmıştır.Bir rivayete göre kaleden harşit çayına inen gizli bir yol vardır.Ve kalenin su ihtiyacı bu gizli yoldan temin edilmektedir.


DAĞDİBİ KALESİ
Kale Dağdibi Köyünden yayla yoluna  harektle Abdal Musa Tepesi yönündedir. Abdal Musa Tepesine en yakın yerleşim alanındadır. Sarp Kayaların üzerine yapılmıştır.



EDİRE KÖYÜ KALESİ
Yapı, Merkez Dörtkonak (Edire) Köyü sınırları içerisinde,Köye ulaşım yolunun üzerinde  200 metre mesafede yer almaktadır.  Hakim kaya kütlesi üzerine  Savunma ve gözetleme amacıyla yapılmıştır.Kale sur duvarlarının bir kısmı hale ayakta kalmıştır. Kaleye ulaşım patika yolla sağlanmaktadır.


SÜME KALESİ
Kale,Kürtün İlçesi, Özkürtün Beldesi Kale Mahallesindedir.Osmanlı döneminde 1400’lü yıllardaTrabzonda bulunan Rum Pontus devletine karşı savunma amaçlı yapıldığı tahmin edilmektidir.Kale Erikbeli Vadisi üzerinde ve dönemin tek(yaya) ulaşım yolu olan Erikbeli yolunun hemen üzerinde inşa edilmiştir.Özkürtün İlçe Merkezine 6 km mesafede olan Kaleye dört mevsim ulaşım imkanı bulunmaktadır.


YALINKAVAK KÖYÜ KALESİ
Yapı, Torul İlçesi Soroyna (Yalınkavak) köyü sınırları içerisindedir. Aşağı ve yukarı mahallenin orta noktasında dere kenarında yöreye  hakim kaya kütlesi üzerine inşa edilmiştir.Korunma ve gözetleme amacıyla yapılmıştır. Kalenin çevre surları tabiat şartlarına bağlı olarak tahrip olmasına rağmen yer, yer ayakta kalmıştır.


KÜRTÜN KALESİ
İlçenin Yukarı Uluköy mahallesinin doğusunda olup,mahalleye tam hakim tepededir.Tepeye bakıldığında kaleyi görmek mümkün değildir.Çünkü kale tepenin içi oyularak inşa edilmiştir.Tepenin 8-10 metre kuzey yönünden yaklaşık 4 m2 genişliğinde bir girişi bulunmaktadır.Ancak söz konusu giriş çeşitli nedenlerle taşlarla doldurulmuştur.İçerisine giriş mümkün değildir.Yöre halkının bu kaleye izafeten bu bölgeye “Kaleyanı” adı vermişlerdir.Halkın anlattığına göre kaleye merdivenlerle inilmekte,iç meken bir çok kat ve galeriden oluşmaktadır.Kalenin giriş kısmı dörtgen olup,köşeleri oval olarak bir çeşit harçtan yapılmıştır.Kalenin M.S 6. yüzyılda Roma İmparatorluğu döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir.

Kiliseler


METROPOLİTİK KİLİSESİ
Yapı, Merkez Süleymaniye Mahallesinde yer almaktadır. Dikdörtgen bir alan üzerine iki katlı olarak inşa edilmiştir. Kapı, pencere ve köşe taşları düzgün kesme taşla, beden duvarları ise moloz taşla örülmüştür. Üst örtüsü tamamen yıkılmıştır.


BALCILAR MAH.KİLİSESİ
Yapı, İlçenin 30 km.güney batısında Gümüştuğ Köyü Balcılar Mahallesindedir.Tek nefli ahşap döşemeli kilise 10.40×6.37 metre ölçülerindedir.Girişi güneyden olup,apsisinde beş niş bulunmaktadır.


AŞAĞI MAH.KİLİSESİ
Üç nefli bazilikal planlı üst örtü sistemi sağlam,içten beşik tonozlu kilise içerisinde bir sarnıç yer almaktadır.Önünde beş bölümlü bir narteks bulunmaktadır. 8.72×7.36 metre boyutlarındadır.Kilisenin avlu girişindeki kemerin sol tarafında sağlam kilise konutu mevcuttur.


HEGİOS GEORGİOS METROPOLİTİK KİLİSE
Yapı Süleymaniye Mahallesindedir.İlk ismi Hağia Tiriada’dır. Oldukça eski bir kilisedir.1613-1726 yıllarında iki onarım geçirmiştir.Oldukça büyük ölçülere sahip olan yapının çevre duvarları ve apsisleri sağlam kalmış,üst örtüsü tamamen çökmüştür.Yakın zamanları işaretleyen, kaba üsluplu bazı freskolar (yaş harç tabakası üzerine renkli boyalarla yapılan duvar resimleri) bilhassa batı duvarlarında görülmektedir.


BAŞ MAHALLE KİLİSESİ
Yapı, İlçenin 30 km.güneybatısında Gümüştuğ köyündedir.11.16×7.96 ebatlarındaki kilisenin apsis cephesi yıkılmış,üç nefli bazilikal planlıdır.Üst örtü sistemi beşik tonuzlu olup,içerisinde fresko tekniğinde resimler bulunmaktadır.Dört sütunlu,dört payelidir.Kilisenin hemen önünde eğimli bir arazi üzerine kurulmuş iki katlı bir ev yer almaktadır.Üst kat tek odalı ve çift yönlü çatı ile örtülü olup,7.75×5.11 metre boyutlarındadır.


AYANA MAH.KİLİSESİ
Yapı, Torul İlçesi Gülaçar Köyü Ayana Mahallesindedir. Tek apsisli,tek neftli ve tüm duvarları düzgün yontma taşla yapılmış, giriş kapısı batı tarafta olup,kapının üzerinde küçük bir ker geçişi vardır. Yapı içerisi orjinalliğini korumaktadır.Tüm yüksek yerleşim alanlarında yapılan kiliselerde olduğu gibi burada da tabiat şartlarıyla ilintili olarak yapı çatısı üçgensi  geçişle tamamlanmıştır.


MANDIRI KİLİSESİ
Kilise, Merkez Mescitli Köyünde,köye 3 km mesafede tarlaların arasında derin bir yarın kenarında yer almaktadır.Dikdörtgen planlı tek apsisli ve tek nefli bazilikadır.Dıştan üçgen rıma bir çatı,içten oldukça büyük bir beşik tonazla örtülüdür.Tamamen kırma taş malzemeyle inşa edilmiştir.Güney cephede masif olup,Kuzey cephesinde 3 adet apsis ve girişin yer aldığı batı cephesinde üst seviyede 1 adet pencere yer almaktadır.Giriş kapısı basit silmelerle çevrelenmiştir.Girişin iki yanında ikişer adet kemer bir gibi görünmekte buda yapının ilk şeklinde burada bir ön mekan olduğunu düşündürmektedir.Yapı 19.yy Rum hiristiyanları dönemine aittir.


EMİRLER MAHALLESİ KİLİSESİ
İlçeye 15 km.mesafedeki Büyükçit Köyünün emirler mahallesinden patika yol ile yapıya ulaşılır.Üç nefli tek apsisli sekiz sütunlu kilisenin üzeri beşik tonuz örtülüdür.10.20×5.50 metre ebatlarında olan kilisenin önündeki kibirion girişi yıkılmış durumdadır.


BELEN KÖYÜ KİLİSESİ
İlçeye 11 km uzaklıkta olan yapı, köyün girişinde köye hakim bir yerde yapılmış olup,kilisenin ana bölümü yıkılmış sadece papaz yeri diye anılan kısım kalmıştır.Köy halkı tarafından Cami olarak kullanılmaktadır.


DİLEK YOLU KİLİSESİ
Şiran İlçesi Dilekyolu Köyündedir.Yapı,12.30 metre ve 8.60m boyutlarında sert kesme taşlardan yontularak yapılmış 1956 yılında okul amaçlı kullanıma açılarak ana yapının iç kısmı ek duvarlarla örtüldüğünden mimari özelliği kaybolmuş,sadece papaz yeri diye adlandırılan kısım özelliğini korumaktadır.Ayrıca kiliseye ait olduğu sanılan 2 m boyundaki sütun ve sütun başlıkları bulunmaktadır. Kilisenin kitabesi bulunmamaktadır. Köy halkı tarafından Cami olarak kullanılmaktadır.


ÇAKALLI KİLİSESİ
Yapı Dumanlı Köyünün Merkezinde yer almaktadır.09.85×13.30 m boyutlarında dikdörtgen bir alan üzerine  üç nefli ve bazilikal planlı olarak inşa edilmiştir. Biri batıdan diğeri güneyden olmak üzere yuvarlak kemerli iki girişi bulunmaktadır. Güney girişi üzerine yonca biçiminde hac motifi işlenmiştir.  Işıklandırma dengeli bir biçimde yan duvarlara ve apsislere yerleştirilmiş pencerelerle sağlanmıştır.Kilisenin yapım tarihi 1878’dir. Frekso izlerine sık sık rastlanan kilisede kapı, pencere, taşıyıcılar, kemerler ve köşe taşları düzgün kaliteli kesme taş malzemeden, diğer beden duvarları ise 0.85 m kalınlığında kaliteli moloz taştan yapılmıştır.


TERZİLİ KİLİSESİ
Yapı Dumanlı köyü Terzili mahallesindedir. 09.10 x 11.66 m boyutlarında, dikdörtgen bir alan üzerine üç nefli bazilikal plan şemasında inşa edilmiş, orta nef yan neflerden daha geniş ve yüksek tutulmuştur. Biri kuzeyde diğeri güneyde olmak üzere 1.00 m genişliğinde, karşılıklı olarak yerleştirilmiş yuvarlık kemerli iki girişi bulunmaktadır. Batı duvarı arazi konumuna göre yüksekçe bir tepeye dayandırıldığı için batıdan giriş açılmamıştır. Apsis ve pastaporion hücreleri dışa taşkın yapılmıştır. Apsis 4.13 m genişliğinde ve 3.50 m derinliğindedir. Kilisenin üst örtüsü tamamen yıkılmış taşıyıcılardan sadece bir sütun kalmış malzeme yöredeki kiliselerde kullanılan malzemeden oluşmuştur.Kilisenin kuzeydoğusunda bir martiryum bulunmaktadır.


ÇAKIRKAYA KİLİSESİ
Şiran İlçesi Çakırkaya Köyü Kozağaç Mevkiinde bulunan Çakırkaya Kilisesi Kaya Kütlesinin gayet itinalı bir işcilikle oyulması suretiyle meydana getirilmiştir.Doğu-Batı istikametinde sıra destek sütunuyla üç nefe ayrılmıştır.Payeler arasında kalan dört sütunun meydana getirdiği kare bölümü örten kubbeli tonoz pandantifli olarak kullanılmıştır.Ana ve yan apsislerde nişleri bulunan kilisenin batı duvarındaki iki sıra niş dizisi ise ahşap bir galerinin daha önceleri var olduğunun izlenimini vermektedir.Normal mimari unsurlarla yapılan Çakırkaya kilisesinin batısında dikdörtgen planlı apsisinde üç büyük niş bulunan bir şapel mevcuttur.Kayalıklar üzerinde ana kayaya oyulmuş üç nefli ve yanında küçük bir şapeli bulunan kaya kilisesidir.


ORTA MAHALLE KİLİSESİ
Yapı, Kürtün İlçesi,Yaylalı Köyü Orta mahallesindedir.5 genden oluşan tek apsisi,benzer kiliselerden farklılık arz etmektedir.Tek nefli, üçgensi örtülü çatısı ve mazgal pencerelerinin azlığı yörede kış aylarının soğuk oluşuyla ilintilidir.Yapının köşeleri ve kapı girişi düzgün yontma taşla,diğer kısımları ise moloz taşla örülüdür.


GÜNBATUR KÖYÜ KİLİSESİ
Şiran İlçemiz Günbatur Köyünde olan yapı,6 metre yüksekliğinde 11 metre boyunda 9.5 m.eninde inşa edilmiş olup,güney kısmına bakan kilise kapısı daha sonra kapatılarak taşla örülmüştür.Kiliseye ait papaz yeri kaldırılmıştır.Köy halkı tarafından daha sonra Cami olarak kullanılmaktadır.


AŞAĞI MEZERA ŞAPELİ
Tek nefli Şapelin batı cephesi moloztaş, diğer cepheleri kesme taş ile yapılmıştır. Üst örtüsü tahrip olmuş ,yapı; 3.70×3.00 metre ebatlarındadır.


CİNGANLI KİLİSESİ
Merkez Dumanlı Köyü Köyünde bulunan Kilise Santa yerleşiminin en alt kesimindedir. Bazilikal dikdörtgen bir alan üzerine üç nefli bazilikal plan şemasında inşa edilmiştir. Orta nef yan neflerden daha geniş ve yüksektir. Tek girişi batıdan sağlanmış olup, girişin üzeri yuvarlak kemerlidir. Neflerini dikine geçen beşik tonozun kuzey bölümü sağlamdır. Kilisenin taşıyıcıları ve tavanı çökmüştür. Kapı, pencere, taşıyıcılar ve kemerler düzgün yontma taştan diğer kısımlar ise moloz taştan yapılmıştır.


KROM KİLİSESİ
Yapı,Yağlıdere Köyü sınırları içerisindedir.Yan duvarları ve örtüsü yıkık vaziyette olan Kilisenin ön duvarı ve girişi sağlam vaziyettedir. Dikdörtgen bir alan üzerine üç nefli bazilikal plan şemasında inşa edilmiştir.


ÇEVREPINAR KÖYÜ KİLİSESİ
Şiran İçlisi Çevrepınar Köyündedir. Şiran-Gümüşhane yolunun batısında 12.5 eninde 10 metre boyunda 4 ana sütun üzerine oturtulmuş, ana kubbede buna bağlı küçük sütunlar ile 6 adet kubbesi bulunmaktadır.Sütün başlıkları geometrik desenlerle şekillendirilmiş sütunlar kurşun eritilerek üst,üste konulmuştur.Yapının ses yankısının sağlanması için ana kubbede karşılıklı küpler konularak ses dizaynı sağlanmaya çalışılmıştır.Kilise giriş kapısı işlemeli olup, Papaz yeri diye anılan kısım harap olmakla birlikte özelliğini korumaktadır.


OLUCAK (İMERA) VADİSİ KİLİSESİ
Yapı, Olucak (İmera) Köyünün yaklaşık 2 km. güneyinde yüksek bir dağın yamacına kurulmuştur.Kapının üzerinde sivri kemerli alınlık,içerisindeki kitabede kök boyalarla yazılmış,1885 tarihi okunmaktadır.9.80×4.50 m. Boyutlarında tek nefli bir kilisedir.tek apsisi dışa taşkın olarak yapılmış,içten ve dıştan yarım yuvarlak olarak düzenlenmiştir.Apsisde bir mazgal pencere açılmış,kuzey doğusunda iki,güney doğusundada bir niş bulunmaktadır.yapının tek girişi batıdan olup,yuvarlak kemerlidir.Üzerinde bir pencere açıklığına yer verilmiştir.


KIZLAR MANASTIRI
Yapı, Kürtün İlçesi Yaylalı Köyündedir. Üçgensi çatısı tabiat şartlarına bağlı olarak yıkılmıştır. Tek nefli,tek apsislidir. Yöre kızlarının eğitim ve ibadet amaçlı olarak kullandıkları bir manastırdır. Manastır çevre duvarlarıyla avlu içerisine alınmıştır.


DERE MAHALLESİ KİLİSESİ
Yapı, İlçenin 30 km. güney batısında dere mahallesinde tek nefli,kilise üzerine büyük bir kaya kütlesi düştüğü için üst örtüsü yıkılmış durumdadır.6.93×4.96 boyutlarındadır.


YAYLIM KÖYÜ KİLİSESİ
Yapı, Köse İlçesi yaylım Köyü Merkezindedir.Üç apsisli, üç neftli, dört sütunlu kilise giriş kapısı dahil,orjinalliğini muhafaza etmektedir.Beşik tonozlu örtülüdür. Kilise içerisinde yangın çıktığından fresko tekniğinde yapılmış bazı resimler yok olmuştur. Bu fresklerden geriye Meryem ana figürleri kalmıştır.Kilisenin bütün duvarları yontma taşla yapılmıştır.


HEGİOS İOANNES MANASTIR KİLİSESİ
Yapı,Çatal Kayanın hemen altında yer almaktadır.1819-1832 yıllarında onarılarak freskolarla süslenmiştir. Yapı tek nefli bir plana sahiptir.Üstünü örten beşik tonosların izi mevcuttur. Güney duvarında,pencere aralarında ve yarım payeler üzerinde tespit edilen sahneler,konuları bakımından ilgi çekicidir. Filizler (Şerit) halindeki sahnelerden, en alt sıra oldukça bozulmuştur.Sadece başlardaki haleler kalmıştır.İkinci filizde kilisenin ileri gelenleri tasfir edilmiştir.Figürlerden birisi Aziz Hermogenes’tir.Elinde yuvarlak ve kubbeli bir yapının maketini tutmaktadır.3. firizde Genesis(İsanın doğumu) kompozisyonu,2. yarım paye üzerinde Aziz Simeon Stylites’in tasfiri,2.sathi kemerde Hz.İsa’nın din adamlarıyla münakaşası ve Sameryalı kadınla kuyu başındaki sohbeti görülür.


YİTİRMEZ KİLİSESİ
Yapı, Merkez Yitirmez Köyündedir. Üç apsisli olup,biri yıkılmıştır. Beşik tonozla örtülü olup,orijinal sütun gergileri bulunan, hepsi taştan yapılı altı sütunu , 11 mazgal penceresi olan ve yer,yer fresk izlerine rastlanmaktadır.


DEMİRKAPI KİLİSESİ
Yapı, Torul İlçesi Demirkapı Köyü Ünalan(Emrük) Mahallesinde bulunmaktadır.18.yy’ın ilk yarısında yapılan kilise beşik tonozla örtülü olup, çevresi ise duvarlarla çevrilidir.


PANAGHİA (MERYEMANA) KİLİSESİ
Büyükçit Köyü Vadisinde Çit deresinin sol tarafındaki yamaç üzerindedir.Manastıra ana yoldan ayrılan bir köprüden geçilerek patika bir yolla ulaşılmaktadır. Manastır Yüksek duvarlarla çevrili avlunun içindedir.Manastırı ilk kez 890-900 tarihleri arasında üç keşişin kurduğu bilinmektedir..Daha sonra Trabzon Komnenosları döneminde ve 19.yy da onarılmıştır.12.50×8.60 metre boyutlarındaki yapı ortada merkezi Kubbe, şapeli köşelerde birer küçük kubbeli tonozla örtülüdür.Plan üç nefli bir bazilikanın karışımı gibidir.Daire biçimi üç apsisi vardır.Duvarlar yalancı kemerlerle üç bölüme ayrılmıştır.Kemer ortalarına büyük birer pencere açılmıştır. Manastırın Kuzeydoğu köşesindeki şapel dikdörtgen planlıdır.Apsisin nişinde Bizans döneminden freskler vardır.


HAGİOS THEODOROS KİLİSESİ
Eski Gümüşhane’de bulunan en eski kilisedir.1480 ‘de madenciler tarafından yaptırılmıştır.1702 yılında kısmen onarım görmüştür.Üç nefli bir bazilika şeklindedir. Apsislerin (Mihrap) kısmı kısmen kaya içindedir.Beşik tonozları çökmüştür.


SURP KARABET KİLİSESİ
Yapı, Süleymaniye Mahallesinde oılup,Ermeni kilisesidir.Çift meyilli çatısında yer alan kubbesiyle daha çok İmera(Olucak) Köyü Manastır kilisesiyle benzerlik göstermektedir.


GÜNEŞLİ MAHALLESİ KİLİSESİ
Yapı,İlçeye 8 km.mesafede Altınpınar beldesinin Güneşli mahallesindedir.8.47×6.05 metre ölçülerinde tek nefli,tek apsislidir.Kiborion girişli kilisenin güneyinde tek girişi bulunmaktadır.Kilisenin hemen yanı başında 3.27×2.53 metre ölçülerinde bir şapelde bulunmaktadır.


MANAMATLI MAH.ŞAPELİ
Yapı, Torul Uğurtaş Köyü Manamatlı Mahallesinde bulunmaktadır. Tabiat Şartlarına bağlı olarak tahrip olan şapelin Yan duvarları ayakta kalmıştır.


KARACA (MASURA) MAH. KİLİSESİ
Yapı, Torul İlçesi Cebeli Köyü, Karaca (Masura) mahallesindedir. Kilisenin tek nefi, beş genli bir apsisi, 2 mazgal penceresi  vardır. Giriş kapısı güney cephesinde düzgün yontma taşla, diğer kısımları moloz taşla örgülüdür. Kilise beşik çatılıdır.


KÜPÇÜLER (AĞRIT) MAH.KİLİSESİ

Yapı, Torul İlçesi Cebeli Köyü Küpçüler (Ağrıt) mahallesindedir.iki apsisi mevcut olup,birisi yıkılmış durumdadır. Yapı Yığma moloz taşla örülmüş,kalın harç kullanılmıştır. Tavan örtüsü diğer kiliselerden farklı olup, altı genli ikinci bir geçişle tamamlanmıştır.


MERYEM ANA KİLİSESİ
Yapı, Kürtün İlçesi Yaylalı Köyü Meryemana Mahallesindedir. Tek apsisli, tek nefli ,düzgün yontma taşlarla örülmüş yapı, üçgensi dik çatıyla örtülmüştür. Kilisenin hemen doğusunda yapı bitişiğinde orijinal kemerle geçişi yapılan bir mahsen bulunmaktadır.Güney tarafında 5 metre mesafede ise tabiat şartlarına bağlı olarak tahrip olmuş kilise çeşmesi bulunmaktadır.Benzer kiliselerden farklı olarak girişi güneydendir.


İŞHANLI KİLİSESİ
Yapı,Dumanı Köyü İşhanlı Mahallesindedir. 10.15X12.54 m boyutlarında, dikdörtgen bir alan üzerine üç nefli bazilikal plan şemasında inşa edilmiştir. Biri batıda diğeri güneyda olmak üzere yuvarlak kemerli iki girişi bulunmaktadır. Güneyde bulunan kapı 1.23 m açıklığa sahip olup, aynı zamanda ana girişi olarak kullanılmış ve dıştan kemer alınlığa bir hac motifi işlenmiştir. Doğu cephesinde yer alan apsis 4.72 m genişliğinde ve 3.74 m derinliğinde olup, üç mazgal penceresiyle birde nişi bulunmaktadır. Apsisin her iki yanında bulunan 2.10 m genişliğinde ve 2.00 m derinliğinde pastaphorion hücrelerinde ise birer pencere açılmıştır. Üst örtüsü ve taşıyıcıları tamamen yıkılmıştır. Önemli yerlerde düzgün yontma taş diğer kısımlarda ise 0.85 m kalınlığında moloz taş kullanılmış.


BİNATLI KİLİSESİ
Yapı, Dumanlı Köyü Binatlı Mahallesindedir. 08.70X12.00 m boyutlarında dikdörtgen bir plan üzerine üç nefli bazilikal plan şemasında inşa edilmiştir. Biri batı,diğeri güney cephesinde olmak üzere iki  girişi bulunmaktadır. Güney girişi üzerinde kabartma olarak bir hac motifi işlenmiştir. Bu cephede üst seviyede açılmış üç pencere bulunmaktadır. Doğu cephesinde apsis ve pastaporion hücreleri dışa taşkın olarak yapılmış, kilise fresko süslemeleri yoğunlukla kullanılmıştır. Yörede ayakta kalan tek kilisedir.  Kapı,pencere,taşıyıcılar,kemerler ve köşeler düzgün kaliteli kesme taş malzemeden yapılmıştır.beden duvarları ise moloz taştan yaklaşık 0.80 ile 0.90 m. Kalınlığında örülmüştür.Kilise beşik tonozla kaplıdır.


VANK KİLİSESİ
İl Merkezinden Gözeler köyüne giderken Vank Köyündedir.Yapı dikdörtgen planlı ve ortasında merkezi kubbesi bulunmaktadır.Ancak Bizans döneminde yapıldığı sanılmaktadır.Yapının duvarları ve çatısı sağlam durumdadır.Ancak iç duvar düzeyleri yıpranmıştır.


HAGİOS GEORGİOS MANASTIR KİLİSESİ
Şehir Merkezine 6 km uzaklıktaki Merkez Hutura köyüne giderken yolun sağında, tepe üstündedir.14. yy’ın ilk yarısında Trabzon Prensi Aleksios Komnenos yaptırmıştır.Kilise 1509’larda keşiş Ananias ,1624’te Georgios Stratilatis’çe onarılmıştır.Ayrıca Sultan ll.Abdülhamit döneminde onarıldığını gösteren yazıtı vardır.Yunan hacı planında kubbeyle örtülü bir yapıdır.Apsis önüne yerleştirilen birer payeyle doğu-batı yönünde uzama gösterir.Hac kolları beşik tonoz örtülüdür.Ana ve yan yüzler yarım sütüncelerle üç bölüme ayrılmış,bu bölümlere yuvarlak kemerli pencereler açılmıştır.Batı yönünde ortada üstü kapalı sütunlu ana giriş vardır.Yapı, bitki (üzüm,kıvrık dal,palmiye),halat,ejder motifleri ile bezelidir.Pencere üstlerinde İsa’nın monogramları ve Hagios Georgios’un simgeleri işlenmiştir.Günümüzde üst örtüsü yıkılmıştır.


ATALAR KİLİSESİ
Torul İlçesi Atalar Köyü Aydınlar Mahallesinde bulunan Kilise İlçeye 27 km mesafededir.Duvarları düzgün kesme taştan ve moloz  taştan yapılmıştır. Üzeri ise beşik çatılı olarak inşa edilen Kilise günümüze kadar sağlam bir vaziyette gelmiştir.Girişi batı cephesinden olan kilisenin hemen giriş kapısının üzerinde demir parmaklıklı 75×50 cm ebatlarında bir ışıklandırma penceresi,doğusundaki cephede iki adet küçük parmaklı pencere,güney kısmında ise üç adet 75×50 cm ebatlarında ışıklandırma penceresi mevcuttur.Kilisenin tavanında ve duvarlarında  fresk resimler mevcuttur.Sütunları bir birine bağlayan orijinal gergiler halen mevcuttur.


HEGİOS STEPHONOS KİLİSESİ
Yapı Süleymaniye Mahallesindedir.19.yy’da tamir gördüğü bilinmektedir.Benzerleri gibi 3 nefli bir basilika gibidir.Evvelce çift meyilli bir çatı ili örtülüydü. Küçük şapeli güneyinde yer almaktadır.İç ve dış taraftan yuvarlak apsisleri ve kuzey batı duvarları iyi durumdadır.Duvarlarda bazı fresko kalıntıları vardır.Orjinal yapıları eski olmakla beraber eski Gümüşhane kiliseleriyle benzerlik göstermektedir.Bu benzerlik Torul Gülaçar manastır kiliselerinde görülmektedir.Trabzon Nakip Cami planı ve örtü sistemiyle benzerlikler arz etmektedir.


SÖĞÜTELİ KİLİSESİ
Kürtün İlçemiz Söğüteli Köyünde mevcut olan yapı,İlçe Merkezine 36 km mesafededir.Yaklaşık 400 yıllık olduğu tahmin edilen yapı Bizanslılar ve Rumlar tarafından kullanıldığı bilinmektedir.Klasik kilise yapısında taştan örmedir.


KİRAZLIK (ANDON) MAH.ŞAPELİ
Yapı, İlçeye 12 km.mesafede Güvenli Köyü Kirazlık (Andon) mahallesindedir.5.40×3.58 boyutlarında tek nefli beşik tonuz örtülü Şapelin kuzeyinde üç pencere,apsisinde bir mazgal pencere bulunmaktadır.


MUZARAS KİLİSESİ
Mescitli Köyü yakınındaki eski Rum yerleşimi olan Muzaras Köyü kilisesidir.Kilise yerleşimin ortasındadır.Yapı,dikdörtgen planlıdır.yan duvarları sağlam olup,çatısı tahrip olmuştur.Tek apsisli,tek neftli olup,yöredeki diğer kiliselerle benzerlik göstermektedir.


BAŞ HAVİYANA KİLİSESİ
Yapı,İlçeye 12 km. mesafede Güvenli Köyü düzler mevkiinde bulunmaktadır.Kuzey kemsi mezarlık olarak kullanılan kilise üç nefli bazilikal planlıdır.Tahribata uğramıştır.


PİŞTOVLİ KİLİSESİ
Yapı Dumanlı Köyü Piştov mahallesinde bulunmaktadır. 17.00×13.00 m boyutlarında, dikdörtgen bir alan üzerine üç nefli bazilikal plan şemasında inşa edilmiş, orta nef yan neflerden daha geniş ve yüksek tutulmuştur. Biri kuzey diğeri güneyde olmak üzere yuvarlak kemerli iki girişi bulunmaktadır. Kuzey girişi kiborion tarzında düzenlenmiş ancak günümüze bu kiborion girişin sadece bir sütunu gelebilmiştir. Girişin hemen üzerinde hac işareti işlenmiştir. Apsis ve pastaporion hücreleri doğu cephesinde yapılmış her birine birer yuvarlak pencere açılmıştır. Kuzeyinde dört mazgal pencere bulunan kilisenin yapı içerisindeki sıva kalıntıları üzerine fresko resimleri işlenmiş bunlardan günümüze bazıları ulaşmıştır. Yapının kuzeydoğusunda bir çeşme vardır.


ZURNACİLİ-1 KİLİSESİ
Yapı Dumanlı Köyü Zurnacili mahallesi içindedir. 12.80×16.80 m boyutlarında, dikdörtgen bir alan üzerine üç nefli bazilikal plan şemasında inşa edilmiş, orta yan neflerdan daha geniş ve yüksek tutulmuştur. Biri batı diğeri de güneyde olmak üzere yuvarlak kemerli iki girişi bulunmaktadır. Bunlardan güney girişi ana giriş olarak kullanılmış girişin her iki tarafına sütunceler konulmuş ve üzerine hac motifi işlenmiştir. Kilisenin batıda ve doğuda üç doğu ve kuzeyde ise dörder penceresi bulunmaktadır. Apsisi ve pastaporion hücreleri dışa taşkın yapılmış her birine birer pencere açılmıştır. İç kısmında sıvalar üzerine işlenmiş dini motifler taşıyan presko izlerine rastlanmaktadır. Diğer kiliselerde olduğu gibi düzgün yontma taş ve moloz taşlar kullanılmıştır.


KALİS KİLİSESİ
Kilise, Torul İlçesi Kocadal Köyü Kalis Mahallesinde bulunmaktadır. Tek apsisli,tek neftli, giriş kapısı ve köşe taşları düzgün yontma taştan örülmüş diğer kısımlar ise moloz taştan yapılı, beşik tonoz örtülüdür.


IŞIK DERE KİLİSESİ
Yapı, Merkez Tekke Köyünün Işıkdere Mahallesinde bulunmaktadır.Dikdörtgen planlı,tek apsisli,beşik tonozlarla örtülü ve Çit deresi kiliseleriyle benzerlik göstermektedir.


ARILI KİLİSESİ
Yapı, Torul İlçesi Arılı Köyündedir. Tek apsisli,tek neftli, üç mazgal pencereli kilisenin köşe duvarları düzgün yontma taşla diğer kısımları moloz taşla örülmüş ve üst çatısı beşik tonozla örtülmüştür.


PANAGHİA KİLİSESİ
Kısmen kayadan inşa edilen kilisenin kuzey ve batıdan taç duvarlarla çevrilmiştir.Bir basilika gibi doğu-batı yönünde uzayan bu yapı tek nefli bir plana sahiptir.Üstü muhtemelen beşik tarla örtülü idi.Süleymaniye  deresinin sol yakasında Fahri GÜMÜŞELİ evinin 50 metre arkasındadır.


BAŞ (CAMİ) MAH. KİLİSESİ
Yapı, Kürtün İlçesi Yaylalı Köyü Baş Mahallesindedir. Kilisenin avlusunun çevre duvarları orijinal şekliyle ayaktadır.Üç nefli olup,beşik tonozla örtülü,üç apsis ve dört sütun üzerine yapılıdır.Yontma taşla yapılan eserde yoğun fresk izlerine rastlanmaktadır. Sütunlar arası gergi izlerine rastlanmaktadır.


AŞAĞI DERE KİLİSESİ
Yapı, Torul İlçesi Zimera (Atalar) Köyü Aşağı Mah.dere içerisindedir. Tek apsisli,beşik tonozla örtülü,tek neflidir.


KOPUZ KÖYÜ KİLİSESİ
Yapı, İlçenin 36 km.güneybatısındaki Kopuz Köyünün Kuzeyinde,dağın yamacında yapılmıştır.5.15×9.90 ebatlarında moloztaş malzeme kullanılan yapının tek nefli üst örtüsü yıkık girişi kuzeydendir.Üç pencereli kilisenin duvar köşelerinde kemer konsolları bulunmaktadır.19.yy özelliklerini yansıtmaktadır.Kilise Bu günkü yerleşimin dışındadır. Kilisenin etrafında yerleşim kalıntıları halen mevcuttur.


GÜZELOLUK KÖYÜ(BAŞ MAH.) KİLİSESİ
Yapı,İlçenin 32 km.güneybatısında Güzeloluk Köy Merkezindedir.Yapı üç nefli bazilikal planlıdır.Son derece sağlam olan kilisenin içi fresko süslemelidir.8.80×5.10 ebatlarındaki kilisenin güney ve kuzey cephelerinde üçer pencere bulunmaktadır.Kiborion girişli kilisenin üst örtü sistemi kayaların plaka şeklinde kesilerek oluşturulmuştur.İç mekanın ortasında İsa tasviri ve dört İncil yazarının isimleri ve sembolleri yer almaktadır.Apsis ve yan apsisler içten ve dıştan yarım yuvarlak olarak düzenlenmiş üzerlerine birer mazgal pencere açılmıştır.Kilisenin tek girişi güneybatı cepheden açılmış ve kapının içten kemeri arasına kitabesi yerleştirilmiştir.


MESEHOR KİLİSESİ
Yapı, Torul İlçesi Harmancık Köyü Mesehor mevkiindedir. Dikdörtgen planlı,Beşik tonoz örtülü,dokuz mazgal pencereli olup, çatı tabiat şartlarına bağlı olarak tahrip olmuştur. Giriş kapısı batıda olup,düzgün yontma taşla yapılmış,alınlığı kemer şeklinde,diğer kısımları yığma moloz taş arası kalın harç tabakasıyla sıvanmıştır. Yapının 100 metre güneyinde yıkık vaziyette şapeli mevcuttur. Şapel içinde yoğun fresk izlerine raslanılmaktadır.


YAYIKCILAR MAH.KİLİSESİ
Yapı, Torul İlçesi Gümüştuğ Köyü Yayıkçılar Mahallesindedir. Kilisenin bulunduğu alan geniş çevre duvarlarıyla hisar içerisine alınmıştır.Hisar içerisinde kilise-konut evi-wc-giriş kapısı ve Rumlar tarafından dikilen 6 adet küp armudu halen mevcuttur. Kilise planı Olucak (İmera) Köyü Kilisesiyle benzerlik göstermektedir.Giriş kapısı düzgün yontma taştan yapılmış olup, orijinal yapısını halen korumaktadır.


ŞİŞE(ÇENGELLİ) MAH.KİLİSESİ
Yapı,Torul İlçesi Cebeli Köyü Şişe (Çengelli ) Mahallesindedir.Kilise çevresi duvarlarla avlu içerisine alınmış olup,sütun başlıkları fresko tekniğinde süslenmiş,9 mazgallı penceresi,4 sütunu,3 adet içten ve dıştan yarım yuvarlak apsisi,3 nefti vardır.beşik tonozla örtülü yapının yoğun fresko izleri günümüzde de görülmektedir.Sütunları bir birine bağlayan orijinal gergiler sağlam olup,sütunlardan tavana geçiş kemerlerle sağlanmıştır.


ALINYAYLA (MACARA) KÖYÜ KİLİSESİ
Yapı, Torul İlçesi Alınyayla (Macara) Köyünde bulunmaktadır. 18.yy’ın İlk yarısında yapılmış olup, diğer kiliselerden farklı olarak dik çatıyla örtülmüştür.Köşeleri düzgün yontulmuş köşe taşlarla diğer kısımları moloz taşlarla örülmüştür.


KARŞIYAKA MAH.MERYEMANA KİLİSESİ
Yapı, İl Merkezine 6 km.mesafede Hurda (Alemdar) köyü Karşıyaka mahallesindedir.Titabesi mevcut olan kilise üç apsisli,tek nefli dir. Köşe duvarları düzgün kesme taşla,diğer kısımları moloztaşlarla örülmüştür.Yöredeke diğer kiliselerle benzerlik göstermektedir.


KAYADİBİ MAH.KİLİSESİ VE KONUTU
Yapı, Torul İlçesi Demirkapı Köyü Kayadibi Mahallesindedir. 18.yy’ın ilk yarısında yapılmıştır.Beşik tonoz örtülü,tek apsislidir.Yöredeki diğer kiliselerle benzer özelliklere sahiptir.Hemen yanında kilise görevlisinin konutu yer almaktadır.


HIDRELLEZ MAH.KİLİSESİ
Yapı, Torul İlçesi Demirkapı Köyü Hıdrellez Mahallesinde bulunmaktadır.18.yy yapımı oulp, Beşik tonozla örtülü ve tek apsislidir. Giriş avlusu kemerleri düzgün yontma taşlarla yapılmış olup,diğer kiliselerden farklıdır.Bu farklılık coğrafi şartlardan kaynaklanmaktadır.


MANAT KİLİSESİ
Yapı,Torul İlçesi Gülaçar Köyündedir. Üç apsisli,üç neftli,üç apsisinde üç mazgal penceresi bulunmakta olup, Kilise giriş kapısı düzgün yontma taştan,diğer bölümleri moloztaştan örgülü olan kilise beşik tonoz örtülüdür.


AYVALOS KİLİSESİ
Yapı, Mescitli Köyünden Arnavutlu Yaylasına giderken yolun hemen sağındadır.Küçük dikdörtgen planlıdır. Üzere beşik tonozlo örtülü olup, üzerinde iki adet çam ağacı büyümektedir.Tek neftli,tek apsisli, güneyinde üç adet mazgal pencere vardır.İç duvarlarda yoğun fresk izleri görümlüktedir. Kapısı düz olup,üzerinde beşik tonozlu alınlığı vardır.


AYMUHAL (GÜNDOĞDU) MAH. KİLİSESİ
Yapı,Demir Kaynak Köyü Gündoğdu Mahallesindedir. 1901 tarihinde yapılmıştır Beşik Tonozla örtülü yapı,üç neft, tek apsis,ve yedi pencerelidir. Kilise iki kısımdan oluşmakta olup,birisi giriş avlusu, ikincisi iç mekandır. Sütunlar gergilerle güçlendirilmiş olup, avlunun orijinal kemer geçişleri hala ayaktadır.


SARIUN MAH.KİL.KROM VADİSİ
Yapı, Yağlıdere Köyü Krom Vadisi Sarıun mahallesindedir. Üç apsis, üç neft, bir büyük, üç küçük mazgal pencerelidir. Giriş kapısının hemen üzerinde diğer kiliselerden farklı olarak hac işareti mevcuttur.Yöreye hakim bir tepe üzerinde yer alan yapının tavanı çökmüştür.


UĞURTAŞ KÖYÜ KİLİSESİ
Yapı Torul İlçesi Uğurtaş Köyündedir.Altı stunlu,üç nefli ,üç apsisli ve ondört mazgal pencereli eser beşik tonoz örtü üzerine altı penceresi bulunan altıgenli bir kubbe geçişi ile tamamlanmıştır. Kubbesi tabiat şartlarına bağlı olarak bir bölümü yıkılmıştır.İç Stunları gergilerle desteklenmiş,kemerli geçişlerle de tamamlanmıştır. Giriş kapısı orjinalliğini korumaktadır.


ALPULLU MAH.KİLİSESİ-2
Yapı, Torul İlçesi Uğurtaş Köyü Alpulu mahellesindedir. Üç apsisli, üç neftli ve beşik tonozla örtülüdür. Giriş kapısı orjinalliğini halen korumktadır. Köşeleri yontmataş, diğer kısımları ise moloztaşlarla örülmüştür.


KARAAĞAÇ MAH.KİLİSESİ
Yapı, Merkez Yağlıdere Köyü Karaağaç Mahallesindedir.Girişi orjinalliğini halen korumaktadır. Köşeleri düzgün yontma taşla diğer kısımlar moloz taşla örgülüdür.Yapı beşik tonozla örtülüdür.


KROM VADİSİ ZEMBELEK KİLİSESİ
Yapı, Yağlıdere Köyü Krom Vadisindedir. Düzgün yontma taşla yapılmıştır. Dikdörtgen planlı yapının beşik tonozlu örtüsü çökmüştür.

Konaklar

AHMET KAYA EVİ
Yapı Zemin kat+l kat olarak inşa edilmiştir.Zemin kattaki kışlık odaları,ahır ve kiler bulunur.Yapının Kuzey Cephesi sağırdır.Küçük boyutta iki havalandırma penceresi bulunmaktadır.1. kat sofa etrafındaki odalardan ve mutfaktan oluşur.Yapı kırma çatılı olup, üzeri saç saçak altı ise ahşap kaplamalıdır.



RAFET ÇUBUKÇU EVİ
Süleymaniye Mahallesinde geniş bir bahçe içerisinde, doğu-batı yönünde inşa edilen yapı 2(iki) katlı olarak inşa edilmiştir.Dikdörtgene yakın bir plan şemasına sahip evin zemin kat duvarlarında taş malzeme 1. kat duvarlarında ise ahşap çatkılar arasında kerpiç malzeme kullanılmıştır. Doğu cephede zemin kata girişi sağlayan kapıya, kesme taşlardan yapılmış çift yönlü yedi basamaklı merdiven aracılığı ile ulaşılır.Zemin katta iç Sofa etrafında Kış odalarına ve kilere yer verilmiştir.Kırma çatılı yapının 60cm genişliğindeki saçak sistemi Cumba kısmında kademeli olarak ve daha taşkın bir şekilde yapılmıştır.


AHŞAP KÖY ODALARI
Ahşap Köy odaları Sarıçiçek Köyü, yerleşim alanının içindedir. 2 (iki) adet ev vardır.Evlerin her ikiside kesme taştan, kare planlı olarak yapılmıştır.Ahşap aksamlar ise  ustalar tarafından yapılmıştır.Ahşap odalar hacı Ömer Ağa tarafından,rivayete göre,Arhaviden veya Çaykaradan getirilen ustalara yaptırılmıştır.Birinci yapının cephesinde 2(iki)’şer pencere olup, pencereler yuvarlak kemerlidir. İkinci evin ise tek cephesi açık olup, üç tane küçük ve dikdörtgen penceresi vardır. Her ikisinin de girişinde bir sofa ve sofadan da tek bir odaya giriş vardır.Odaların içi ahşap süslemelerle bezenmiştir.Ahşap işlemeler oldukça ilginç bir örnek niteliğindedir.Ahşap işlemeler bitkisel ve geometrik motiflidir.Tavan ahşap işlemeli ve ortası kabartmalı göbeklidir.



ABDİ BEY KONAĞI
Merkez İnönü Mahallesinde geniş bir bahçe içerisinde yer almaktadır. Dikdörtgen planda Zemin+1 kat olarak inşa edilmiştir.



AYKUT SAN EVİ
Hükümet Caddesiyle Atatürk Caddesinin kesiştiği alanda yer alan yapı,zemin+2 katlıdır.Ahşap çatkı arası dolgu tekniğiyle inşa edilen yapının üzeri sıvalıdır.Alt katlar dükkan üst katlar işyeri olarak kullanılmaktadır.Ana cephesinin 1.katında 4 adet çıkma yer almaktadır.



HİKMET,MAHMUT SAN KARDEŞLER EVİ
Yapı,bahçe içerisinde zemin+1 kat ve çatı katı (Saçakaltı)bulunan yapı ahşap çatkı arası kerpiç dolgu tekniğinde inşa edilmiştir.Karnıyarık planlı yapı kırma çatılı ve eternit örtülüdür.Giriş Kuzey cephesinden ahşap çift kanatlı kapı ile sağlanmaktadır.Ortada bulunan yapının her iki yanında dikdörtgen formlu ikişer pencere açıklığı yer almaktadır.1.kat giriş üzeri çıkmalıdır.Çıkma iki ahşap dikme ile taşınmaktadır.Çıkma ön yüzünde iki yanlarda üçer pencere açıklığı yer almaktadır.Çatı katındada çıkma devam etmekte olup,aynı cephe düzenindedir.Çatı katı dışarıdan köşk oda olarak algılanmakta ise de servis mekanı olarak düzenlenmiştir.



İZZET ULVİ GÜNEŞ YÜCEL EVİ
Yapı, Kelkit İlçesi merkezindedir.Dikdörtgen planlı yapı 2 kat+saçak altı olarak inşa edilmiştir. 1.kat düzgün kesme taşla 2. kat ve saçak altı duvarları ise ahşap,çatkılar arasında kerpiç malzeme kullanılmıştır.1. kat giriş kapısı üzeri cumbalıdır.  Kırma çatılı yapının saçak sisteme kademeli olarak düzenlenmiştir.


DİŞCİ OSMAN YILDIRIM EVİ
Yapı, Merkez karaer Mahallesinde bulunmaktadır. Kare plan üzerine inşa edilen yapının tamamı düzgün yontma taşla tamamlanmıştır. Diğer sivil mimarilerden farklı olarak giriş üzeri cumbası taşla yapılmıştır. Kademeli olarak kırma çatı sistemiyle örtülmüştür.



ERDEMİR AKAGÜN EVİ
Eğimli bir arazi üzerine inşa edilen ev Bodrum kat,zemin kat,1.kat ve çatı katından oluşur.Kareye yakın bir plan düzeni göstermektedir.Güney-Kuzey yönünde inşa edilen yapının Gümüşhane evlerinin genel bir özelliği olan bahçesi vardır.Bodrum ve zemin kat taş malzeme,1.kat ve çatı katı ise kerpiç dolgu malzeme kullanılmıştır.Kırma çatılı olan evin taşkın ve kademeli saçak sistemi çatı ile son derece uyumlu olup, Gümüşhane evlerinin genel özelliklerini yansıtmaktadır.



NURETTİN YÜCE EVİ
Yapı topoğrafyaya uyumlu olarak inşa edilmiştir.11.katın girişinin üzeri cumbalıdır.Cumba altı ahşap dikmelerle desteklenmiştir.Çatı katı aynı düzende olup, cumba üzeri üçgen alınlıklıdır.Arka cephede(Kuzey) doğrudan çatı kata ulaşımı sağlayan merdivenler bulunmaktadır.Yapı kırma çatılı ve sac örtülüdür.



EROL KARABİBER-İBRAHİM ÖMÜRDAĞ EVİ
Yapı, iki katlı olarak inşa edilmiştir.Zemin kat,1. kat ve çatı katından oluşur.Yapıya giriş zemin katta ve ortada bulunan çift kanatlı ahşap kapılar aracılığı ile sağlanmaktadır.Köşk oda olarak algılanabilen ve yöresel dilde “saçakaltı” denilen yer servis mekanı olarak düzenlenmiştir.Yapının güneybatı cephesi bitişik nizamlıdır.kırma çatı ile evin üzeri sac tabakalarla örtülmüştür.



NURETTİN TUNA EVİ
İki katlı olarak inşa edilen evin zemin katında moloz taş, üst katlarında ise kerpiç malzeme ve ahşap kullanılmıştır.Güney cephedeki çift kanatlı kapı aracılığı ile yapıya giriş verilmiştir.Saçak altındaki dikdörtgen formlu yedi pencere açıklığı ile dairesel formlu iki pencere açıklığı dikkat çekmektedir.Yapı beşik çatılıdır.



ESKİ HÜKÜMET KONAĞI
Yapı, Kelkit İlçesi yeni hükümet binasının karşısındadır.  Dikdörtgen plan üzerine inşa edilen binanın günümüzde yalnız birinci kat duvarları ayakta kalmıştır. Pencere ve kapı kısımları düzgün yontma taşla,diğer kısımları da moloz taşlarla yapılıdır.



İRFAN ÇİFTÇİ EVİ
Yapı, Merkez Cumhuriyet Caddesi üzerinde Diktörtgene yakın bir plan şemasında 2 kat+çatı katı olarak inşa edilmiştir.1.kat duvarları düzgün kesme taştan,2. kat duvarları ise ahşap çatkılar arasında kerpiç malzeme kullanılmıştır.İkinci kat ve çatı katı girişi arka cepheden sağlanmıştır. Ana caddede dükkan girişinin üzeri cumbalıdır. Ahşap dikmelerle taşınan cumbanın üzeri üçgen alınlıklıdır.



FAHRİ GÜMÜŞELİ EVİ
Süleymaniye Mahallesinde eğimli bir arazi üzerine doğu-batı istikametinde, dikdörtgen planlı olarak inşa edilmiştir. Zemin kat ve 1. kattan oluşan bir kat düzenlemesine sahiptir.Yapının zemin katı ahşap, hatıl arası moloz, l. Katı ise ahşap çatkılı kerpiç dolgu tekniğinde yapılmıştır.Her iki katta sıvalıdır.Yapıya Batı cephedeki çift kanatlı bir kapı ile giriş sağlanmıştır.Kapının üzerinde taşlığı aydınlatmak için yatay dikdörtgen formlu bir pencereye yer verilmiştir.Yan taraflarda ise birbirinden farklı form gösteren ikişer pencere bulunmaktadır.Zemin katta bulunan ahşap bir merdiven vasıtasıyla yapının birinci katına ulaşılır.1. kat Sofa ve etrafındaki odalardan oluşmaktadır.Kuzeyde wc ve banyoya yer verilmiştir.Semer çatı ile örtülen yapının çatısı saçak sistemi ile uyumludur,bağlantıları iyi sağlanmıştır.



ALİ ERKAN EVİ
Geniş bir bahçe içinde eğimli bir arazi üzerine yapılan ev topografyaya uydurularak inşa edilmiştir.Zemin kat 1. kat ve çatı katından oluşan bir kat düzenine sahiptir.Zemin kat duvarlarına taş malzeme kullanılırken üst kat duvarları bağdadi tarzda inşa edilmiştir.Zemin kata Kuzey-Doğu cephedeki çift kanatlı kapı aracılığı ile girilmektedir.Çift kanatlı giriş kapısı üzerinde kapı ile aynı genişlikte demir parmaklıklı 2(iki)bölümlü bir pencereye yer verilmiştir.Kapının sağ kanadı üzerinde bulunan kapı tokmağı orijinaldir. Zemin katta taşlığın etrafında kış odalarına yer verilmiştir.Zemin katta bulunan ahşap bir merdiven aracılığı ile yapının 1.katındaki sofaya ulaşılır.1. kat; iç sofa etrafındaki odalar mutfak ve wc, banyo bölümlerinden oluşmaktadır.Çatı katına 1. katta bulunan ahşap bir merdivenle ulaşılır.Beşik yapılı çatının saçak sistemi dışarıya taşkın olarak kademeli şekilde düzenlenmiştir.



FAZLI YÜCEL EVİ
Yapı, zemin kat üzeri iki katlı olarak inşa edilmiştir.Yapının üç ayrı kapısı ile her kata ayrı,ayrı giriş sağlanmıştır.Zemin katın giriş güney cephedendir.1. katın girişi ise doğu cephesinden verilmiştir.Kırma çatılı yapının üzeri sac ile örtülüdür.



ERKAN KOCATÜRK EVİ
Yapı, Merkez Bağlarbaşı mahallesinde geniş bir bahçe içerisinde,Muammer KUTLUTAN’ evinin hemen arkasında yer almaktadır.Dikdörtgen plan üzerine Zemin+2 kat olarak inşa edilmiştir.Zemin kat düzgün kesme taştan, 1. ve 2. kat duvarları ise ahşap çatkılar arasında kerpiç malzeme kullanılmıştır.Yapı Gümüşhane evlerinde görülen genel özellikleri yansıtmaktadır.



HACI İMAM KONAĞI(ÖZDENOĞLU KONAĞI)
Yapı, bodrum kat+zemin kat+çatı katı olmak üzere üç katlı olarak inşa edilmiştir.Ahşap çatkı arası dolgu tekniğinde inşa edilmiş olup,üzeri sıvalıdır.Zemin katın arka kısımları taş duvar, ön kısımları ise kerpiç yığma duvar,1.kat dış duvarları kerpiçten yapılmış,iç duvarları ise çamur harçlı bağdadi tarzda yapılmıştır.Kapı  pencereleri, doğrama,döşeme ve tavanlar ahşap, çatı dik beşik çatı olup, örtü sac kaplamadır.



MEHMET KARABEYOĞLU EVİ
Bahçe içerisinde zemin+2kat+çatı katlı yapı ahşap çatkı arası dolgu tekniğinde inşa edilmiş olup,üzeri sıvalıdır.Karnıyarık plan tipindeki yapı beşik çatılı Marsilya kiremit örtülüdür.Zemin katında servis mekanları yer almaktadır. 1.kat sahanlığının altındaki ahşap çift kanatlı kapıdan eve girilmektedir.2. kat giriş üzeri çıkmalıdır.2. kat ve çatı katında devam eden çıkmadaki cephe düzeni ayrıdır.Batı cephesinde 1. ve 2. katta 2 şer küçük, 2’şer de büyük boyutta olmak üzere 4’er pencere açıklığı, doğu cephesinde ise 1. ve 2. katlarda 3’er pencere açıklığı yer almaktadır.



HASAN FEHMİ ATAÇ  KONAĞI
Hasanbey Mahallesinde Yetiştirme Yurdu alt tarafında geniş bir bahçenin içerisinde bulunmaktadır.Zemin kat+1 kat+çatı katı olmak üzere üç katlı olarak inşa edilmiştir.Güney-Kuzey istikametinde yapılan ev dikdörtgen planlıdır.Günümüzde bakımlı bir bahçe düzenlemesine sahiptir.Bina köşelerinde kesme taş kullanılmış,Tavanda ise ahşap kirişler vardır.Zemin kattaki taşlığa güney cephedeki çift kanatlı kapı aracılığı ile girilmektedir.Kapı üzerinde bulunan ve Gümüşhane evlerinin genel bir özelliği olan kapı tokmağı dikkat çekicidir.Yapının zemin katının tabanı özel olarak hazırlanmış kesme taşlarla döşenmiştir.Taşlıktan 1. kata ahşaptan yapılmış yarım döner merdivenle çıkılmaktadır.1. kat evlerin esas yaşama alanıdır.Çatı katına 1.kattan geniş bir çeyrek döner merdivenle çıkılmaktadır.Çatı beşik çatı olup,dışarıya 70 cm taşkındır.


ZEKİ KADİR BEY KONAĞI
Eski Gümüşhane’de Süleymaniye Camiinin güneyinde yer alır.Gümüşhane’nin Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi mebuslarından Zeki KADİRBEYOĞLU’na aittir.Yapı bir bahçe içerisinde kare plan üzerine iki katlı olarak yapılmıştır.Doğu-Batı istikametinde yapılan ev iç sofalıdır.Konağın cephe düzenlemesinde 19. yy. Türk konut mimarisinin özellikleri görülmektedir.Doğu ve Kuzey cephesindeki kitabelerde Kur’an-ı Kerim’den ayetler,dualar kalem işi süsleme ile yazılmıştır.
Kitabe ve Anlamı :
-En-nezâfetu mine-l îmân: ( Temezlik imandandır.
-Men mate garibe,fe-kad mate şahiden,sadaka resulullah :(Gurbette garip olarak ölen şehit olarak ölmüştür.Allah Resulü doğruyu söylemiştir.
-Ali :(Hz.Ali k.v), Hüve :(O Allah),Ya Fettah :(Ey kullarının kapalı işlerini açan Allah)
-İnna Fetehna leke fethan Mubina :(Biz sana apaçık bir fetih verdik)
-Allah,Muhammet,Ebu Bekir, Ömer, Osman



İBRAHİM ÖZDEN EVİ
İki katlı olarak inşa edilmiştir.Giriş güney yönde zemin katta ve ortada bulunan çift kanatlı ahşap kapılar ile sağlanmıştır.Topoğrafyaya uyumlu olarak inşa edilen yapının kuzey cephesinin çatısı yol seviyesindedir.



RAMİZBEY KONAĞI
Yapı zemin kat ve birinci kattan oluşur.Evin zemin katına doğu cephedeki çift kanatlı kapı ile girilir.Zemin kat taşlığın etrafındaki odalardan ve mutfaktan oluşur.1. kat her iki yandan çıkmalıdır.Çıkma ön yüzlerinde dikdörtgen formlu üçer pencere, ortada ise kemerli iki pencere açıklığı yer alır.Kırma çatılı yapının üzeri günümüzde sac tabakalarla kaplanmıştır.



İHSAN FAZLI ENKA EVİ
Yapı, Bahçe içerisindedir.Zemin kat+1 kat ve Çatı katında(saçakaltı)bulunan yapı ahşap çatkı arası dolgu tekniğinde inşa edilmiştir.Zemin katta ortada bahçeye açılan bir kapı kapının yanlarında ise formu sonradan değiştirilmiş birer pencere açıklığı bulunmaktadır.1. kat giriş üzeri çıkmalıdır.Çıkma yan yüzlerinde birer,ön yüzünde üçer pencere açıklığı yer almaktadır.Çıkma üzeri çatı katında belli bir dönem balkon olarak kullanılmıştır.Ortada bir kapı yanlarında birer pencere bulunmaktadır. Sokağa bakan penceresi iki katlıdır.Bu cepheden birinci kata doğrudan giriş vardır.Burada da ortada bir kapı,yanlarda ikişer pencere açıklığı, giriş üzerinde de çatı katına ait balkon yer almaktadır.Çatı katıda birinci katla aynı düzendedir.Karnıyarık planlı yapı kırma çatılı ve eternit örtülüdür.



