Efsanevi Amazon Kadın Savaşçıları-Samsun

YAZIYI OYLA
[Total: 5 Average: 4.6]

Gezgin Nihat’ın  Samsun gezi notları  (geziyorum-yazıyorum)

Samsun Amazon Savaşçılar Efsanesi

Samsun  Batıpark alanında bulunan ve adına Amazon Adası denilen bölüme 12,5 metre yüksekliğinde, 4 metre genişliğinde, 6 ton ağırlığında devasa bir Amazon savaşçı kraliçesi heykeli insanı etkiliyor.  Samsun’un her yerinden görüle biliniyor. Özellikle Amisos Tepesi’nden  içleri müze olarak kullanılan dev Aslan heykelleri  arasında kalan Amazon kadın heykeli Karadeniz’in azgın dalgalarından çıkmış gibi geliyor insana. O kadar büyük ki…

Heykel Samsun ve Ankara’lı heykeltıraşlardan oluşan 10 kişilik bir grup tarafından 5 aylık bir çalışma süresi sonunda tamamlanabilmiş. Heykel savaşçı kadın figürü, kalkan ve mızrağı ile oldukça gerçekçi.  Her iki yanında bulunan iki dev aslan heykelinin içi aslında bir müze.

İçerisine girdiğinizde  amazon savaşçı kadınların kullandığı düşünülen tarihi eserleri görebilirsiniz. Maketlerle amazon hayatını canlandırıldığı bölümleri de görebilirsiniz. Aslanın ikinci katına yani ağız kısmına çıktığınızda Amazon Kadın heykelini de izleyin derim.

Amazon adası ismi verilen bölüme savaşçı kraliçe heykelinin yanı sıra Amazonların günlük yaşamından da kesitlerin resmedileceği Amazon rölyefleri de eklenerek Amazonların tarihi ve mitolojik yaşamları anlatılacak.

Alıntı olarak amazon kadınlarının tarihteki ve bu bölgedeki yerini anlatan bir yazı ekliyorum. İnanın  hayret ve dehşet verici bir hikaye..

Bir çok  filme de konu olan Amazon Kadınlarının…

Anadolu’nun kuzeydoğusu ile ilgili pek çok hikâyeye göre İsa’dan önce yirminci yüzyılla on ikinci yüzyıl arasında, Ordu ile Samsun çevresinde Amazonlar yaşıyordu. Başkentleri, Thermodon Irmağının Karadeniz’e döküldüğü noktadaki Themiskyra kenti olan Amazonların toplumsal yaşamında egemen olanlar kadınlardı.

Anadolu’nun kuzeydoğusu ile ilgili pek çok hikâyeye göre İsa’dan önce yirminci yüzyılla on ikinci yüzyıl arasında, Ordu ile Samsun çevresinde Amazonlar yaşıyordu. Başkentleri, Thermodon Irmağının Karadeniz’e döküldüğü noktadaki Themiskyra kenti olan Amazonların toplumsal yaşamında egemen olanlar kadınlardı.

Amazonların kadın savaşçıları, çevre kabilelerde kahramanlıklarıyla ün salmıştı. Savaşlarda çoğu kez süvari olarak labris denilen, iki yanı keser, kısa savaş baltaları, ok, yay, kargı ve mızrak kullanıyorlardı.

Zaman zaman at sırtında değil de piyade olarak savaşan Amazon kadınlarının cesaretleriyle ilgili pek çok hikâye vardır. Efsaneye göre Amazonlar çok güçlü, cesur ve hatta eski Yunanistan’ın en büyük efsanevi kahramanlarına denk savaşçılardı.

Bakire olmayan Amazon kadınları, tam tersine birçok erkeği dilediği gibi zevkleri için kullanırlardı.

Halikarnas Balıkçısı, Anadolu Efsaneleri kitabında Amazonları anlatırken, bir gün Amazon erkeklerinin Zeus’la ilgili bir hikâye duyarak “Biz babayız, asıl tohum bizde, kadınlar tarladan ibaret” diyerek başkaldırdıklarını anlatır. Egemenliklerinden vazgeçmek istemeyen Amazon kadınları, hemen bir kurultay yaparak başkaldırıyı bastırmaya karar verirler. Ergenliğe varmış erkekleri kılıçtan geçirip, üreme organlarını keserek ana Tanrıçaya sunarlar. Bugünkü sünnet bu dinsel işlemin hafifleştirilerek günümüze gelmiş halidir.

Devamını Halikarnas Balıkçısı’ndan okuyalım: “Amazonlar, erkek çocukları öldürmemiş, büyüdükleri zaman baş kaldırmasınlar diye kollarını bacaklarını kırarak kötürüm etmişler. Erkeklere yün eğirmeyi, yemek pişirmeyi ve ev işlerini görmeyi öğretmişler. Ama çok geçmeden kolu kanadı kırık, yamrı yumru erkeklerden de hoşlanmaz olmuşlar. O zaman komşularıyla savaşta tutsak ettikleri erkekleri bir süre kullandıktan sonra öldürmeyi adet edinmişler.

Ama bu da hoşlarına gitmemiş. Komşu kabilelerle bir anlaşma yapmışlar. Her ilkbaharda tarlalar sürülüp tohumlar saçıldıktan sonra Amazonlar, komşu kabilelerin delikanlılarını sınır boyunca davet ederlermiş. Ekinler bereketli olsun diye sürülmüş toprağın saban izleri üzerinde erkeklere kavuşurlarmış. Amazonlar doğan çocukların kızlarını alıkoyar, erkek çocukları ise komşu kabilelere verirlermiş.”

Amazonların İzmir’i yurt edinmeleri, sağ memelerini kesmeleri, İskitlerle birleşmeleri veya İspanyol kâşifi Orellana’nın Güney Amerika’daki savaşçı kadınları görüp onlara Amazon adını vermesi gibi pek çok farklı söylinceyi Halikarnas Balıkçısı’nın ‘Anadolu Efsaneleri’ kitabında bulabilirsiniz.

Halikarnas Balıkçısı, ‘Anadolu Efsaneleri’ kitabıyla, Anadolu’nun taşına toprağına sinmiş söylenceleri günümüze taşımakla kalmayıp aynı zamanda tüm insanlık için bir hazine değerindeki kültür mirasını da ortaya çıkarıyor. Herodot ile Yunus Emre’yi aynı dilden konuşturan bu kitabın her sayfasından, duru bir su gibi Anadolu akıyor. Karadenizli Amazonlar, Kyklop’lar, İda Dağı, Dünyanın İlk Güzellik Yarışması, Kybele, Troya Savaşı, Marysas’la Apollon’un Müzik Yarışması gibi daha niceleri bu söylencelerle birlikte yeniden hayat buluyor.

Efsane Kaynak: http://www.bilgiyayinevi.com.tr/

Tüm gezi notları için: www.turluyorum.net

 

[googlemaps https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d4361.731496368754!2d36.32271701018179!3d41.32173037628659!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x408879d6572201b7%3A0xcdbc1a775cc17f1b!2sAmisos+Tepesi!5e0!3m2!1str!2str!4v1533985770899&w=600&h=450]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir