Bu Kategoridesiniz : / 20 Mayıs 2018 Pazar 10:21

Kuşadası

YAZIYI OYLA
[Total: 4 Average: 4]

İzmir, Selçuk, Pamucak, Meryem Ana, Pamukkale, Didim, Bodrum, Marmaris gibi turistik ve tarihi yerlerin merkezi durumunda oluşu, ayrıca Sisam Adasıyla karşı karşıya bulunuşu nedeniyle en önemli turistik merkezlerden birisidir. İstanbul’dan sonra ikinci büyük deniz kapısıdır.


Kuşadası İyonya tarihi ile birdir. Yılancı Burnu denilen yerde Efes’e bağlı Neopolis ismi ile kurulduğu sanılmaktadır.
Burada Etiler, Kayralılar hüküm sürdüler. M.Ö.5. yy başlarından itibaren sırasıyla Persler, Atinalılar, Makedonyalılar
ve Selevkosların egemenliğine giren Kuşadası, M.Ö. 64’de Roma’ya bağlandı. M.S. 395 yılında Bizans egemenliğine giren Kuşadası, Efes limanının Menderes nehrinin getirdiği alüvyonlar yüzünden kapanması ile Efesli tüccarların
yeni limanı olmuştur. Venedik ve Cenovalılarla ticaretin yapıldığı dönemlerde, yeni iskele anlamına gelen “Scalanova” ismi ile anıldı.13. yy. ikinci yarısında Selçuklu Türk Beylerinin idaresi altındayken,1413’de Osmanlı egemenliğine
girmiş, Sadrazam (Öküz) Mehmet Paşa tarafından imar edilmiştir.

Müslüman Türkler önceleri Kuşadası yakınlarında Pilavtepe eteklerinde Andızkule’de otururlardı. İlçenin simgesi olan Güvercin Ada’daki kale 1834’de yapıldı. Kuşadası adı buradan gelmektedir. İlçe ekonomisindeki temel sektör hiç şüphe yok ki turizm
ve buna bağlı olarak gelişen ticaret ve hizmetleridir. Söke ve Selçuk karayolları ile her iki yönde bağlı oluşu, Adnan Menderes Hava limanına yakınlığı, kruvaziyer turizmine uygun limanı ve uluslar arası yat limanının bulunması Kuşadası’nı turizm yönünden daha önemli hale getirmiştir.Kuşadası kenti, bugünkü yapısına aşağı yukarı 17.yy başında kavuşmaya başladı. Sultan Ahmet 1. ve Sultan Osman 2. zamanında iki kez sadrazam olan Öküz Mehmet Paşa isimli bir Osmanlı veziri, Kuşadası kentini surlarla çevirtti. Ayrıca bir han, hamam ve camiyi de içeren bir külliye inşa ettirdi. Kente bir su şebekesi kurdurdu ve yeni su getirtti.

O zaman surlar içinde kalan Kuşadası, Dağ ve Camiikebir Mahalleri olmak üzere iki büyük mahalleden oluşuyordu.
Camiikebir Mahallesi, düzlükte kurulduğu için dar ama birbirini dik olarak kesen sokaklardan oluşuyordu.
Sokaklar arasındaki ev grupları, sırt sırta iki evi alacak genişlikteydi. Kuşadası’nda evler, genellikle sokak üzerindedir
ve arka taraflarında da birer avluları bulunmaktadır.
Dağ Mahallesinde evler ve bahçeler basamaklar halinde olduklarından birbirinin manzarasını engellemezler.
Antik Efes kentindeki ünlü teras evler gibi kademeli sıralanmışlardır.Bu evler tipik Osmanlı evi görünümündedirler. Çoğunun geniş saçakları ve bağdadi çıkıntıları bulunmaktadır. Genellikle klasik kiremit çatıyla kaplanmışlardır.

Bugün, eski Osmanlı kentini çevreleyen surlardan da çok az iz kalmıştır. Bu kalıntıların başında kale kapısı gelmektedir. Kemerli bir geçide sahip kapı, üzerinde yükselen bir kule ile tamamlanmaktadır. Kapının iç köşesinde
eski bir çeşme bulunmaktadır.Çeşmenin tabanını antik bir lahit, yalağını ise yine antik bir kül lahdi teşkil etmektedir.
Çeşme aynasında iki hayrat yazıtı bulunmaktadır. Bunlardan biri 19.yy dan kalma Arap harfli, diğeri ise yakın
tarihlerde kazınmıştır ve Latin harflidir.Bu haliyle çeşme, Kuşadası’nın geçmişini anlatır gibidir. Kent genişledikçe
yukarıda anılan iki mahalleye, Hacı Feyzullah,Alaca Mescit, Camii Atik,Türkmen Mahalleleri de eklenmiştir. 1960’lı yıllarda büyük bir turizm potansiyeline sahip olduğu keşfedilmiş; şehir bundan sonra hızlı bir gelişme göstermiştir.
Özellikle son yıllarda, gerek kent içinde, gerekse civarda otel, motel, kamping, tatil köyü gibi pek çok dinlenme
tesisi ve yazlık villalar yapıldı.Bu arada birde yat limanı inşa edildi ve liman tesisleri
de genişletildi. Kuşadası, bugün Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biridir.
Bunun nedenlerini değerlendirirken, zengin tarihi çevrenin ve eşsiz planların varlığının yanısıra, bölgenin
iklim koşullarını da belirmemiz gerekmektedir. Kuşadası, hemen önünde başlayan kumsal kıyıları ile her şeyden önce bir plaj merkezidir.

Tusan, Akyar, Otuzbir,Kadınlar Denizi, Aslanburnu, Karaova, Güzelçamlı,Büyük ve Küçük Kalamaki,İlyas Ağa, Dipburun, Tavşanburnu plajları gibi temiz kumsallar kuzey ve güneye doğru kilometrelerce uzar gider. Kumsal şeritlerinin
toplam uzunluğu 20 kilometrenin üzerindedir. Geniş kumsalların yanısıra derinlikten hoşlananlar için, dalmaya
elverişli kayalık koylar da Kuşadası’ndadır.

Kuşadasında hangi yemekler meşhur 

Etli Nohut Yahnisi:Bölgenin meşhur yöresel lezzetlerinden biri olan etli nohut yahnisi Kuşadası seyahatiniz sırasında mutlaka denemeniz gereken tatlar arasında. Özel bir güveçte uzun süren bir pişirme tekniği ile yapılan yemek ilçedeki özel tatlar arasındadır.

İncir Uyutması:İncir, süt ve tarçınla yapılan hafif bir tatlı olan bu lezzet kesinlikle yörede tadılması gereken tatlar arasında yer alıyor. Bölgenin sahip olduğu taptaze incirler ile yapılan tatlının tadını seyahatinizden döndüğünüzde hala hatırlıyor olacaksınız.

Ispanaklı Gözleme:Kuşadası’nın meşhur bölgelerinden ve lezzetlerinden bahsederken ıspanaklı gözlemeyi atlamak olmaz. Eskiden beri süregelen bir lezzet olan ıspanaklı gözleme bugün Kuşadası’nın köylerinde hala en lezzetlileri yapılıyor. Seyahatinizi noktalamadan ıspanaklı gözlemeyi bir de orada deneyin deriz.

 benzer yazılar

Andız Kulesi  

Andız Kulesi

Dilek Yarımadası Nerede  

Dilek Yarımadası Nerede

Aydın Hakkında Genel Bilgiler  

Aydın Hakkında Genel Bilgiler