ŞAHBENDEROĞLU KONAĞI
Bahçe içerisinde zemin+1 katlı yapı,ahşap çatkı arası kerpiç dolgu tekniğinde inşa edilmiş olup, üzeri sıvalıdır.Yapıya giriş ise doğu ve güney cephelerde bulunan iki ayrı kapı ile sağlanmaktadır.Esas giriş doğu cephesinde olup,zemin katında ortada çift kanatlı kapı,kapının solunda iki pencere açıklığı bulunmaktadır.Yapının her yerinde ahşap ve kalem işi tarzında çeşitli süsleme unsurları görülmektedir.
Kitabe ve Anlamı:
-Ya hafız:(Ey bütün kaza ve belalardan koruyan Allah)
-Ya Fettah:(Ey kullarının kapalı işlerini açan Allah)
-En-nezafetu mine’l iman:(temizlik imandandır)
-İnna fetehna leke fethan mubina:(Biz sana apaçık bir fetih verdik)
-Men mate gariben fe-kad mate şehiden.Sadaka Resulullah:(Gurbette garip olarak ölen şehit olmuştur.Allah Resülü doğruyu söylemiştir.
-Meslina,Mernuş,Şazenuş:(Bu üç kelime Ashab-ı kehf’den üç kişinin adıdır.)



HACI FİKRET EVİ
Yapı Şiran İlçemiz Merkezinde ana cadde üzerinde yer alır. 2kat+çatı katı olarak inşa edilmiştir.Kareye yakın bir plan şemasında yapılmıştır.1.katı düzgün kesme taştan yapılı olup,diğer katlar ise ahşap çatkılar arasında kerpiç malzeme kullanılmıştır.Dükkan girişi üzeri cumba mimarisinde yapılmıştır.



İKİSU KÖYÜ TARİHİ  EVLERİ
Yapılar Torul İlçesi İkisu Köyünde Karaca Mağarasına giderken yolun sağ alt tarafındadır. Evler  Gümüşhane-Trabzon karayolundan da görülmektedir. Evler genelde iki ve üç katlıdır.Katların kullanım amaçları ve işlevleri bir birinden farklıdır.Evlerin cepheleri sokağa veya manzaraya yönlendirilmiştir.yapılarda kullanılan ana malzeme, mahalli taş,kerpiç ve ahşaptır.Evlerin genelinde iç sofhalar vardır.Çatılar genellikle yapılar ile uyumlu, taşkın ve kademeli saçak düzenlemeleri vardır.Evlerin dış cephe duvarları genellikle saman karışımlı sıva ile kaplanmış ak toprakla da badanalanmışlardır.Bu yapılarda yaşayanlar fizyolojik ve psikolojik açıdan kendilerini çok daha sağlıklı hissetmektedirler.



PAPAZ KONUTU
Yapı, Dumanlı (Santa) Köyü Piştovli mahallesindedir. Dikdörtgen planda yapılmıştır. Düzgün kesme taşla tamamlanan yapı, beşik tonoz örtülüdür.



ADİL BALYEMEZ EVİ
Yapı, zemin kat,1. kat ve çatı katından oluşur.Yapıya giriş güney cephede ve zemin katta bulunan çift kanatlı ahşap kapı ile sağlanmaktadır.Batı cephesi sokağa bakmaktadır.Zemin katı tamamen sağırdır.Doğu cephesi ise harşit çayına yöneliktir.Beşik çatılı yapının üzeri sac tabakalarla kaplanmıştır.



ESKİ HÜKÜMET KONAĞI
Yapı, Eski Gümüşhane (Süleymaniye) mahallesindedir.Dikdörgen planlıdır.Günümüzde 1. kat duvar kalıntıları ayakta kalmıştır.


KONUT EVİ
Yapı, Merkez Güzeller Mahallesindedir. 2 kat+ saçak altı kat olarak düzenlenmiştir.1. kat düzgün kesme taşla inşa edilmiş,2. kat ve saçak altı kat ahşap çatkı arası dolgu tekniğiyle yapılmıştır. Ev kademeli kırma çatı tekniğiyle tamamlanmıştır.


MAHMUT KARAKULLUKÇU (MEDİHA) EVİ
Yapı,zemin+l katlı ve yöresel dilde (saçakaltı) denilen çatı katıda mevcut olup,bahçe içerisinde bulunmaktadır.Yapının esas girişi güney cephesidir.Zemin kata giriş çift kanatlı ahşap kapı aracılığıyla sağlanmıştır.Yapıdaki pencereler ½ oranında ve dikdörtgen formludur.Kuzey cephedeki ahşap çift kanatlı kapı ile doğrudan 1. kata girilmektedir.1.katta 6 pencere,çatı katında ise 4 pencere açıklığı yer almaktadır.Karnıyarık planlı yapı beşik çatılı ve teneke örtülüdür.



ŞEHRİ GERGİN VE VARİSLERİ EVİ
Yapı, İl Merkezinde Ana cadde üzerinde belediye binasının karşısında yer almaktadır.Kare plana yakın zemin+2 kat üzerine inşa edilmiştir.Zemin kat düzgün yontma taşlarla, diğer kat duvarlarında ise ahşap çatkılar arasında kerpiç malzeme kullanılmıştır. Ana cadde üzerinde dükkan giriş katının üzeri cumbalıdır. Kırma çatılı yapının Cumba kısmından başlayarak çatı kademeli olarak yapılmıştır.



HÜSEYİN ESKİCİOĞLU EVİ
Yapı, iki katlı olarak inşa edilmiş, zemin ve 1. katlarına ulaşımı sağlayan iki ayrı giriş kapısı vardır.Pencereler ½ oranında dikdörtgen formlu ve demir parmaklıdır.Kırma çatılı yapının üzeri sac örtülüdür.



MEHMET AKSOY EVİ
Bahçe içerisinde zemin+1+çatı katlı yapı ahşap çatkı arası dolgu tekniğinde inşa edilmiş olup,üzeri sıvalıdır.Karnıyarık planlı yapı beşik çatılı ve Marsilya kiremitle örtülüdür.Yapıya giriş güney cephedeki çift kanatlı ahşap kapıyla sağlanmaktadır.1.kat giriş üzeri çıkmalıdır.Çıkma iki ahşap dikme ile taşınmaktadır.Bu katta çıkma ön yüzünde 2, yan yüzünde birer yanlarda ise ikişer olmak üzere 8 pencere bulunmaktadır.Çıkma uzantısı çatı katına da uzanmaktadır.Ve cephe düzeni 1.katla aynıdır.Batı cephesinde 1.katında 2 pencere açıklığı bulunmakta olup,doğu cephesi sokağa bakmaktadır.Zemin katında 3 adet kare formlu birinci katında ise dikdörtgen formlu 3 pencere açıklığı yer almaktadır.



OSMAN AKTÜRK EVİ
Yapı, zemin+2katlı,bahçe içerisinde yer alır.Bir kısmı taştan yığma tekniğinde, bir kısmı ise ahşap çatkı arası dolgu tekniğinde inşa edilmiştir.Yapının ana giriş cephesi kuzey yönden bahçeye bakmaktadır.Bu cephe bodrumun üzeri zemin+2 kat olup,zemin katın ortasından 8 taş basamaklı İran kemerli kapıya ulaşılmaktadır.1.kat girişi üzeri balkonlu kapının her iki yanında ikişer pencere vardır.2.kat birinci katla aynı düzendedir.1.katta iki mazgal,dört normal pencereli ve küçük balkonludur.2.kat 2 mazgal 6 normal boyutlu pencereli olup,önü balkondur.Doğu(Sokağa bakan) cephesi her katta 4’er İran kemerli pencereli kat araları profilli taş silmelidir.Doğu ve güney cephesinin arası iki yanı planlı çokgen biçiminde planlanmıştır.



MUAMMER KUTLUTAN EVİ
Yapı, iki katlı olarak inşa edilmiştir.Yaya giriş ortadaki çift kanatlı ahşap giriş kapı ile sağlanmaktadır.Zemin kat girişinin üzeri çemberlidir.Ahşap dikmelerle taşınan cumba altı kemerlidir.Cumbada ön yüzde iki,yanlarda üçer pencere açıklığı bulunur.Yapı kırma çatılı olup, üzeri sac tabakalarla örtülüdür.


YAĞMURDERE KÖYÜ TÜRK EVLERİ
Evler, merkez Yağmurdere Köyünde bulunmaktadır.Kare plana yakın, iki katlı inşa edilen evlerin en belirgin özellikleri kalın taş duvarlarla ve dik çatılı örtü sistemiyle yapılmış olmalarıdır.Yapı planları tabiat şartlarına bağlı olarak oluşmuştur.



ŞAMANLI MAH.RUM EVİ
Evler, Yağlıdere Köyü Krom Vadisinde, Şamanlı Mahallesinde yer almaktadır. Kare plan üzerine  yapılmış evlerin 19.yy.’da yapıldığı yöre halkı tarafından ifade edilmektedir. Yapılarda taş işciliğinin tüm güzel örneklerini görmek mümkündür. İki ve üç katlı olarak yapılan evlerin tüm kat geçişleri iç kemer ve taş örmeleriyle yapılmış olup, tavanlarda ve pencerelerde ahşap işciliği görülmemektedir.



TAŞ MAĞAZA
Yapı, Süleymaniye mahallesindedir.  Süleymaniye deresinin her iki yakasını birbirine bağlayan yolun üzerinde derenin doğusundadır. Dikdörtgen plan üzerine moloz taştan yapılmış mağazadan günümüze tabiat şartlarına bağlı olarak sadece doğu ve güney duvarları ayakta kalmış, diğer taraflar tahrip olmuştur.


İŞLİ KAYA ODASI
Kaya odası Kelkit İlçesi Özen(İskah) Köyü sınırları içerisinde Gümüşhane –Kelkit Devlet kara yolu, Özen Köyü yol ayrımından doğu istikametinde 300 metre mesafede büyük kaya kütlesinin Özen Köyü ve Kelkit vadisine bakan hakim bir noktasındadır. Büyük kaya kütlesinin tabandan 10 metre yükseklikte  içi oyularak barınma ve korunma amaçlı olarak yapılmıştır. Odaya giriş taş merdivenle sağlanmakta iken, günümüzde taş merdivenler tahrip olmuştur. Yöre halkı bu kaya odasında yaşayan kişinin çok zengin ve yöre ağası olduğunu ifade etmektedirler.



BAHATTİN KÖKSAL EVİ
Yapı, Merkez karaer mahallesi Gazi Sokakta yer almaktadır. Kare plan üzerine yapılan ev 2+saçak altı olarak yapılmıştır. Yapının 1. katı taş duvarla ikinci katı ve saçak altında ise ahşap çatkılar arasında kerpiç malzeme kullanılmıştır.  Dik çatı ile örtülmüştür.

Köprüler


BALCILAR  MAH.( YAZILITAŞ) KÖPRÜSÜ
Yapı,13 metre uzunluğunda 3.70 metre genişliğinde 8.50 metre yüksekliğinde moloztaş örgülüdür.Günümüzde hala kullanılmaktadır.



GÜVEMLİ (HAVİYANA) KÖPRÜSÜ
Yapı,İlçenin 12 km.güneyinde bulunan Güvemli Köyündedir.10.20 metre uzunluğunda 2.85 metre genişliğinde ve 6 metre yüksekliğindedir. Düzgün yontma taşla yapılı tek kemeri vardır.Yan duvarları moloz taşla örgülüdür.Üzerinden ise beton köprü ile geçiş sağlanmaktadır.



SALİHBEY KÖPRÜSÜ
Yapı, Torul İlçesi Merkez Çit Deresi üzerindedir.Tek sivri kemerlidir. Kemer düzgün yontma taşla,üzeri ve yan bağlantılar ise moloz taşla örülüdür.



SARIBABA KÖYÜ KÖPRÜSÜ
Yapı, Kürtün İlçesi Sarıbaba Köyündedir. Tek kemeri yontma taştan inşa edilen yapının diğer kısımları moloz taşla tamamlanmıştır. Köprünün bulunduğu dere  üzerinde 9 adet daha tarihi kemer köprü mevcut iken, büyük bir sel felaketi sonucu hepsi yıkılmış geriye tek bu köprü kalmıştır. Bu köprü söz konusu sel felaketinde tahribe uğradığı halde  ayakta kalmış ve köylüler tarafından onarılarak, korkulukları sonradan ilave edilmiştir.



KROM KÖPRÜSÜ
Yapı, Merkez Yağlıdere Köyü Krom Vadisindedir. Düzgün yontma taşla yapılmış olan yuvarlak kemerin benzerlerinden farkı çevresinin moloz taşlarla tamamlanmamış olmasıdır.



YAĞLIDERE (BAZBENT)KÖPRÜSÜ
Yapı, Merkez Yağlıdere Köyü  vadisinde yer almaktadır.Tek ve geniş kemeri düzgün yontma taşla, diğer kısımları moloz taşlarla tamamlanmıştır. Korkulukları sonradan onarım sırasında yapılmıştır.



TOHUMOĞLU KÖPRÜSÜ
Gümüşhane-Erzurum yolunun Tohumoğlu kesimindedir.Selçuklu dönemi yapısı olduğu sanılmaktadır.İki gözlü hafif sivri kemerli bir köprüdür.Küçük taşlardan yapılmıştır.Gözlerindeki küçük nişlerin çinilerle süslü olduğu söylenmektedir.Ekim- 1575 Ferruh Zad Oğlu Halebi tarafından yaptırılmıştır.



KÖPRÜBAŞI KÖPRÜSÜ
İlçe Merkezinin kuzeyinde ve Gümüşhane-Trabzon yolu üzerindedir.Kesme taştan,özenli bir taş örgüsüyle yapılmıştır.Tek gözlü ve sivri kemerlidir.Kesme taştan korkulukları vardır.Yapı sağlam olup,günümüzde kullanılmaktadır.



HARŞİT KÖPRÜSÜ
Torul İlçe Merkezinde bulunan köprünün yapımı 1890’dır. 68.25 metre boyunda 6 metre genişliğinde 9.30 metre yüksekliğinde düzgün  kesme taştan yapılmış,yuvarlak kemerli 3(üç) gözlü iki topuklu Dere yatağı içindedir. İki ayağı ve kenarlarındaki ayaklar üzerine kurulmuştur.Korkulukları kesme taştan yapılmıştır.Günümüzde hala kullanılmakta olup,bir araç geçişine uygun genişliği vardır.İlçe Merkezinin iki yakasını bir birine bağlayan tek köprüdür.



TAŞ KÖPRÜ
Yapı,Torul İlçesi kalkanlı Köyü içerisindedir.Köprü eski Gümüşhane-Trabzon karayolu üzerindedir. Tek gözlü ve yuvarlak kemerli yapı Vakıflar Bölge Müdürlüğünce restore edilmiştir.



SANTA KÖPRÜSÜ
Yapı, Merkez  Dumanlı Köyü sınırları içerisindedir. Çakallı Mahallesini Zurnacili mahallesine bağlamaktadır.Tek gözlü yuvarlak kemeri düzgün yontma taşla, diğer kısımlar moloz taşla örülüdür.



KEMER KÖPRÜ
Merkez Dibekli Köyündedir. Tek Kemer gözlü olarak inşa edilmiştir.Kemer kısmı yuvarlak olup,moloztaş işciliklidir.



ÇANAKÇI KÖYÜ KÖPRÜSÜ
Şiran İlçesi Çanakçı Köyü deresi üzerinde Çanakçı-Ören kale köyüne ulaşan yolun üzerine inşa edilmiştir. Yapı tek kemerli yüksekliği ve eni 5 metredir.Köprü sert kesme taşlardan yontularak yapılmış, üzerinde hicri 1424 tarihli Arapça yazılı bir yazı bulunmaktadır.Yapı halen kullanılmaktadır.



KANBERLİ KÖPRÜSÜ
Merkez Canca Mahallesindedir.Harşit Çayı üzerende yer alan köprü tek gözlü yontma taşlarla inşa edilmiştir.Osmanlılar döneminde yapıldığı sanılmaktadır.Kısmi bir onarımdan geçirilen köprünün kitabesi yoktur.



SÜLEYMANİYE KÖPRÜSÜ
Eski Gümüşhane’de Camii Sağır Mahallesinde yuvarlak kemerli, tek gözlü moloz+kesme taştan yığma tekniğinde yapılmıştır.Korkuluğu ve yazıtı yoktur.Üzeri toprak olup, kemeri payanda ile desteklenmiştir.



İLECİK KÖPRÜSÜ
İlçe Merkezine 30 km.mesafededir.Yapı,İlecik Köyü Cizere deresi üzerinde tek gözlü,sivri kemerli 25.80 m.uzunluğunda 3.70 metre genişliğinde 8 metre yüksekliğindeki köprü Cenevizliler zamanında yapılmıştır.



GÜMÜŞKAYA(KODİLBAHÇE) KÖPRÜSÜ
Gümüşkaya Köyü yolu üzerindedir.Tek gözlü ve kesme taştan yapılmıştır.Hafif sivri kemerlidir.Günümüzde kullanılmaktadır.



YALINKAVAK KÖPRÜSÜL
Yapı, Torul İlçesi Yalınkavak Köyü içerisindedir.Tek yuvarlak kemerli olan köprünün,kemer taşları düzgün yontma taşla diğer kısımları moloz taşla örgülüdür.Daha sonra üzerine beton köprü yapılmış olup, beton köprünün üzerinde ise korkuluklar yapılmıştır.



MAMATLI MAH.KÖPRÜSÜ
Yapı,Torul İlçesi  Ugurtaş Köyü Manatlı mahallesine giden yol üzerindedir. Ayakları iki ana kaya kütlesi üzerine oturtulmuştur.Düzgün yontma taşla yapılan kemerin diğer kısımları moloz taşla tamamlanmıştır.



ORTA MAH.KÖPRÜSÜ
Yapı, Torul İlçesine 25 km. mesafede Gümüştuğ Köyü Orta Mahallesindedir.Tek Kemerli düzgün yontma taşlardan yapılı Yan duvarları moloz taşla örgülüdür.Üzerinden yeni yapılan bir beton köprüyle geçiş sağlanmıştır. Köprü 8.70 metre uzunluğunda ve 3 metre genişliğindedir.



KEMER KÖPRÜ
Yapı, Torul İlçesine 25 km.mesafede Gümüştuğ köyünün Baş Mahalle yerleşimindedir. Tek kemerli olan Köprünün Kemeri düzgün yontma taştan yan duvarları ise moloz taştan örülmüştür. Günümüzde halen kullanılmaktadır.



KEMER KÖPRÜ
Yapı, Torul İlçesi Dedeli Köyündedir. Sarp bir dere üzerinde  ulaşımı sağlayan köprünün,kemeri düzgün yontma taşla,diğer kısımları moloz taşla yapılmıştır. Yapı sulama ve geçiş amaçlı olarak kullanılmıştır.



KOPUZ KÖYÜ KÖPRÜSÜ
Köyün Kuzeybatısında yer almaktadır.9.70 metre uzunluğunda 2.50 metre genişliğinde 2.90 metre yüksekliğinde tek gözlü, yuvarlak kemerli olup, Kemeri düzgün kesme taştan,yan duvarları ise moloztaştan örülmüştür.



YILDIZ KÖYÜ KÖPRÜSÜ
Yıldız Köyünde bulunan yapı, İlçenin 14 km.Güney batısındadır.Köyün hemen girişindeki yapı 26 metre uzunluğunda 3.85 metre genişliğinde ve 9 metre yüksekliğindedir. Sivri Kemerli,Kemer kısmı düzgün kesme taştan yapılmış, Yan bağlantı bölümleri ise,moloz taştan örülüdür.Güneydoğusu kısmen yıkık durumdadır.



SÖĞÜTAĞIL KÖYÜ KÖPRÜSÜ
Yapı, Merkez Söğütağıl köyü içindedir.Düzgün yontma taşla yapılan tek kemerli köprünün diğer kısımları moloz taşlarla tamamlanmıştır.



KEMER KÖPRÜSÜ
Yapı, Torul İlçesi Gülaçar köyü Esentepe mahallesindedir. Yuvarlak kemerli köprünün kemeri düzgün yontma taştan, diğer kısımları moloz taştan yapılmıştır. Sağlam vaziyette olup,günümüzde kullanılmaktadır.



MERYEMANA MAHALLESİ KÖPRÜSÜ
Yapı, Kürtün İlçesi yaylalı Köyü Meryemana Mahallesindedir. Tek Kemerli Köprü Yontma taşla inşa edilmiş,diğer kısımlar moloz taşla tamamlanmıştır. Meryemana Kilisesine ulaşımı sağlamak amacıyla yapılmıştır.



TARİHİ  AT  NALI KÖPRÜSÜ
Yapı, Torul İlçesi Zigana (Kalkanlı) Köyünden Zigana Turizm Merkezine giden eski Gümüşhane-Trabzon Devlet Karayolu üzerindedir. Düzgün yontma taşla yapılan yuvarlak at nalı kemerin diğer kısımları düzgün moloz taşlarla tamamlanmıştır.



TAŞ KÖPRÜ
Yapı, Merkez Yağmurdere  Köyü taş köprü mevkiindedir. Taş köprü Yaylası ve çevresi ismini bu Köprüden almaktadır. Köprü iki ana kaya kütlesi üzerine oturtulmuş olup, tek gözlü yuvarlak kemeri düzgün kesme taştan yapılmış, diğer kısımları ise moloz taşla tamamlanmıştır.



TARİHİ İPEK YOLU KÖPRÜSÜ
Yapı,Torul İlçesi Kalkanlı(Zigana) köyü sınırları içerisinde tarihi ipek yolu üzerindedir.Tek ve sivri kemerli yapının kemeri düzgün yontma taşla yapılmış olup,diğer kısımlar moloz taşla tamamlanmıştır.



MERYEM ANA KÖPRÜSÜ
Büyükçit Köyü Vadisinde Çit deresi üzerinde Yaya amaçlı kullanımı için Meryem Ana manastır kilisesine ulaşım amacıyla yapılmıştır.Tek ve geniş gözlüdür.Hafif sivri kemerli küçük taşların ustalıklı dizilmesiyle inşa edilmiştir.Yapının yan duvarları ise moloz taşla örülmüştür.Günümüzde sağlam vaziyette, kullanılmaktadır.

Hayatın Dönüm Noktaları (doğum, çocukluk, sünnet, evlenme, askerlik-gurbetlik, ölüm gelenekleri)

Bebegi yedilemek :

Bebeğin doğumunun yedinci günü loğusa anne ayağa kaldırılır, tesbihle dualar okunur, bu tesbih su dolu tasa koyulur, bebek de yıkanır. En son tastaki okunmuş su anne ve bebeğe dökülür ve iyi dilek ve dualarla yıkanır. Yedinci günde yine yakın akraba, eş, dost eve gelir, misafirler yedirilir ve özellikle tatlı ikram edilir. Bugün, loğusa annenin iyileşip ayağa kalkmasının mutluluğunun yaşandığı bir gündür.

Bebeği Kırklamak :

Bebeğin doğumunun kırkıncı günü aynen yedinci günde olduğu gibi tesbihe dualar okunur. (7.günde dualar 7 kez.40.günde 40 kez okunur.) tesbih su dolu kaba konur, içinde çevrilir, anneye abdest aldırılır, bebek yıkanır, en son bu kaptaki su anne ve bebeğe dökülür.
Bu kırkıncı günde evde Yasin okutulur. Eş dost çağırılır, gelenler hediyeleri ile gelirler, çocuğa bakar ve “Allah analı babalı etsin, çocuk anası babası ile sevilir.” Gibi iyi dileklerde bulunurlar.
Halkımız arasındaki yerleşmiş uygulamaya göre kırkı çıkmamış (doğumdan itibaren 40 gün geçmemiş) bebeğe evden dışarı çıkarmak iyi değildir. O yüzden bebeği kırklamak anne ve bebeğin dışarıya rahatlıkla  çıkmasını sağlar.

Diş hediği :

Çocuğun ilk dişi çıktığı ve bunun görüldüğü zaman aile bireyleri, eş dost bunun mutluluğunu yaşamak için bir araya gelir ve halk arasında hedik denilen bir karışım yapılıp yenir.

Bunun için buğday haşlanır, istenirse bunun üzerine şeker tozu serpilir yada içine çemiç, dut (yazın dutların olgunlaşıp dökülmesi sonucu elde edilen kuru dut) katılarak lezzetli bir karışım elde edilir. Hediğin bir kısmı çocuğun başından dökülür, kalan hedik ve kuru yemiş eş dostça yenir.

Çocuğun ilk dişinin çıktığını en önce gören hedik yemeye gelirken çocuğa hediye alır.

Hedik yapılan gün çocuk aile fertlerinin eş dostunun yanında yere oturtulur, önünde bazı meslekleri simgeleyen sembolik eşyalar konur. Mesela, Tarak Berberi, Kuaförü, Bıçak; Kasabı, Makas; Terziyi, Kağıt-Kalem; çocuğun okuyacağını ifade eder.
Çocuk önünde duran bu eşyalardan en önce hangisine elini uzatırsa ilerde o mesleğe sahip olacağı düşünülür, tercihe göre sevinilir.
Böylece çocuk işin latifesi de olsa meslek seçimi konusunda ilk adımını atmış olur.
Çocuğun, ilk olarak saçının kesilmesi de özellik arzeder. Şöyle ki : Çocuk 1 yaşına geldiğinde saçı kesilir. Kesilen saç, terazinin bir kefesine konur, öbür kefeye (Varlık durumuna göre) para konur. Kefeler aynı düzeye saçlar alınır ve saklanır. Paralarda yoksullara dağıtılır.
Konuşmak için uygun yaşa gelip de henüz konuşamayan çocuklar köylerde Cuma günü ahıra götürülür. İneğin yularına yada ahırda mengüre (hayvanın bağlandığı yer) bağlanır. “Hayvan ise mele, insan ise söyle) denir. Yastığının altına yılan kabuğu ve deve tüyü konur.
Nazardan korunmak için de çocuğun alnına kara sürülür. Nazarı değdiğine inanılan kişinin giyiminden bir parça alınıp yakılır ve çocuğa koklatılır.

Sünnet :

Erkek çocukları için dinimizin bir gereği olan ve erkekliğe ilk adımın ifadesi anlamında sünnet merasimi, köylerde ve merkez de farklılık arzeder.
Köylerde, sünnetçi geldiğinde muhtar, tellalla haber verir. Çocuk yıkanır, hazırlanır. Sünnetçiyle birlikte dolaşan köyün imamı ilahi okur. Ayrıca bir tören yapılmaz. Merkezde ise sünnet düğünleri yaygındır. Sünnet sırasında sünnet olan çocuğun elini yada kolunu tutan, kucağına alan ve çocuk üzerinde baba hakkı taşıyan kirvenin yeri özeldir ve sorumlulukları fazladır.
Kirve sünnet olan çocuğa eskiden kırmızı lira takardı. Bugün de buna eş değerde hediye alır veya altın takar. Kirvenin karısı da baklavaya da tatlı yapar ve hediyesiyle gelir çocuğu ziyaret eder.
Sünnet olan çocuğu ziyarete gelen eş-dost da hediye getirir; ailenin maddi durumu ve seçimine göre tertip edilmiş sünnet törenine katılır. Bu tören evde ya da salonda okutulan mevlüt şeklinde olabilir.
Sünnet olmadan evvel de çocuk yakınları ve arkadaşları ile birlikte köylerde atla, merkezde araba ile gezdirilir ve eğlendirilir.
Evlenme :
 İnsan hayatının önemli bir bölümünü kapsayan, evlilik ve öncesinde yaşanan bir dönemdir. Bu dönemde ağızdan ağıza anlatılanlarla veya devam eden uygulamalarla günümüze kadar gelmiş töreler vardır.
Yaradılışı gereği insanoğlu tek başına yaşayamaz. Her zaman hayatını paylaşacağı, birlikte yaşayacağı kimseye ihtiyaç duymuştur.
Birlikte yaşama isteği, sevgi saygı ve hoşgörüyle birleşince zamanla meşruluk kazanarak evliliğe dönüşmüştür. Evlilik Türk kültüründe önemli bir yere sahiptir.
         Gümüşhane yöresinde düğün kültürünün anlatımına yöresel olan şu mani ile başlayalım.
         Elmanın irisini
         Kış yedi birisini
         Evlenmek bir keredir.
         Seç de al iyisini
         “Ata binmesi bir ayıp, inmesi iki ayıp” sözüyle evliliğin geri dönülecek bir yol olmadığı, “Kırk ölçüp bir biçmek” deyimiyle de doğru karar vermenin önemi vurgulanır.
Gümüşhane yöresinde evlenme yaşı çok önceleri kızlarda 15-16, erkeklerde ise 15-20 olarak belirlenirdi. Köylerde erken evlenme çiftçi olan aileye işgücü katkısı sağlama, büyüklere hizmet, bir de “Erken evlen döl alır, erken kalkan yol alır” atasözünden olduğu gibi nüfusun çoğalması amacıyla yapılırdı. Ancak günümüzde eğitim ve öğretim, maddiyat ve bu gibi nedenlerden dolayı evlilik yaşı yükselmiştir.
Kız veya erkeğin çağı gelince, bilhassa erkek çocuğun anne ve babasında bir telaş başlar, oğullarına eli yüzü düzgün, güzel huylu, becerikli, temiz bir aileye mensup bir gelin adayı bulabilmek amacıyla özellikle oğlan anası, (oğlunun da gönlünden geçenleri öğrenerek) ana oğul çok yakın akrabalar kendilerine göre en iyisinde anlaşırlar. (Ancak günümüzde olay farklılık kazanmıştır. Evlenecek kişilerin görüşleri ön plana alınmaktadır. )
Görücü Gitme :
Evlenme, köylerde bilhassa görücü usulüyle olur. Oğlanın anası babası gelin adayını tanır. Gelin adayı tanındıktan sonra kızı aile yaşantısı titizlikle araştırılır. Kızın becerikliliğini anlamak için halı üzerinde bulaşık yıkattırılır, etrafı kirletmeden bulaşık yıkanırsa adayın becerikli olduğu anlaşılırdı. Örgü ören bir hanım, yumağını koltuk ve kanepe altına bilinçli olarak gönderir, yumak geriye toz almadan gelirse, evin temizliği hakkında bilgi edinilirdi. Erkek anası tarafından kızı görüp beğenmenin bir yerinin de hamamlar olduğu söylenir. Bütünü bu incelemelerden sonra, kızın kendilerine denk olduğu intibasına varırlar. Erkek tarafından kız isteme konusunda becerikli olan iki hanım, kız evine gönderilir. Bu gidişler habersiz olur. Geleneklere göre evinde kızı olan aileler her zaman derli toplu olmak mecburiyetindedir. Çünkü her an kapısı çalınabilir.
Görücüler gelme nedenleri bilinsin bilinmesin geleneklerimiz gereği güler yüzlü karşılanırlar. Uzaktan gelenlere çeşitli ikramlar yapılır. Görücülerin başı, geliş nedenlerini bilmeyen aileye çeşitli espirilerle geliş nedenlerini anlatır. Sohbet sırasında evin tertip düzeni evden geçirilir. Bu arada kızı ve ailenin ağzı yoklanır. Gelen görücülerden kızın haberi varsa, giyinir, süslenir, görücülerin karşısına çıkar. Bu davranış görücüler için müsbet bir cevaptır. Edinilen olumlu izlenimlerden sonra sıra dünürcü gitmeye gelir.

Dünürcü Gitme :

Beğendikleri kızı oğullarına almak isteyen aile birkaç yakınını alarak kız evine gider. Buna “dünürcü gitme” denir. Dünürcüler havadan sudan konuştuktan sonra “Allah’ın emri Peygamber’in kavli ile kızınızı oğlumuza istiyoruz” derler. Kız tarafı, kızını verme taraftarı olsun olmasın, gelenlerden düşünmek için süre ister. Uzak yerden gelenlere töreler icabı yemek ikram edilir. (Ancak yemek ikramının nedeni misafirlere açıklanır.) Düşünme süresi içinde kız evi durumu akrabalarına danışır. Öncelikle büyüklere danışmak usuldendir. Amaç onlarında gönlünü almaktır. Karar yinede anne babanındır. Karar verme süresinin bitiminde tekrar oğlan evi, kız evini ziyaret eder. İsteme cümlesi tekrarlanır. Kızın annesi “Biz bilmeyiz, babası bilir” diyerek topu babaya atar. Misafirler uğurlanır. Birkaç gün sonra kız evine tekrar gelir. İçlerinden en saygın kişi, kızın babasına hitaben, “Allah’ın emri, Peygamber’in kavli …” diyerek söze başlar ve olayı açıklar. “Kız evi naz evidir. Kızın babası vakti iki edelim, danışacak yerlerimiz var” diyerek tekrar gelmelerini ister. Bu gelişte kız babası oğlan tarafına “Allah yazmışsa ne diyelim” sözüyle gönüllerinin olduğunu bildirir. Bu arada tatlı kahve içilir. Erkekler ve bayanlar ayrı odalardadırlar. Kahveleri getiren gelin adayı, dünürcüler kahveyi içinceye kadar elleri önden bağlı divan durur. Başı öne eğik dünürcüleri dinler dünürcüler sezdirmeden kızın tavır, davranış ve fiziki yapısını incelerler. (Ancak kız tarafı vermeye taraftar değilse, kahveler şekersiz, acı olarak verilir. Bu “hayır” anlamındadır.
Kızın babasının olumlu cevabından sonra nüfus cüzdanı oğlanın babasına teslim edilir. Nüfus cüzdanı varsa kızın erkek kardeşi veya bir yakını tarafından beyaz işlemeli bir mendile sarılarak gümüş tepsi içinde oğlanın babasına sunulur. Oğlan babası da nüfus kağıdına karşılık, bir miktar parayı tepsiye bahşiş olarak bırakır. Artık kız verilmiştir. Yöremizde başlık parası yaygın değildir. Nüfus kağıdı verilince kız-oğlan babası birbirlerini kucaklayarak “hayırlı olsun” dileklerinde bulunurlar. Kız tarafı erkek tarafıyla birlikte kız evinde yemek yerler. Erkek tarafından getirilen tatlı, misafirlere ikram edilir ve bu ikram çiftlerin ağzı tatlı olsun anlamına gelir. Kahveler içilir, oğlan babasının kahveler için bahşiş vermesi adettendir. Bu arada dini nikah, resmi nikah ve nişan günleri tespit edilir. Dini nikah kız verildiği akşam veya ertesi akşam yapılır. Nikah imam tarafından, birkaç şahitle yapılır. Nikah yapılırken odaya kimse alınmaz. Kilit bükülmez, düğüm atılmaz,. Ters olan şeyler düzeltilir, eller üst üste getirilmeze. Bu davranışlar evlenen çiftlerin nasiplerinin bağlanmaması içindir. Nikah dualarla, kurallara uygun olarak yapılır. Nikah kıyıldıktan sonra erkek evi tarafından getirilen şekerle nikah şerbeti ezilir. Şerbeti ezen bilge  kişi “Zannetme ki gayreyler. Arif anı seyreyler. Görelim Mevla neyler. Neylerse güzel eyler.” İhlasiyle şerbeti ezer. Yapılan şerbet çiftlere aynı bardaktan içirilir. Diğer misafirlere de dağıtılır. Damat babası şerbet için de ayrı bir bahşiş verir. Bu arada nişan merasiminin günü, takılacak takılar, alınacak eşyalar üzerinde konuşulur. Bazı yörelerde resmi nikah, dini nikahtan önce yapılır.

Nişan Günü :

Nüfus cüzdanı alındığı akşam, kararlaştırılan nişan gününün eşe, dosta, akrabalara duyurulması için kırsal kesimde heybe içinde leblebi, fıstık, şeker karışımı paketler hazırlanarak veya bardaklarla ev ev dolaşılarak nişana çağırılır. Nişan töreni kız tarafından yapılır. Nişanda kız ve erkek tarafı hazır bulunur. Söz kesildiği akşam, nişan için kararlaştırılan hediyeler ve takılar oğlan tarafından kız tarafına getirilir.
Kız tarafından damada alınan hediyelerde erkek tarafına gönderilir. Geline nişan elbisesi giydirilir ve süslenir. Kadınlar tarafından ortaya alınan geline, erkek tarafından nişan yüzüğü, küpesi, saati takılır. Bazen de damatla geline aynı ortamda yüzükler kırılır, kurdelası kesilir. Kurdelanın ucundan kesilip, orda bulunan genç kızların nasipleri açılması için dağıtılır. Erkek tarafından getirilen hediyelik eşyalar, hediye edilecek kişilerin adları okunarak gösterilir.
Takıların takılış sırasında hayırlı olsun nidaları ve alkışlar yükselir. Takı töreninden sonra gelin kendisine öncülük yapacak bir arkadaşıyla kayınvalideden başlayarak, sırasıyla misafirlerin ellerini öper. Kız evi tarafından hazırlanan yemek ikramından sonra yöresel maniler söylenerek bir müddet eğlenilir. Yapılan harcamalarda erkek tarafın üzerine düşeni fazlasıyla yapar.

Düğün Töreni :

Nişan töreninden sonra sıra düğün törenine gelir. Düğün en çok sonbahara rastlar düğün törenine kız ve erkek evinden birer kişi görevlendirilir. Düğüne hazırlanmış çerez paketleriyle çağırılır. Düğün günleri genellikle perşembeve Pazar günleridir. Oğlan ve kız evinde hazırlıklar yapılır. Kız evinde birkaç gün önceden başlanarak hazırlanan çeyizler yıkanıp ütülenerek sandıklara yerleştirilir. Temizlik yapılır. Köylerde bilhassa “Düğünümüz var, evimize ekmek, yufka, siron, erişte keselim” diyerek hazırlıklar yapılır ve düğün gününe saklanır. Hayırlı olsuna gelenler tarafından yiyecek ve çeşitli eşyalar hediye olarak getirirler. Bazı yörelerde düğün evine bayrak asılır ve direğin dik durmasına önem verilir. Her iki tarafta da eğlence başlar. Gelen misafirlere çay veya yemek ikram edilir. Düğünden bir gün önce gelinin giysileri damat evinden, damadın elbiseleri kız evinden çeşitli bahşişler verilerek alınır. Bu işlemi kız ve erkeğin yakınlarından birisi yapar. Düğün salon düğünü değilse, gelin adayı arkadaşları tarafından ayrı bir odada süslenir. Damat da oğlan evinde arkadaşlarıyla beraberdir. Eğlence başlarken oğlan tarafından yengeler gelir. Bir tanesi baş yengedir. Baş yenge olan kişi her türlü espri ve şakaya dayanıklı olmalıdır. Yengelere kahve ikramı yapılır. Kahve ikram eden kişiye bahşiş verilir. Daha sonra gelin bir arkadaşıyla el öpmeye getirilir, yengelerle bütün misafirlerin ellerini öper. Gelin davetlilerle birlikte eğlenceye katılır. Gecenin geç saatlerine kadar eğlence devam eder. Bazı yörelerde yengelerle birlikte kına gecesi “tilki” lakabında bir görevli gelir. Tilki yengelerle birlikte tanınmadan eve girerse kendini kurtarır şayet tanırsa kız evinin erkekleri tarafında cezalandırılır. Örneğin para cezası verilir,suya atılır, çeşitli taklitler yaptırılır. Cezasını çekince kurtulur.

Kına Yakma :

Gecenin geç saatlerine kadar devam eden eğlence sonunda, kına yakma törenine geçilir. Erkek tarafından getirilen kına dualarla yoğrulur. Yoğurma işi manilerle devam eder.
         Kınayı getir anne
         Parmağın batır anne
         Bu gece misafirem
         Koynunda yatır anne
                   Kına bir tepsi içine konularak, etrafına mumlar dikilir. Gelin5-10 arkadaşıyla birlikte ilahiler söylenerek, misafirler arasında grup halinde dolaşılır.
         Şol cennetin ırmakları
         Akar Allah deyu deyu
         Çıkmış islam bülbülleri
         Öter Allah deyu deyu ilahisi ve
         Yüksek yüksek tepeler ev kurmasınlar
         Aştı aştı memlekete kız vermesinler vb. manilerle gelini ağlatma olayı da gerçekleşir. Hazırlanan kına da ilk önce gelinin eline yakılır. Gelinin elleri özel hazırlanmış mendillerle bağlanır. Arzu eden diğer davetlilere de bu kınadan yakılır.
Ertesi gün gelinin baba evinden ayrılma günüdür. Düğün sahipleri erkenden kalkarlar. Gelin adayı hazırlanır, eşyalar derlenip toplanır. Erkek tarafından gelecek misafirler için ikramlar hazırlanır. Öğle saatinde erkek tarafı davul-zurna kemençe eşliğinde düğün alayıyla birlikte kız evine hareket ederler. Kız evine geldiklerinde düğün alayıyla birlikte kız evine hareket ederler. kız evinden dünürcülere yemek ve kahve ikram edilir. Gelini almaya gelen hanımlar ayrı bir odaya alınırlar. Yanlarında kıymetli sayılacak bir kumaştan “ayak eni” denilen 4-5 metre uzunluğunda kumaş getirir ve odaya sererler. Gelin bu kumaşın üzerinden yürüyerek yengelerin elini öper.bu sırada rızıklı ve cömert olsun diye gelinin başında bir bütün ekmek parçalanır ve hayır dualarla misafirlere dağıtılır. Açıkgöz olan yengelerden biri kız evinden bazı eşyaları alır. Bu aldıklarını daha sonra geline hediye eder. Sıra gelin adayına ait eşyaların baba evinden taşınmasına gelir. Sandık çıkarma olayı, oğlan tarafından biraz pahalıya mal olur. Sandık çıkarılacağı sırada kızın erkek kardeşi sandık üzerine oturarak  “sandık ağır kalkmıyor” diyerek meramını anlatır. Erkek tarafından gelinin kayınpederi veya kaynı, bahşiş vererek kızın kardeşinin gönlünü alır. Sandık çıkarıldıktan sonra diğer eşyalar erkek tarafına gönderilir. Gelin evden çıkacağı zaman baba evinde herkesle vedalaşır. Dış kapının ağzına kadar gelir. Sağ ayağı ile adım atması istenir. Bu arada kız ve erkek tarafı vedalaşırlar. Kayınpeder dualar okuyarak gelinin koluna girer ve evden çıkarır. Önceleri gelin, dünürcüler tarafından süslenmiş eğerli atlarla yola çıkarılırdı. Gelinin erkek kardeşi, gelin atının başını tutarak oğlan evine kadar kendisine eşlik ederdi. Gelin atının başına çeşitli takılar takılır, bu takılar atın sahibine kalırdı. Günümüzde gelin, baba evinden arabayla alınmaktadır.
Bu arada erkek evi zevkli bir telaş içindedir. Ailelerine yeni bir aday katılacaktır. En iyi nasıl karşılayabiliriz telaşı içindedirler. Gelin adayı erkek evine yaklaştığı zaman davul zurna daha eve gelmişlerdir. Damat adayı evin damında gelini beklemektedir. İçinde çerez bulunan bir poşeti gelinin başından saçar. O anda kalabalığın içinde bulunan çocukların sevincine diyecek yoktur. Kız tarafından gelenler “Kaynana geline kapı bahşişi olarak ne vereceksin” diye bağırırlar. Kaynana da koyun, inek, arazi, altı gibi şeyler hediye eder. Bu bahşiş gelinindir. Gelin artık damat evine gelmiştir. Kendisine eşlik eden akrabalarına oğlan evi tarafından ikramlar yapılır. Kız evinden gelenler birkaç saat sonra vedalaşarak ayrılırlar.
Akşam damadın arkadaşları ve imam dualar okuyarak, çeşitli espriler yaparak damatla gelini yalnız bırakırlar. Bazı yörelerde geline hayat boyu işten kurtulmayacağı inancıyla 3 gün iş yaptırılmaz. Gelin ve damat 3 gün evlerinde yalnız kalırlar. Yine bazı yörelerimizde gelin odasından çıktıktan sonra çocuklar dahil herkesin elin öper. Karşılığında bahşiş verilir. Bazı yörelerimizde de gelin eve gelir gelmez kucağına erkek çocuğu oturtulur ve gelin tarafından bahşiş verilir. Bu da ilk çocuğunun erkek olması anlamına gelir.
Bazı yörelerimizde gelin geldiği günün ertesinde “duvak günü” yapılır. Bu günde gelin odasına çeyizler serilir, gelen misafirlerin görüşlerine sunulur, eğlenceler düzenlenir.

Gerilik Töreni :

Kız tarafı çeyizlerden bir kısmını ayırarak oğlan evine hediye edilmesini ister. Bunlardan kime ne verileceği tespit edilir. Bohçalanır, kurdelalanır. Gelinle damat, birkaç akrabasıyla birlikte çeşitli hediyelerle baba evine giderler, anne babanın eli öpülür. Birkaç gün sonrada kız evinde hazırlanan hediyelik bohçalar erkek evine getirilir. Hediyeler sahiplerine verilir. Karşılığında bahşiş verilir. Bu sırada da küçük bir eğlence yapılır. Artık kız ve oğlan evinde dostluklar başlamıştır. Bu tören aynı zamanda evliliğin tescilidir.
 Günümüzde salon düğünlerine önem verilmektedir. Gelenek göreneklerimizin bir çoğu unutulmaya yüz tutmuştur.

Askerlik :

Erkek çocukların hayatında önemli bir dönemi olan askerlik hizmeti, anne ve babalar açısından da çocuklarının vatan savunması gibi bir kutsal  vazifeye katılması bakımından büyük önem taşır.
Halk arasında asker ocağı peygamber ocağı olarak kabul edilir ve askerlik hizmeti gençlerimiz için büyük kutsiyet taşır. Bunun için de gençlerimiz askere giderken bu sorumluluğun farkında olup bilinçli bir şekilde ve coşku içerisinde bu vazifeyi üstlenirler.
Yöremizde askerlik çağına gelmiş gençlerimiz askere gönderilirken askerler, aileleri ve yakın çevreleri tarafından tam bir şenlik havası yaşanır.
Askere gidecek olan genç, gideceği günden birkaç gün önce akrabalarıyla eş ve dostuyla vedalaşmaya başlar. Vedalaşmaya gittiği kişiler de ona hediyeler verir. Bu hediyeler genelde askere gidene harçlık verme şeklinde olabileceği gibi askerde işine yaraması açısından çorap, mendil, iç çamaşırı, havlu hediye etme şeklinde de olur. Askere gidecek gence arkadaşları gitmeden 1-2 gün önce eğlence tertip ederler. hep birlikte coşku içinde eğlenilir. Asker evinde büyük bir telaş yaşanır. Hazırlıklar yapılır, yemekler pişirilir. Bu coşku ve telaş gencin askere gideceği gün iyice yoğunluk kazanır. Gençler ya tek tek ya da toplu olarak askere giderler. Bu askere uğurlama işine halk arasında sevkiyat denir. Sevkiyat gününde asker evinde yemek verilir, yakın çevreye yemek yedirilir. Daha sonra yöresine göre davul-zurna ya da kemençe eşliğinde (Torul ve çevresinde kemençe ile uğurlama yaygındır.) oyunlar oynanarak, coşku içerisinde askerler uğurlanır.
Bu arada gençler, arkadaşları tarafından kucaklarına alınıp havaya atılır ve “En büyük asker bizim asker” tezahüratları etrafı inletir.
Gençler kutsal bir görevi yerine getirmeye gittikleri için mutludurlar. Ama aynı zamanda otobüse binip de arkalarından sallanan elleri ve buğulu gözleri görüp ayrılığın hüznünü de yaşarlar.
Ya geride kalanlar. Onlar ayrılığın hüznünü çok daha fazla yaşayıp karışık duygular içinde olan insanlardır. Evladından ayrılan ana-baba, eşinden ayrılan yar ve babasından ayrılan çocuk artık hepsi büyük bir sabırla tezkere gününü saymaya başlarlar. Herhalde geride kalanlar içinde en fazla yükü  analar taşır. Bu işin içinde gidip de gelmemek de var. Bir tarafta sevinç ve gurur, öbür tarafta hüzün
Anaların bu duygularını yöremizde söylene gelen şu mısralar çok güzel ifade eder; “Oğlan ettim yorgan kabardı. Büyüttüm yürek kabardı”
Ama analar bunca hüzün dolu duygularına rağmen, oğullarının bu kutsal görevi başarı ile tamamlayıp dönecekleri günü düşünüp mutlu olurlar.
Askere giden gençler, kutsal hizmeti bitip döndüklerinde, askere giderken kendilerine hediye veren yakınlarına ve eş dosta kına ve çerez getirir.
Böylece hayıtında bir dönüm noktası teşkil eden ve geride acı tatlı bir sürü anı bırakan bu dönemi başarıyla geçirmenin mutluluğunu yakınlarıyla paylaşır.
Bayramlar,Törenler,Kutlamalar :
Dini Bayramlar :
Unutulmaya yüz tutmuş bütün gelenek ve göreneklerimiz gibi, hatırın, gönülün, sevginin saygının, birlik ve beraberliğin, kaynaşmanın senbolü olan bayramlarımız da yavaş yavaş özelliklerini kaybetmeye başlamıştır.
Eskiden daha bayramlar gelmeden heyecanı bütün evleri sarar, herkes yoğun bir hazırlığa başlardı.Bayramlık elbiseler hazırlanır, evler temizlenir, çeşit çeşit yemekler yapılır, arefe gününün akşamı genç kızların ellerine kınalar yakılırdı.Çoğu kez bayramlık elbiselerini akşamdan giyen çocuklar geceyi uyanık geçirirlerdi.Sabahı  dar bekleyen çocuklar büyükleriyle birlikte abdestlerini alarak caminin yolunu tutarlardı.Yaşlılar bayram vaazını dinlemek için erkenden saflarda yerlerini alırken gençler caminin avlusunda bir müddet sohbet ederlerdi.Bu sırada genç kızlar cemaat namazdan dönünceye kadar köy odalarını bayrama hazırlardı.
Bayram namazından sonra herkesin birbiriyle bayramlaşmasını sağlamak amacıyla camide halka oluşturulurdu.Bu halkalarda imamdan başlayıp, yaşlılardan gençlere doğru uzayan bir sıra takip edilir ve topluca bayramlaşılırdı.Bu bayramlaşma halkaları dargınların ve küskünlerin barışmalarına vesile olurdu.Ramazan bayramlarında camilerdeki bu bayramlaşma töreninden sonra köy odalarında birlikte yemeklerle dostluklar tazelenirdi.Her evden  getirilen çeşit çeşit yemekler sinilerle odanın bir kenarına dizilir, gençler tarafından serilen sofralara paylaştırılırdı.En zengininden en fakirine kadar bütün kadınlar odaya gönderecekleri sütlaçları sarığıburmaları, erişteleri, sironları özenle hazırlardı.Çünkü köyün kadınları arasında keyvenilik ve hamaratlık yarışı olarak algılanırdı.Köye mezralardan bayram namazı için gelen misafirler mahalle sakinlerince özellikle kollanarak misafir odalarına getirilir, yemekler yenir, sohbetler edilirdi.Yaşlılar yemeklerini yiyinceye kadar gençler bir taraftan hizmetlerini sürdürür diğer taraftan semaverle çay demlenirdi.
Kurban bayramlarında toplu bayramlaşma töreninden sonra kurban kesme hazırlıklarına başlanırdı.Bir kaç ay öncesinden seçilen, özenle bakılan,kınalanıp süslenen kurbanlıklar tekbirlerle kesilirdi..Yaşlılar bayram arefesini oruçlu geçirdiklerinden kurban eti öncelikle onlara ikram edilirdi.Kurban etlerinden fakirlere fakirlere verilmek üzere ayrılan pay gençler tarafından dağıtıldıktan sonra kalan etler kavrulur, her evde bir bayram ziyefeti gerçekleştirilirdi.
Bayram hizmetleri tamamlanınca çocuklar ve gençler bayramlıklarını giyer, bilhassa küçük çocuklar boyunlarına bayram için dikilmiş şeker torbalarını asar, böylece bayramlaşma turlarına çıkarlardı.Yaşlıların elini öpen, bayram şekerlerini ve harçlıklarını alan çocuklara yaşlılar “El Öpenlerin Çok olsun” , “Çok Bayramlar Göresin”, “Yılda Bu Vakitlere gelesin”, “Allah Tekrarını Nasıp Etsin” gibi hayır dualarda bulunurlardı.
Bayramların sevinçle hüznü birleştiren anları mezar ziyaretlerine tesadüf ederdi.Arefe gününden başlayan mezar ziyaretleri bayram süresince devam eder, okunan Kuranlar ve dualar ölüler yad edilirdi.Acısı ve hatırası taze olan insanların göz yaşları, bayramları yasa dönüştürür, acılar ve kederler de sevinç ve mutluluklar gibi paylaşılırdı.
Köy odalarına gelemeyecek kadar yaşlı ve hasta olanlar öğleden sonra ziyaret edilir.Ölü evlerine taziyeye gidilirdi.Kendinden daha yaşlı akrabası bulunanlar camideki toplu bayramlaşmayla yetinmeyip mutlaka ev ziyaretlerinde bulunurlardı.Bayramın birinci yada ikinci gününün akşamında nişanlı erkeklerin evlerinde “gelin görme” telaşı başlardı.”oğlan tarafı” önceden hazırladığı bayramlık hediyelerle kız evine gider, büyüklerin ellerini öpen geline hediyesi verilirdi.Ziyarete gidilen her evde gelenlere ikramlarda bulunulurdu.
GELENEKSEL MİMARİ
Mimari, Isınma, Aydınlanma ( Halk mimarisi özellikleri ve Örnekleri) :
Gümüşhane Halk Mimarisi Özellikleri ve Örnekleri :
Gümüşhane evlerinin oluşumunu çeşitli faktörlerin (Tarihi, çoğrafi, dini ve kültüre) etkilendiği daha önce belirtmiştir.Evlerin yapısal özelliklerinin şekillenmesinde  şüphesiz çeşitli dönemlerde yaşanan farklı etkileşimlerinde büyük etkisi olmuştur.Doğal olarak karşıladığımız bölgeler arasındaki bu etkileşim Türk Konut Mimarisi içerisinde önemli bir yeri bulunan Gümüşhane evlerine kendilerine has; Türk evi içerisinde de yeri olan özellikler kazandırmıştır.Şimdi bu genel özelliklere maddeler halinde değinelim:
Gümüşhane evleri genellikle geniş bir bahçe içerisine yapılmıştır.Evlerin bahçeleri bakımlı ve gösterişlidir.
Evler genellikle iki ve iç katlı olarak inşa edilmişlerdir.Katların kullanım amaçları ve işlevleri birbirinden farklıdır.
Evlerin cepheleri sokağa veya manzara yönlendirilmiştir.
Yapıda kullanılan ana malzeme; mahalli taş, kerpiç ve ahşaptır.
Zemin kat duvarları genellikle 60-100 cm. arasında taşlarla inşa edilmiştir.Duvarlarda hatılda kullanılmıştır.
Gümüşhane evlerinin hemen hemen hepsi iç sofalıdır.
Evlerde genellikle kırma çatı, üç omuz çatı ve semer çatı sistemleri uygulanmıştır.
Çatların genellikle yapı ile uyumlu, taşkın ve kademeli saçak düzenlemeleri vardır.(Ahşap kaplamalı).
Evlerin zemin katlarına genellikle ön cephedeki çift kanatlı ahşap kapı  ile giriş verilmiştir.Zemin katların orta bölümlerinin (taşlık) zeminleri taş döşelidir.
Zemin kattan 1. kata çıkışı sağlayan merdivenler genellikle ahşap malzemelerden yapılmıştır.
Evlerin cepheleri (1.kat) genellikle 15-20 cm. dışarıya taşkın olarak düzenlenmiştir.
Odalarda sedir, yüklük, çiçeklik, ocak gibi geleneksel uygulamalara rastlanır.
Evin içerisinde oda kapılarında ve tavanlarda genellikle ahşap süslemeye yer verilmiştir.
Gümüşhane evlerinde bitkisel ve geometriksel karakterli süslemeler görülürken, figüratif tarzda süsleme görülmez.
Evlerin dış cephe duvarları genellikle saman karışımlı çamur sıva ile kaplanmış, ak toprakla da badanalanmıştır.
Yapıların ön cephelerinde görülen çıkmalar genellikle üstte üçgen alınlıklıdırlar.
Evlerin genellikle çatı katı odaları vardır.Bu odalar diğer katlardaki pencerelerden farklı, küçük pencere düzenlemeleri ile dışa açılırlar.
Gümüşhane evlerinde görülen ahşap süslemeler genellikle geometriksel ve bitkisel karakterlidir.Madeni süslemelere ise dış cephede rastlanır (Kapı tokmağı, anahtar deliği çerçevesi vb.)
Gümüşhane evlerinde genel anlamda değerlendirdiğimiz de yukarıda belirttiğimiz özelliklerle karşılaşıyoruz.Bu genel özelliklerin yanı sıra Gümüşhane evlerinin üzerinde durulması gereken  önemli bir yanı da, ahşap yapıları ile bu evlerin üzerlerinde barındırdıkları üstünlüklerdir.
Ahşap evler,betonarme binaya göre 5 kat daha hafiftir.
1 cm. ahşabın, 16 cm. betonun ısı izolosyon değerine eşittir.
Ahşap yapılarda yaşayanların fizyolojik ve psikolojik açıdan kendileri çok daha sağlıklı hissettiklerini, betonarme binalarda ikamete mecbur kaldıklarında rahatsızlandıkları kesindir.Romatizma, astım, böbrek hastalıkları ve dolaşım bozuklukları üzerinde, bizle birlikte nefes alan ahşabın olumlu etkileri olduğunu, buna karşılık betonun sürekli radon gazı yayarak bedenimiz üzerinde toksit etkisi yaptığı bilinmektedir.Radon, radyo aktif bir gazdır.Bu yüzden akciğer kanserinden ölenlerin % 14 ü bina içi radona maruz kalanlarda görülmektedir.
Depremde beton evlerin ağırılığı nedeni ile ölü sayısının çok fazla olduğu görülürken, ahşap evlerde ölüm riskinin sıfıra yakın olduğu araştırmalar dünyada depreme karşı en dayanıklı yapının çapraz çatkılı konstrüksiyon ahşap evler olduğunu ortaya çıkarmıştır.
Ahşap evlerin maliyeti betonarme kargas binalara nazaran daha düşük, bakım ve onarım masrafı daha azdır.
Ahşabın kendi ağırlığı az olduğundan temele intikal eden yükde azdır.Temel daha ekonomik bir şekilde atılırken, zayıf zeminlerde de daha emniyetlidir.
Gümüşhane Evlerinde Çevresel Öğeler (Plan Düzeni) :
Anadolu Türk konut mimarisinde evler çoğunlukla iki katlıdır.Katların önemi, alt ve üste göre değişmektedir.Alt katlar ikinci dereceden işlerin görüldüğü bölümleri içerir.Bu mekanlar ev planlarının belirlenmesinde birinci derecede rol oynamazlar.Evlerin asıl oturulan yerleri üst katlarıdır.Misafirlerin kabul edildiği abaşoda da burada yer alır.
Gümüşhane’de de evler çoğunlukla iki katlı olarak inşa edilmişlerdir.Üç katlı olanlarda vardır.Tek katlı eve ise pek rastlanmaz.Zemin katlar tasarrufu bir düşünceyle günlük ve kışlık ihtiyaca göre düzenlenmiştir.Birinci katlar esas ikamet bölümü olduğu için daha fazla önem kazanmış evin asıl planı da burada teşekkül etmiştir.Zemin katlat servis mekanları olarak kullanılırken saçak altı dediğimiz bölümlerde çatı katı olarak kullanılmaktadır.
Türk evinde planı oluşturan elemanlar ihtiyaçlara göre ortaya çıkmıştır.Planın şekillenmesinde iklim ve tabii şartların etkisinden başka İslam esaslarının ve geleneklerinin de rolü büyüktür.Bu da, Anadolu da iklimi ve bölgesi ne olursa olsun klasikleşen Türk evlerini önemeli ölçüde birbirine yaklaştıran ortak bir plan motifini meydana getirmiştir.Konumuz kapsamındaki evlerin diğer kentlerdeki Türk konutlarıyla plan benzerliğinin en belirgin kaynağı da budur.
Sofa :
Anadolu Türk konut mimarisinde olduğu gibi, Gümüşhane evlerinde plan şeklinin başlıca belirleyicisi ve merkezi  sofadır. Onun için, evleri plan bakımından sofaların konumuna göre Dış sofalı plan tipi ve iç sofalı plan tipi olmak üzere iki grupta inceleyebiliriz.Gümüşhane de incelediğimiz yapılar arasında ise dış sofalı plan tipine rastlanmamıştır.Evlerin yaygın plan maşası iç sofalı (karnıyarık) dır.Sofaya açılan oda sayıları değişiklik göstermekte olup, genellikle karşılıklı olarak üçer oda yer almaktadır.İkişer ve birer odanın da yer aldığı örnekler vardır.İç sofalı tipi XIX.yüzyılın sonlarından itibaren yaygınlık kazanmıştır.Bu planın asıl kullanım amacı ise iklimi sert olan Gümüşhane için iç sofalı plan tipinin daha sağlıklı olmasıdır.
Malzeme :
Anadolu konutlarında inşa malzemesi, bölgelere göre farklılık gösterir.Gümüşhane evlerinin temel yapı malzemesi de taş, kerpiç ve ahşaptır (Kiremit). Saman katkılı çamur harcı, demir, saç da yardımcı malzemeler olarak kullanılmaktadır.Zemin katlarda taş malzeme ağırlıklı olarak kullanılırken, diğer katlarda ise ahşap ve kerpiç malzeme daha fazla kullanılır.Duvarların üzerleri ise genellikle sıvanmıştır.Ayrıca taş, evlerin zemin katlarında döşeme malzemesi  ve pencere sövesi olarak da kullanılmaktadır.Ahşap yapı malzemesinin ise üst katlarda, tavan ve döşemelerde, merdivenlerde, kapılarda, pencerelerde, saçaklarda ve yapıların köşe dikmeleri ile kat aralarında ağırlıklı olarak kullanıldığı görülür.
Gümüşhane evlerinin yapımında metal yapı malzemesine oldukça az rastlanmaktadır. (Pencere parmaklıkları, merdiven korkulukları, kapı tokmakları, kilit deliği çerçevelikleri, vb.
Odalar :
Odalar ev içinde, birçok fonksiyona sahip, insanın temel ihtiyaçlarını karşılayan yaşama birimleridir.Oturma, yemek yeme, çalışma, yatma gibi eylemlerin gerçekleştiği bir ortamdır.Evin genel planlanmasında odaların yeri ve yönü esastır.
Türk evi odasında bulunması gereken elemanlar Gümüşhane evlerinde de görülmektedir.Geleneksel Türk evinin vazgeçilmez öğelerinden ocak, sedir, gusülhane, yüklük, çiçeklik gibi uygulamalar Gümüşhane  evlerinde de bulunmaktadır.Konumuz içerisinde incelediğimiz evlerin odalarında yeterli derecede pencereye yer verilmiştir.Özellikle üst katlarda odaların bol pencereli olması yapı içerisinde ferah bir ortam sağlanmıştır.Ayrıca Gümüşhane evlerinde ahşabın çok kullanılması ile odalarda zarif ve sıcak bir görünüm oluşturulmuştur.
Pencereler :
Evin ışıklandırılması, havalandırılması, çevreye bağlantı kurması açısından önemli kısımlardır. Pencereler daha çok iklimle bağlantılı olarak şekillenmiş ve yerleştirilmiştir.
Gümüşhane evlerinin de çatı ve duvarlarında oluşan, değişim işlevlere sahip çeşitli formlarda (Dikdörtgen, kemer formlu) pencereler bulunur.Dikdörtgen forma sahip pencereler yaklaşık ½ kenar alanlarına sahiptir.Pencere/cephe, pencere/döşeme oranı bir ölçü birliği göstermez.Zemin kat pencerelerinin ise ayrı bir özelliği vardır.Pencereler dışarıdan içeriye doğru gittikçe genişleyerek  trapez mazgal şeklini alırlar.Bu uygulama Gümüşhane de karasal iklim nedeni ile kış aylarında ısı yalıtımı sağlamak, yaz aylarında da iç mekanı serin tutmak ve güneş ısınlarından daha fazla faydalanmak için yapılmaktadır.Türk evi içerisindeki erken dönem yapılarında görülen ahşap pencere parmaklıklarına ise Gümüşhane evlerinde rastlanmaz.İncelenilen bütün evlerin pencere parmaklıkları demirdir.
Çatılar :
Yağmur, kar, dolu vb. iklim  şartlarından  yapıları korumak amacıyla çeşitli malzemelerle oluşturulan örtü birimine çatı denilmektedir.Gümüşhane evleri de iklim etkisi nedeniyle dik ve eğimli olarak düzenlenmiş çatı sistemleriyle dikkat çekerler.
Gümüşhane’deki yapıların zeri genellikle kırma çatılı, semer çatılı ve üç omuz çatılı olarak düzenlenmişlerdir.Çatılardaki yapı ve eğitim farklılıkları değişik saçak tiplerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
İlk dönemlerde kiremitlerle örtülü olan çatılar, günümüzde ise genellikle saç ile kaplanmıştır.
Çatılar :
Cepheleri yağmur ve güneşten koruyan saçaklar, Gümüşhane’de Türk evinin yalın saçak biçimlerinden  biraz daha farklı olarak karşımıza çıkmaktadır.
Eğitim farklılıkları, saçak biçimleri ve saçak ölçülerinde de ayrımlar söz konusudur.Yatay kaplamlı saçak, çok kaplamalı saçak ve harpuşta saçak Gümüşahe’deki yapılarda görülen saçak çeşitleridir.Gümüşhane evlerinde görülen saçakların bizce en belirgin yanı taşkın ve kademeli bir şekilde düzenlenmiş olmalarıdır.Ayrıca evlerde görülen bu saçakların yapıyla uyumlu bir şekilde birleşmeleri önemlidir.
Gümüşhane evlerinde görülen saçakların cephe monotonluğunu gideren, cephenin üst bölümünü taçlandıran bir yapıya sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.Gümüşhane evleri içerisindeki en önemli örnek ise Zeki KADİRBEYOĞLU evinde görülen saçak düzenlemesidir.
Bahçe Düzenlemesi :
Bahçe Osmanlı Türk evinin ayrılmaz bir parçasıdır.Osmanlı da çiçek sevgisinin bir zevk ve özellikle sanat eserine dönüştüğü görülür.
Bunun yanında bahçe ve avlular, Müslüman- Türk ailesinin ihtiyaçlarını gidermesi bakımından büyük önem taşırlar.Zıra buralar, işi evinde olan aile bireylerinin dışarı açıldığı, işlerini rahatça yaptığı ve vakit bulduğunda da dinlendiği yerler durumundadır.Bir başka deyişle, bunlar içe dönük yaşayan Türk ailesine özgürlük katar.Anadolu’nun her köşesinde avlulu ve evlere rastlanılması Anadolu insanı ile böyle bir planlama biçimi arasında sıkı bir bağ kurulduğunu  gösterir.
Gümüşhane’de de hemen hemen her evin bir bahçesi vardır.Evlerin bahçeleri birbirinden farklılık gösterirken, hepsinin ortak yanı bu bahçelerin bakımlı ve güzel olmalarıdır.Tarihte “Meşhur Gümüşhane Bahçeleri” olarak geçen bu düzenlemeler, evler ile son derece uyumlu bir yapıya sahiptir.Bahçelerde çeşitli meyveler bulunmaktadır.Ayrıca Geleneksel Türk evinin yardımcı hizmet mekanları olan,ahır, samanlık, çamaşırhane, hamam  ve hela gibi birimlerde Gümüşhane evleri bahçe düzenlemesinde karşımıza çıkmaktadır.
Kaynak :Gümüşhane Evleri
            Volkan Şenel
Zilli Kilim: Kelkit İlçemizde üretilmekte olan zilli kilimlerin tarihi Orta Asya ya dayanmaktadır.Kilimler günümüzde tek parça halinde çok büyük ebatta üretilmelerine rağmen seccade tipleri de çok nadir örneklerdendir. Zilli Kilim dokumacılığı heybe, yastık, yolluk, duvar süsleri, nazarlık, isimlik, seccade olarak üretilmektedir. Eskiden çuval olarak dokunan zilli kilim motifleri günümüzde bile sanat değeri taşımaktadır.
Dokumada genellikle koyu renkler tercih edilmektedir. Zemin renkleri kırmızı, bordo, siyah, lacivert, yeşil, sarı kullanılmakta, bütün renklerde kök boya ve indiga kullanılmaktadır. Naturel ve pastel renkler isteğe göre kullanılmakta, kimyasal boya kullanılmamaktadır. Dokumada kullanılan ipler yapağı olup, değerli oluşundan sesli anlamında “zilli” ismi verilmiştir. Yöresel bir isimdir. Zilli kilim dokumasında kullanılan ipler el eğirmesidir. Dokumalar tek taraflı, tek yüz kullanılır. Kilim motifleri kabartmalıdır. Boya olarak kullanılan bitki ve kökler doğal bitkilerden elde edilmektedir. İlçede dokunan zilli kilimlere özgü yöresel motifler; aynalı perler, permalar, yaslamalar, eğri zincir, tırmık dişleri, boncuklu gözler, küçük perler, küçük erdumeler, kıvrımlar, tavşan tabanı, koç boynuzu, kurbağacık zincir. Zilli kilimin hammadde kaynaklarından üretimine kadar gerekli bütün unsurların Kelkit ilçemiz yöresinde mevcut olması teknolojik gelişmeye kolayca adapte edilebilmesi, üretilen kilimlerin ve bağlı ürünlerinin pazarlanmasında sorun olmaması, Kelkit ve yöresine önemli miktarda ekonomik katkı sağlamaktadır.
Ala Kilim : Şiran ilçemizin bütün köylerinde el tezgahlarında dokuan ala kilim yöremiz el sanatları içinde önemli bir yere sahiptir. Ala kilimi iğmeleri keçi kılından, örgüsü yünden, tabii kök ile boyanmış yün ipliklerden olup, çeşitli model ve motiflerden, ağaç tezgahlardan genel olarak 1.5×3 ve 3×4 ebatlarında dokunmaktadır.

İpek  Halı  : İpek Halı, Kürtün İlçemizde üretilmektedir.İpek halı dokumacılığı ,1980 yılından sonra İzmit ve çevresinde oturan yöremiz insanları tarafından İlçemizde oturan Vatandaşlarımıza öğretilmesi yoluyla başlamış olup, ilerleyen zamanlarda İlçe Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün açtığı kurslarda daha yaygın hale gelmiştir.

Yörede İpek halı dokumacılığı hemen,hemen her evde yapılabilmektedir.İpek halı dokumacılığı için halı tezgahı, makas,kirkit gibi araçlar gereklidir. .60×120 cm’lik bir halı için 4 kg. ipek ipi kullanılmaktadır.Bir halı iki kişi tarafından iki ayda dokunabilmektedir.

Gudu: Gümüşhane’de hem bir yemek çeşidi hemde bu yemeğin pişirildiği kaba adını veren güveç halk arasında gudu ya da gudi olarak bilinir. Özellikle Ramazan aylarında gittiğiniz her yerde bir güveç muhabbeti vardır. Fakir zengin her aile Ramazan boyunca mutlaka bir iftarda güveç yapmaya çalışır. Misafirler güveçle ağırlanır. Gümüşhane’nin önemli bir kültür ögesi olarak gördüğümüz güveci bu sayfamızda ayrıntılı bir şekilde tanıtmaya çalışacağız. Özellikle yemek kabı veya araç olarak kullanılan güveci tanıyalım: Genel olarak güveç adı altında su testisi, küp, kırıs, gudu, kıylı ve çanak çeşitleri vardır. Merkeze bağlı dölek köyünde yapılmaktadır.
Anadolu’da genellikle bayanların dokuma işlerinde daha becerikli olduğu, bunun dışındaki ağaç, taş ve toprak işlemeciliğinde ise erkeklerin ustalığının ön plana çıktığını görmekteyiz. İlginçtir ki  Dölek Köyünde bu işi ustaca yapan bayanlardır. Bu sanat anadan kıza devam ediyor. Hatta eski yıllarda dölekten dışarıya başka köylere kız verilmediği söyleniyor. Böylece bu sanat kuşaktan kuşağa günümüze kadar devam ettirilmiş. Bugün güveç ustası 30-40 bayan ustalılarını devam ettiriyorlar. Güveç kısaca topraktan yapılan pişmiş kapları ifade ediyor, ancak bir sanat ve har sanatta olduğu gibi güvecinde incelikleri var. Öncelikle her topraktan güveç olmuyor.
Dölek Köyünün dışında kıraç tarlaların toprağı güveç yapmaya en uygun yapıya sahiptir. 1-2 km. köyün dışından alınan topraklar taşları ayıklanıp, daha sonra su katılarak çiğneniyor. Kıvamına gelen çamurdan tamamen ilkel yöntemlerle güveç yapımına geçilir. Çamur gurufa denilen tahtanın üzerinde elde işlenerek şekil verilir. Düzgün şekil vermek için tarak kullanılır. Granzı denilen parça ile ağzına şekil verilen güveç, gogoç denilen parlak taş ile ıslatılıp düzlenir. Fırınlamaya hazır hale gelir. Fırınlama tezek ve odun ateşiyle ısıtılan tandırda yapıldıktan donra pişen güveçlerin yemek yapılacak hale gelmesi için zillenmesi gerekir. Zilleme sütle ya da ayranla güvecin pişirilmesi olayıdır ki, bu yapılmazsa güveç dayanıklı olmaz. Bu şekilde hazırlanan güveçler satışa hazırdır. Gümüşhane, özellikle Dölek Köyü için önemli bir ekonomik kaynak olması gereken güveç imalatı şu an pazarlama açısından yeterli değildir. Kooperatif ve şirketleşme yolu ile daha verimli bir şekilde köyün ve köylünün kalkınmasını sağlayacağını düşünüyoruz.
Gümüşhane’de hem bir yemek çeşidi hem de bu yemeğin pişirildiği kaba adını veren güveç halk arasında gudu yada gudi olarak bilinir.
Özellikle ramazan aylarında her yerde bir güveç muhabbeti vardır. Fakir, zengin her aile ramazan boyunca mutlaka bir iftarı güveçle yapmaya çalışır. Misafirler güveçle ağırlanır. Gudu ilimiz merkez dölek köyünde üretilmektedir. Ustaları bayanlardır. Bu sanat anadan kıza devam eder. Güveç kısaca topraktan yapılan pişmiş kaplar ifade eder.
Kürtün İlçesi Geleneksel El Sanatları: İlçenin büyük bir alanının  Ormanlarla kaplı olması nedeniyle yöre insanının el sanatlarına yatkınlığı ağaç işlemeciliğini gündeme getirmiştir.İlçede  Ağaç işlemeciliğinin yanında demir İşleri, Örgü işleri ve sarı işlerde yapılmaktadır. Üretilen bu eşyalar turistik bölgelerde, yayla şenliklerinde ve yöre pazarlarında doğrudan tüketiciye  sunulmaktadır.
Burma Tatlısı BURMA TATLISI

Malzemeler 

1 Adet Yumurta
1 Çay Bardağı Süt
2 Kaşık Yoğurt
Tereyağı
1 Tatlı Kaşığı Sirke
1 Tutam Tuz
Nişasta
Şeker
Yarım Çay Bardağı Sıvıyağ Alabildiği Kadar Un
Ceviz

 

Yapılışı

Bütün malzemeler karıştırılıp, kulak memesi yumuşaklığında hamur yapılır. Küçük bezelere ayrılıp, mısır nişastası ve un karşımı ile yufkalar açılır. Yufkanın içerisine bolca ceviz serilip, oklavaya sarılarak burulup, tepsiye dizilir. Hamurun tamamı bu şekilde açılıp, tepsiye yerleştirilir. Bir gün bekletilip, 300 gr. Tereyağı ile 1 çay bardağı sıvı yağ eritilip sıcak sıcak burmaların üzerine gezdirilip fırına verilir. Fırından çıktıktan sonra daha önce hazırlanıp soğutulmuş şerbet burmaların üzerine dökülür.

ERİŞTE TATLISI

Malzemeler 

4 su bardağı Un
1 adet Yumurta
1 tatlı kaşığı Tuz
Yarım su bardağı Su (Kulak memesinden daha sert ve katı bir hamur olacağı için su miktarını dikkatlice ekleyin)

Şurubu için
2 su bardağı Şeker
2 su bardağı Su

Üzeri için
3 yemek kaşığı Tereyağı

 

Yapılışı

Önce derin bir karıştırma kabının içine un ve tuz konulur. Yavaş yavaş su eklenerek yoğurmaya devam edilir. Kulak memesinden daha katı ve sert bir hamur hazırlanır. Yarım saat kadar dinlenen hamurdan yumurta büyüklüğünde bezeler koparılır. Her bir bezenin üzerine un serpiştirilerek 25-30 santim çapında, yarım santim kalınlığında yufkalar açılır. Her bir yufka, boylamasına iki parmak kalınlığında uzun şeritler halinde kesilir. Sonra bu şeritler üst üstü konularak kibrit çöpü formunda ince erişteler kesilir. Erişteler bir fırın tepsisine yayılarak yerleştirilir. Sonra önceden ısıtılmış orta ısılı fırında 10-15 dakika kadar kurutulur. Bir tarafta 2 su bardağı su ile 2 su bardağı toz şeker kaynatılır ve şurup sıcakken içine 2 su bardağı dolusu fırınlanmış erişte atılır. 5 dakika kadar kaynatılır. İçinden el kevgiriyle süzdürülmüş erişteler alınır, servis tabağına yerleştirilir. Öte yandan bir tavada 3 yemek kaşığı kadar yağ eritilir, yanmasına yakın altı kapatılıp şerbetli eriştelerin üzerine gezdirilir. Sıcak sıcak servise sunulur.

ETLİ KURU FASULYE

Malzemeler 
2 Su Bardağı Kuru Fasulye
2 Adet Kuru Soğan
2 Yemek Kaşığı Domates Salçası
2 Yemek Kaşığı Tereyağı
Yarım Kilogram Et Kemikli Ya Da Kemiksiz Kuzu Parça Et (Ya Da Aynı Oranda Kurutulmuş Kuru Kemik)
1 Tatlı Kaşığı Tuz
6-7 Su Bardağı Su

 

Yapılışı
Önce kuru fasulye bir gece önceden bol soğuk suda ıslanmaya bırakılır. Ertesi gün yıkanıp ve süzülerek bir kenarda bekletilir. Bir tencereye tereyağı konularak, etlerle karıştırılıp 10-12 dakika kavrulur. Yemeklik doğranan soğanlar da etlerin üzerine eklenerek sık sık karıştırmak suretiyle et suyunu çekene kadar kavrulur. Salça ilave edilip, suyu eklenir. Yemeğin suyu kaynamaya başlayınca bekleyen kuru fasulyeler içine aktarılıp, tuzu da eklenir, pişmeye bırakılır. Fasulyeler iyice yumuşayıp, helmelenmeye başladığında tencerenin altı kapatılıp, sıcak olarak servis yapılır.

FASULYE BULGURLUSU

Malzemeler
3 Su Bardağı Kurutulmuş Yeşil Fasulye
1 Tatlı Kaşığı Tuz
350 Gr Parça Et (Tuzlanmış Kurutulmuş Et)
1 Çorba Kaşığı Tereyağ
1.5 Su Bardağı Pilavlık Bulgur
1 Su Bardağından Az Sıvıyağ
2 Büyük Boy Kuru Soğan
2 Büyük Boy Domates
1 Yemek Kaşığı Domates Salçası
1 Yemek Kaşığı Biber Salçası
1 Tatlı Kaşığı Karabiber
1 Tutam Reyhan

 

Yapılışı
Önceden ıslatılmış fasulye süzdürülür. Kurutulmuş etler de önceden yıkanır hazırlanır. Tuzunun iyice çıkması sağlanır. Bir tencereye sıvı yağ koyulur. Soğanlar doğranır ve kavrulur. Domatesler küp küp doğranır salça ile birlikte ilave edilir. Biraz kavrulduktan sonra fasulye ve et ve bulgur ilave edilir. Tuz, karabiber, ilave tereyağ ile birlikte düdüklü tencereye konulur. Yaklaşık 45 dakika pişirilir. Yemek dinlendirilip servis yapılır.

GENDİME ÇORBASI

Malzemeler 
1.5 Su Bardağı Gendim (Aşurelik Buğday)
1 Su Bardağı Fasulye
1 Su Bardağı Mısır Yarması
1 Kg.Yoğurt
Bir Tutam Dereotu
1 Tatlı Kaşığı Tuz

 

Yapılışı
Gendime, fasulye ve mısır yarması bir gün önceden suya konulur. Yoğurt hariç malzemenin hepsi üzerine çıkacak kadar su konulup pişirilir. Piştikten sonra soğumuş haline yoğurt katılarak dereotu ile süslenerek servis yapılır.

LALANGA

Malzemeler 
40 Gr. Yarısı Yaş Maya
4 Su Bardağı Un (Saf Buğday Unu)
1 Çay Kaşığı Tuz
4 Su Bardağı Su (Ilık)
1 Çay Bardağı Sıvıyağ
1 Su Bardağı Dut Pekmezi

 

Yapılışı
Malzemeler yağ hariç karıştırılır. Suluca bir hamur elde edilir. 10 dakika mayalanması için beklenir. (Babaannem yufka sacında yapardı). Biz teflon tavayı kızdırıp ocağın üzerinde yapıyoruz. Tavaya fırça ile yağ sürülür. Kaşıkla hamurdan alınıp tavaya yan yana dökülür. Hafif kızartılır. Altı çevrilir kızartılır. Servis tabağına alınır. Üzerine 1 su bardağı pekmez dökülerek servis edilir.

LEMİS

Malzemeler 
3 Adet Yumurta
2 Adet Soğan
3 Çorba Kaşığı Sıvı Yağ
1 Kg Pazı
3 Çorba Kaşığı Tereyağı
1 Çay Kaşığı Pul Biber
4 Su Bardağı Un
1.5 Su Bardağı Su

 

Yapılışı
Pazı temizlenip yıkanır. Bütün olarak tuzlu kaynar suda haşlanıp soğuk suya atılır ve süzülür. Suyu sıkılıp iri iri doğranır. Soğan küçük küçük doğranır. Sıvıyağda kavrulur. Pazı ilave edilip tuz, karabiber, pul biber serpilir ve kavurmaya devam edilir. Üzerine çırpılmış yumurtalar katılıp karıştırılarak pişirilir. Soğumaya bırakılır. Un, hamur yoğurma kabına konulur. Ortası havuz gibi açılır. Bir tutam tuz eklenir. Ilık su azar azar ilave edilerek yoğurulur. Kulak memesi kıvamında bir hamur yapılır. Hamurdan küçük bezeler yapılıp üzeri nemli bezle örtülür. 15-20 dakika dinlendirilir. Hamur bezeleri, unlanmış zeminde oklava ile tabak büyüklüğünde açılır. İçlerine hazırlanan malzemeden 2-3 kaşık kadar ilave edilip ikiye kapatılır. Kenarları parmak uçlarıyla hafifçe bastırılarak kapatılır. Saç üzerinde veya teflon tavada yağsız olarak iki tarafı pişirilir. Tavadan alınıp her iki tarafı da tereyağı sürülerek servis yapılır.

LOR DOLMASI

Malzemeler 
1 Bağ Pazı
2 Bardak Su
2 Tatlı Kaşığı Tuz
Yarım Kilogram İnce Bulgur Lor
½ Tatlı Kaşığı Karabiber
1 Tatlı Kaşığı Kırmızıbiber
1 Demet Maydanoz
1 Yemek Kaşığı Tereyağı
8 Yemek Kaşığı Süt Kaymağı (Çiğ)
1 Su Bardağı Yoğurt
3 Diş Sarımsak

 

Yapılışı
Pazılar yıkanır, sapları kesilir. İki su bardağı kaynar, tuzlu suda bir taşım kaynatılır. Süzgece alınarak üzerine soğuk su dökülür. (Erimemesi için). Pazıların haşlama suyundan ½ su bardağı sıcak su alınarak bulgur ıslatılır. Kabarınca lor, karabiber, pul biber, kalan tuz eklenir ve karıştırılır. Pazılara gereği kadar iç koyup yaprak sarması gibi sarılarak tencereye yerleştirilir. Üzerine pazıların haşlama suyundan ¾ su bardağı su ilave edilir. Bir tatlı kaşığı tereyağı konur ve kısık ateşte yumuşayıncaya kadar pişirilir. Kaymak ilave edilerek 200 derece ısıdaki fırında 10 dakika bekletilir. Sıcak olarak sarımsaklı yoğurt ile servis yapılır.

MANTI ÇORBASI

Malzemeler 
1 Su Bardağı Su
1 Adet Yumurta
1 Tatlı Kaşığı Tuz
Uygun Miktarda Un
1 Kase Süzme Yoğurt
1 Tatlı Kaşığı Tuz
8 Su Bardağı Su

Üzeri İçin
2 Çorba Kaşığı Tereyağı
1 Tatlı Kaşığı Kuru Nane

 

Yapılışı
Hamur Malzemesiyle hamur yoğrulur. Dinlendirildikten sonra 2 parçaya ayrılır. Her parça küçük tepsi kadar açılır. Sonra erişte gibi kesilir. Serin bir yere serilerek kurutulur. Çorba yapılacağı zaman tuzlu kaynar suda yumuşayana kadar haşlanır. Ateşten alınır. Soğuyunca çırpılmış yoğurt katılır, tekrar ateşe konur. İki taşım kaynatılır. Servis yapılacağı zaman yakılmış tereyağlı kuru nane üzerine gezdirilir.

PAZI MUHLAMASI

Malzemeler 
1 Kilogram Pazı
100-150 Gram Kıyma Veya Et Kavurması
2 Yemek Kaşığı Tereyağı
1 Adet Kuru Soğan
1 Yemek Kaşığı Domates Salçası
4-5 Adet Yumurta
1 Çay Kaşığı Tuz
1 Çay Kaşığı Karabiber

 

Yapılışı
Önce pazılar, sapları ve yapraklarıyla beraber bir santim boyunda doğranır ve yıkanır. Bir tencereye 5-6 su bardağı su ve az tuz atılır. Su kaynayınca pazılar ilave edilip, 7-8 dakika rengi hafifçe dönünceye kadar haşlanır. Altı söndürülüp, süzdürülür ve soğumaya bırakılır. Soğuyan pazılar eller arasına alınıp sıkılarak bir portakal büyülüğünde toplar haline getirilir. Bu topların ağzı kapatılarak daha sonra kullanılmak üzere buzdolabında 2-3 gün kadar muhafaza edilebilir. Bir tarafta tencereye yağ konulur, ince kıyılmış soğanla beraber kıyma ya da et kavurması eklenip kavrulur. Salça ilave edilip, 2-3 dakika daha kavrulduktan sonra pazıların 2 veya 3 topu üzerine aktarılır. Pazılar da 2-3 dakika hep birlikte kavrulduktan sonra 1 su bardağı ılık su, tuz ve karabiber ilave edilerek altı da hafif kısılarak pişmeye bırakılır. Aradan 8-10 dakika geçtikten sonra tencerenin kapağı açılır, kişi sayısına göre 4-5 yumurta kaşıkla yemeğin içine açılan gözlere kırılır. Altı iyice kısılıp, 5-6 dakika daha pişirilir. Sıcak servis edilir.

PESTİL KÖME TATLISI

Malzemeler 
10 Kilogram Un
3 Teneke Dut
Ceviz Veya Fındık

Yapılışı
Dut olgunlaştığında bir iki kez sallanıp toplandıktan sona dallarda kalanlardan pestil yapılır. Öğleden sonra silkelenen dutlar toplanır ve tenekelere doldurulur. Ertesi gün bahçede bir ateş yakılır, üzerine büyük bir kazan konur. Dutlar kazana dökülür, üzerine su konup karıştırılarak şıra haline gelene kadar kaynatılır. Ağacın dalına özel olarak sıkı dokunmuş bir çuval asılır ve şıra çuvalın içine boşaltılır. Altına geniş leğen gibi kaplar konur ve şıra süzülerek bu kapların içinde toplanır. Yine kazanda kaynatılır. Bir yanda da 5-6 kg fındık dövülür. Bir yanda da geniş bir tece un konur. Soğumuş bir miktar şıra unun içine dökülüp karıştırılarak yedirilir. Bu karışım kaynayan şıraya ilave edilip koyulaşana kadar sürekli karıştırılarak kaynatılır, soğumaya bırakılır. Diğer yanda 2 metre boyunda özel pestil bezleri güneşe serilir. Pestil kaşıkla düzeltilerek bezlerin üzerine ince ince sürülür, fındık veya ceviz serpilir. Bezler gece ipe asılır, ertesi gün serilen temiz bezlerine üzerine pestiller ters kapatılır. Tersinden hafifçe ıslatılarak bezden çıkarılır. Tekrar kuruması için tellere asılır. Akşamdan toplanan pestiller katlanarak kalıp halinde tenekelere basılarak saklanır.
SİRON

Malzemeler 
1 Kilogram Un
1 Tatlı Kaşığı Tuz
1 Bardak Su
250 Gram Süzme Yoğurt
2 Yemek Kaşığı Tereyağı
Ceviz

Yapılışı
Bütün Derin bir kap içerisine bir miktar su konulur. Un, tuz ve su karışımı ile yufka yapılır. Yufkalar 3-4 cm genişliğinde şerit halinde kesilir. Kesilen yufkalar katlanarak kurutulur. Kurutulduktan sonra düz tepsiye yan yana dizilir. Diğer taraftan süzme yoğurt su ile ezilir, ateşte ısınıncaya kadar ısıtılır (Kaynamamalı). Bu karışım sironun üzerine dökülür. Daha sonra tavada eritilen tereyağı sironun üzerine dökülür. Ayrıca üzerine cevizde serpilerek servis edilebilir.
SU BÖREĞİ

Malzemeler 
6 Adet Yumurta
Yarım Kilogram Un
1 Yemek Kaşığı Tuz
Tereyağ
Sıvıyağ
Peynir
1 Demet Maydanoz
Su

 

Yapılışı
Un, tuz, yumurta hepsi birlikte çok yumuşak olmayacak şekilde hamur yapılır. Hamur 14 adet topak haline getirilerek, oklava ile yufka açılır. Büyük tepsi yağlanır, yufkalar teker teker tuzlu suda haşlanır. Haşlanan yufkalar daha sonra soğuk suya atılır. Soğuk sudan alınan yufkalar teker teker tepsiye dizilir. 2 yufkada bir yufkalar arasına yağ sürülür, 7 yufkada peynir maydanoz karışımı yufkalar arasına serilerek üzerine yufkalar dizilir. En son yufka güzelce yağlanarak en üste serilir ve tepsi fırına sürülür, sıcak servi

Giyim : İlin konumunun getirdiği etkilerden dolayı müzik ve oyunlarında görülen farklılıklar kıyafetlerinde de peştamalinden, çabulasından, Trabzon lastiğine kadar Torul ve Kürtün İlçelerinde Karadeniz etkisi görülürken Kelkit ve Şiran yöresinde ihram, tepelik gibi öğelerle Doğu Anadolu etkisi ağırlık kazanmaktadır.
   
Unutulan geleneklerimizden biri de yayla göçleridir. Kültürümüzde köklü bir yere sahip olan yayla göçleri artık çok az yaşanır oldu.Geçmişte kulak, yaylak, mezra, oba diye adlandırılan yöre isimleri de unutuldu. İlimiz genelinde pek çok köyümüz yazın yaylaya, kışın köye dönerlerdi. Bunun için yayla kelimesinin türkülerimizde, destanlarımızda büyük yeri vardır.
Mayıs-Haziran aylarında köylü toplanarak yaylaya göç gününü kararlaştırır, bir hafta öncesinden göç hazırlıklarına başlanırdı. Göç gününün akşamında lüzumlu olacak kap kacak hazırlanır, denkler tutulur, sabahın erken saatlerinde köyde heyecanlı bir hareketlilik başlardı. Atini, katırını yükleyen, hayvanlarını önüne katan tutardı yaylanın yolunu. Yaşlısından çocuğuna varana kadar herkes bu günü büyük bir heyecanla beklerdi. 3-5 km’lik yayla yolculuğunda bayramlık elbiselerini giymiş, allı pullu genç kızların hep bir ağızdan söyledikleri türkülere, özene bezene süslenmiş ineklerin, koyunların, kuzuların zil sesleri eşlik ederdi. Bu, kışın sıkıcı günlerinden, kurtulan insanımızın doğa ile, sevgilisi ile kucaklaşması idi. Yani özleme yolculuktu. Şimdilerde göçlerin şekli de amacı da, yönü de değişiverdi. Artık umuda göçler başladı. Sonunda ayrılık var, hüzün var, gariplik var.
Yaylaya varıldı mı hayvanların selameti, tatsız olayların olmaması, insanların neşe ve mutluluk içinde olması, kısaca yaylanın bereketli olması için uğur getireceği inancı ile “Yayla anası” tarafından “Yayla bozulur”, şenlikler başlardı. Bir yandan kuzusunu arayan koyunların melemeleri, sevinçten böğüren boğalar, at kişnemeleri; bir de buna çobanın yanık kaval sesi karıştı mı insan kendini başka bir alemde zannederdi.
Sonbahar aylarında soğukların bastırmasıyla birlikte köylere dönüş için hazırlıklar başlar, bu defa bereket dolu yükler hazırlanırdı. Artık ne koyun, ne kuzu sesi kalırdı. O berrak yıldızlı gecede yayla sessizliğe bürünürdü. Yapılan yağlar, lorlar, peynirler yüklenir atlara, katırlara, köyün tozlu yollarında uzun bir konvoy oluştururdu. Böylece bir yayla mevsimi daha geçer, köye dönülürdü.İlki 1993 yılında düzenlenen ve her yıl Ağustos ayında tekrarlanan festivalde Gümüşhane’nin kendine özgü kuşburnu ve pestil ürünlerinin tanıtılması ve ilin ekonomisine canlılık kazandırılması yanında ilin kültürel ve turizm değerlerinin tanıtımı amaç edinilmiştir. Festival süresince halkın eğlenmesine ve dinlenmesine katkı sağlamak amacıyla yerel imkanlarla profesyonel sanatçılar getirtilerek şehir stadyumunda halka ücretsiz konser verilmekte, şehrin çeşitli yerlerinde folklor gösterileri sunulmaktadır. Bütün bunların yanında program süresince festivale iştirak edenlere yine ücretsiz olarak tarihi ve turistik değerlerimiz gezdirilmektedir
kaynak :http://gumushane.gov.tr/

http://https://www.youtube.com/watch?v=2EqD3bdTH30

gümüşhane

gümüşhane

gümüşhane

 benzer yazılar

Bodrum Gezilecek Yerler  

Bodrum Gezilecek Yerler

Tüplü Dalış Nerelerde, Nasıl Yapılır?  Nasıl bir heyecandır?  

Tüplü Dalış Nerelerde, Nasıl Yapılır? Nasıl bir heyecandır?

Assos Antik Kent nerede, nasıl gidilir? ve tarihi…  

Assos Antik Kent nerede, nasıl gidilir? ve tarihi…